Hırsızlık ve İşyeri Dokunulmazlığının İhlali Suçlarında Sanığın Süresinde Kabul Edilen Temyiz İsteminin, İşyeri İhlalinden Temyiz Edilemezlik ve Hırsızlık Hükmünün Esastan Onanması Kararı
Özet: Sanığın iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan yaptığı temyiz başvurusu, hükmolunan cezanın kanunen temyiz edilemez nitelikte olması nedeniyle usulden reddedilmiş; hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu ise, ceza artırımında yapılan hesaplama hatasının nihai sonuca etki etmediği ve sanığın ileri sürdüğü pişmanlık, zarar giderme isteği gibi temyiz sebeplerinin hukuki yönden yerinde görülmemesi gerekçeleriyle, hükmün hukuka uygun olduğu kabul edilerek esastan reddedilerek onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/5876 E.  ,  2026/10177 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3337 E., 2023/554 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararı uyarınca; sanık müdafiine kararın tebliğ edildiği ama müdafiinin temyiz etmediği, sanığa ise tebligat yapılmaması nedeniyle sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, pişman olduğu, gerçek zarar tespit edilerek zararı karşılamak istediği ve lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçu için 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılırken ceza 8 yıl 16... gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün olarak belirlenmiş ise de; sonuç cezanın doğru olması nedeniyle yapılan bu hesap hatası sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.