Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık hakkında verilen mahkumiyetleri, cezai ehliyet itirazlarını reddederek onadı.
Özet: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkûm olan sanığın istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Yargıtay, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları için temyiz yasağı nedeniyle temyiz istemini reddederken, hırsızlık suçuna yönelik temyiz incelemesinde sanığın müdafi olmaksızın alınan ifade ve ceza ehliyetini etkileyen akıl hastalığı iddialarını yerinde bulmamıştır; zira sanık bu yönde bir savunma yapmamış, antisosyal kişilik bozukluğu raporunda da akıl hastalığı teşhisi bulunmamıştır. Bu nedenle, Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçuna ilişkin kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/1743 E.  ,  2026/6530 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : 1- İstinaf başvurusunun esastan reddi ( hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden)
2- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ( mala zarar verme suçu yönünden
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu mala zarar verme suçu ve aynı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen; "İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "Soruşturma ifadesinin müdafii bulunmadan alındığına, antisosyal kişilik bozukluğu raporu olmasına karşın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince rapor alınması için hastaneye sevkinin sağlanmadığına, masumiyet karinesinin ihlâl edildiğine ve dosyanın bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın hiçbir aşamada cezaî ehliyetini etkileyecek derecede bir akıl hastalığı olduğunu ileri sürmediği, ayrıca sanığın adlî sicil kaydında da incelemeye konu dosyadaki suç tarihine yakın tarihlerde işlediği suçlar sebebiyle mahkûmiyet kararlarının bulunduğu ve bu kararlarda 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinin tatbikine rastlanmadığı gibi ... Eğitim Hastanesince sanığın antisosyal kişilik bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına dair tanzim edilen ve 23.05.2022 tarihli olduğu anlaşılan raporda sanıkta akıl hastalığı olduğuna ilişkin bir teşhisin olmadığı da nazara alındığında, sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.