İş kazası sonucu oluşan sürekli iş göremezlik nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat davasında, davalı ve ihbar olunanın bilirkişi raporlarındaki kusur oranları ile tazminat hesaplamalarına ilişkin temyiz itirazları ve ihbar olunanın davada taraf sıfatı incelenmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin tazminat talebini kabul etmesi ve bölge adliye mahkemesinin davalı şirketin istinaf başvurularını esastan reddederek kusur oranları ile tazminat hesabını uygun bulması, ihbar olunanın istinaf başvurusunu ise taraf sıfatı yokluğundan reddetmesinin ardından, davalı şirketin ücret, kazanç kaybı hesaplamaları ve mutad olmayan gelirlerin tenzili, ihbar olunanın ise kusur dağılımı ve manevi tazminatın fazlalığına dair çeşitli itirazlarla temyiz kanun yoluna başvurması ve Yargıtayın ihbar olunanın davada taraf sıfatı olmadığı yönündeki tespitiyle ilerleyen yargı sürecini özetlemektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/19173 E.  ,  2026/3315 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/87 E., 2025/181 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/29 E., 2025/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve ihbar olunan ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.10.2019 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne,
1.024.125,31‬‬ TL geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatının kaza tarihi olan 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.645,65 TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, kusura ilişkin Mahkemece aldırılan bilirkişi heyet raporunda davacı işçinin %15, davalı .... 'nin %30, ...’nin %10, ...'in %30, ...'in %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun ve kusur dağılımının dosya kapsamına uygun, uygulamayı yansıtır ve denetime açık şekilde oluşu ile kusur raporu doğrultusunda verilen kararda hatalı yön bulunmadığı; davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının ... tarafından %17,2, ... YSK tarafından %17,2, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu tarafından %17,2 belirlendiği anlaşılmakla ve Mahkemece meslekte kazanma gücü kaybı oranı %17,2 olarak dikkate alınarak ve istinafa gelen tarafın davalı olduğu dikkate alındığında raporda asgari ücret nazara alınarak yapılan hesaplamayla Yargıtay yerleşik uygulamasına uygun şekilde rapor doğrultusunda tenziller yapıldıktan sonra belirlenen miktara karar verilmesinde hatalı yön bulunmadığı gerekçesiyle ....'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, ihbar olunan ...'in davada taraf sıfatı bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bordrolara göre kaza tarihinde davacının ücretinin asgari ücret kadar veya bunun çok az üzerinde olduğunu, bilirkişi tarafından davacının ücretinin yüksek belirlendiğini, bunun gerçek ücreti yansıtmadığını, hesabın hatalı olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, bordrolar sunulmasına rağmen ve banka hesabına yatmasına rağmen bordrodaki mutad olmayan gelirlerin tenzili gerekirken bu hususun gözardı edildiğini, davacının bedensel zararının yanlış nitelendirildiğini, davacının iş kazasından sonra aktif olarak çalışmaya devam ettiğini kaza nedeniyle herhangi bir kazanç kaybının meydana gelmediğini,çalışma gücünün azalmasından ... kayıpların söz konusu olabileceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı sanki hiç çalışamamış ve hiç gelir elde edememiş gibi kazanç kaybının hesaplandığını, çalışma gücünün azalmasından ... kayıplar nedeniyle tazminat hesaplanması gerektiğini ,bu nedenle kararın hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
İhbar Olunan ... vekili; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin dava konusunu olayda hiçbir kusurunun bulunmamasına rağmen çelişkili ve hukuka uygun olmayan raporlar esas alınarak müvekkil aleyhine %15 kusurlu olduğu sonucuna varılarak hüküm kurulduğunu, bu nedenle müvekkilinin kanun yoluna başvurabileceğini, kusuru bulunmadığını, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen hesap raporunun hatalı olduğunu, TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) İhbar Olunan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bir kimseye ihbar yoluyla taraf sıfatı verilmesine olanak bulunmadığı gibi hüküm, davada taraf olanların lehinde veya aleyhinde kurulmaktadır. Davada taraf olmayan hakkında hüküm verilemeyeceği tartışmasızdır.
İhbar olunanın davada taraf sıfatı bulunmadığı, aleyhine hüküm de kurulmadığı anlaşılmakla hükmü temyiz etmekte hukuki yararı yoktur. Bu nedenle temyiz eden ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
İhbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370.maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcın davalıdan alınmasına,
Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ihbar olunan ...'e iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.