Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında teslim edilmeyen kalıp avansı ödemesindeki basiretli tacir sorumluluğunu değerlendiriyor.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının davalı şirketin hesabına kalıp üretimi için "kalıp avansı" açıklamasıyla ödeme yapmasına rağmen kalıpların teslim edilmemesi ve bedel iadesi yapılmaması üzerine açılmıştır; davalı, aralarında akdi ilişki olmadığını, ödemenin üçüncü bir kişiye aktarılmak üzere hesaba geldiğini iddia etse de, mahkeme, basiretli bir tacir olan davalının, ticari faaliyet alanı içinde, açıkça kalıp avansı olarak belirtilen ödemeyi kabul etmesi nedeniyle sonuçlarına katlanması gerektiğini ve davacının ticari kayıtlarının banka dekontları ile uyumlu olduğunu değerlendirerek, davalının savunmasını reddetmiştir.

T.C.

ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/575 Esas
KARAR NO : 2026/591
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2025
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... ... arasında 18 mm ... damlalıklarla birlikte 4 adet kalıp üretimi konusunda anlaşma sağlandığını, davalı adına kalıpları üretecek ... ... ’ın yönlendirmesi üzerine davalı şirket hesabına ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL kalıp avansı ödendiğini, dekontlarda ödemenin kalıp avansı olduğunun belirtildiğini, kalıpların ... tarihinde teslim edileceğinin taahhüt edilmesine rağmen davalı tarafın bedeli tahsil ettiği halde kalıpları teslim etmediğini, yapılan sözlü ve yazılı başvurulara, verilen taahhütlere ve görüşmelere rağmen teslimatın ve bedel iadesinin gerçekleştirilmediğini, davalının arama ve mesajlara cevap vermediğini, bunun üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, davalının teslim ettiği herhangi bir mal veya düzenlediği herhangi bir fatura bulunmadığını, banka dekontları ile ... yazışmalarının alacağın varlığını ispatladığını, alacağın likit nitelikte olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya İcra Dairelerinin yetkisine itiraz ettiklerini, davacının bu itirazı kaldırmaya yönelik ayrı bir dava açmadığını, bu nedenle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının görüştüğü ... ... ... ’ın müvekkili şirketin ortağı, yetkilisi veya çalışanı olmadığını, davacının tüm yazışmalarını bu kişiyle yaptığını, ... ... ... ’ın kendi hesaplarının bloke olması nedeniyle paraların müvekkili şirket hesabına gönderilmesini istediğini, müvekkili şirket hesabına gelen paraların aynı gün ... ... ... ve babası ... ... ’ın hesaplarına aktarıldığını, müvekkili şirketin bu olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ... ... ... hakkında ceza soruşturması ve mahkûmiyet kararı bulunduğunu, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir akdi ilişki kurulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, ayrıca icra dosyasında toplam ... TL alacak talep edildiğinin tespit edildiğini belirtmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE :
Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün ... /... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Konya CBS ... /... esas sayılı soruşturma dosyası ile Konya ... . ASCM ... /... esas sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilmiş, tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenerek, rapor aldırılmıştır. Davacı yetkilisi isticvap edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava, davacı tarafından gönderilen avans ödemesinin karşılığında yapılan iş bulunmaması nedeniyle, avans iadesi istemine dayalı alacak davasıdır.
Davacı davalı ile aralarında sözleşme bulunduğunu, yapılan ödemeye rağmen işin ifa edilmediğini iddia etmiş, davalı ise sözleşme yapıldığını inkar ederek dava konusu bedelin dava dışı ... ... 'a iletilmek üzere hesaplarına gönderildiğini, bedelin dava dışı kişiye iletilmesi nedeniyle davacının alacağı bulunmadığını savunmuştur.
Davacının dava dilekçesi ve duruşmada alınan isticvap beyanı birlikte değerlendirildiğinde, ... ... isimli bu işlerde tecrübesi olan arkadaşının önerisi üzerine ... isimli şirketle, yine ... ... aracılığı ile sözleşme kurulduğunu, davalı şirkete ait iban numarasına avans yolladığını, işin yapılmadığını, daha sonra ... ' dan ... ile davalı şirketin adi ortaklığı olduğunu öğrendiğini beyan etmiştir. Davalı yan sözleşmenin ... aracılığı ile kurulmasına ilişkin beyanları iddianın genişletilmesi kapsamında olduğunu beyan etmiş ise de, dava dilekçesi içeriğinde sunulan mesaj kayıtlarında ... ... ' ın hitap olarak .... Abi şeklinde beyanda bulunduğu, bu bakımdan iddianın genişletilmediği kabul edilmiştir.
Sunulan banka dekontunda davacının davalıya kalıp avans ödemesi şeklinde açıklaması bulunduğu, davalı şirketin bu iş kolunda iştigal ettiği, basiretli tacir olan davalının bu açıklama ile kabul ettiği ödemenin sonuçlarına katlanması gerektiği değerlendirilmiştir. Zira parayı iade edip en azından sözleşmesel ilişki olmadan ... ... 'a iletilmek üzere şeklinde bir açıklama ile ödemeyi kabul edebileceği, davacının ticari kayıtlarının yazılı delil olan dekont ile uyumlu olduğu, bu nedenle davacının defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yine davalı savunmasında gönderilen bir kısım paranın ...'a iletildiğini ve davacının da ... ile iletişim halinde olduğunu savunmuş ise de, öncelikle paranın tamamının ...'a iletildiği ispatlanamamış, cevap dilekçesinde davalı yetkilisinin cezaevinde olduğu dönemde, davalının eski ortağı ile eylem ve fikir birliği içinde davalıyı borca sokacak işler yaptıklarına yönelik beyanların davacının adi ortaklık savunması ile tutarlılık arz ettiği de nazara alınarak, TBK 89 uyarınca yetki itirazının yerinde olmaması, avans ödemesi olduğu ihtilafsız olan ödemelerin karşılığında kalıp işinin yapıldığı da savunulmadığına göre davacının alacak iddiası haklı görülerek davanın kabulü gerekmiş, alacak İİK 67 koşullarını haiz ve likit olmakla davacı lehine %20 icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
-Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün ... /... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
Hükmolunan alacağın (... TL ) % 20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli ... TL. Harçtan peşin alınan ... TL. Harcın mahsubu ile bakiye ... TL. Harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ... TL. Başvuru harcı, ... TL. Peşin harç, ... TL. Bilirkişi ücreti, ... TL. Tebligat posta gideri olmak üzere toplam ... TL: yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 26/06/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı