İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin banka dışı kredi kuruluşunun muaccel alacağının pert araçların usulsüz kredilendirilmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz kararına yönelik istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Davacı vekili, davalı borçlunun sözleşmeye aykırı ve usulsüz kredi kullandırarak müvekkil şirketi zarara uğratması nedeniyle oluşan 3.320.634 TL tutarındaki muaccel alacak için verilen ihtiyati haciz kararını, ilk derece mahkemesinin alacağın muacceliyetinin tam olarak ispatlanmadığı ve rehin açığı belgesi sunulmadığı gerekçesiyle kaldırma kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuş; istinaf dilekçesinde, İcra ve İflas Kanununun 257/2 maddesi uyarınca rehinli alacaklar için dahi rehinin borcu karşılamayacağının anlaşıldığı durumlarda ihtiyati haciz kararı verilebileceğini ve müvekkili şirketin zararının davalının haksız eylemleriyle yaklaşık olarak ispatlandığını ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1441 EsasKARAR NO : 2026/1477 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : 2025/973 Esas (Derdest Dava Dosyası)TARİH: 07/05/2026 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)KARAR TARİHİ: 13/07/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle; fazlaya dair hak alacağını, saklı tutarak 3.320.634,TL(ÜçMilyonÜçYüzYirmiBinAltıYüzOtuzDörtTürkLirası) tutarlı işbu ihtiyati haciz talebini yapmak zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek; açılmış olan ve incelenen davasının kabulüyle, davalı borçlunun adresinde ya da göstereceği adreslerinde, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İstanbul Anadolu 17. İcra Dairesi - ... Esas sayılı İcra dosyasından ihtiyaten haczine, mahkemece uygun görüleceği bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin borçludan tahsil edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 17/04/206 tarih ve 2026/644 D.İş- 2026/649 Karar sayılı kararı ile;"İhtiyati haciz isteyenin, 1-İhtiyati haciz isteyenin, borçlu/borçlular hakkındaki talebinin %15 teminatla kabulü ile; İ.İ.K'nın 257. maddesi gereğince yukarıda yazılı alacak miktarı kadar borçlunun gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE,.." karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından itiraz yasa yoluna başvuruda bulunulmuş olup, itiraz hakkında değerlendirme yapılma üzere talep esas hakkında yargılamanın devam ettiği İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/973 Esas sayılı dosyasında gönderilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde; Esas hakkında dava açılmakla Mahkemenin ihtiyati haciz talebi hakkında yetkisiz olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranmadığını, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, alacağın rehinle teminat altına alındığını ve ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/05/2026 tarih ve 2025/973 Esas sayılı ara kararında;Somut olayda; ihtiyati haciz talebi, sunulan belgeler, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2026/98 esas, 2026/197 karar sayılı dosyasında belirtilen temel ilkeler ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; muaccel bir alacağın oluşup oluşmadığının bu aşamadaki delillere göre yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların ispatlanmadığı ve rehin açığı belgesi de sunulmadığı anlaşıldığından bahsi geçen İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/644 D.İş - 2026/649 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının oy birliği ile kaldırılmasına karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu'nun 257/2 maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebileceği gibi, rehinle temin edilmiş olsa dahi rehinin borcu karşılamayacağının anlaşıldığı hallerde de ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğunu, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak usulsüz kredi kullandırdığını ve davacı şirketin alacağı muaccel hale geldiğini, borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın muaccel olduğu ve davalı tarafından ödenmediği hususunun yaklaşık olarak ispat edildiğini, davalının sözleşmeye aykırı tutumlarının bunlarla da sınırlı kalmadığını; ... numaralı krediye konu ... plakalı araç, 29/11/2023 tarihinde ölümlü kazaya karışarak pert olduğunu, işbu duruma rağmen ilgili araç, pert durumdayken 23/01/2024 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde 849.000,00 TL lık krediye konu edilerek davacı şirketin zarara uğratıldığını, ... numaralı kredide ise krediye konu ... plaklı araç 01/01/2024 tarihinde ölümlü kazaya karıştığını aracın pert olmasına rağmen kazadan kısa bir süre 28/02/2024 tarihinde 730.000,00 TL tutarındaki krediye konu edildiğini, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde kullandırılan kredilerden doğan zararın tazmini için Kadıköy 4. Noterliği'nin 31.10.2024 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile zararın tazmini için davalıya ihtar çekildiğini, işbu ihtarnameler davalıya e-tebliğ yoluyla tebliğ edilmesine karşın davalı, davacı kuruma herhangi bir ödeme yapmadığını, ödeme taahhüdünde bulunmadığını ve taraflar arasında zararın tazminine ilişkin herhangi bir sözleşme de tanzim edilmediğini, davacının, sunduğu sözleşmeler ve evraklar ile bu kanaati fazlasıyla uyandırdığını, yerel mahkemenin ihtiyati haczi kaldıran kararı, davacının alacağına kavuşmasını imkansız hale getirebilecek ve telafisi güç zararlar doğuracağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalının taraflar arasında akdedilen 29/03/2021 tarihli "Satıcı Genel Sözleşmesi"ne aykırı davrandığı iddiasıyla uğranılan zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi talepli davada zararın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2026 tarih, 2026/444 Değişik İş esas ve 2026/649 karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine Mahkemece duruşma açılmak suretiyle 07/05/2026 tarihli karar ile itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği ve bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.İhtiyati hacizde yetki İİK 258 ve 50. maddeleri yollaması ile HMK hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 390/1. maddesine göre dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili mahkeme asıl davanın görüldüğü mahkemedir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının taraflar arasında akdedilen 29/03/2021 tarihli "Satıcı Genel Sözleşmesi"ne aykırı davrandığı ve usulsüz krediler kullandırdığı iddiasıyla davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek zararın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ihtiyati haczin iş bu itirazın iptali davası açıldıktan sonra talep edildiği ve yetkili Mahkemenin davaya bakan Mahkeme olduğu, buna rağmen davacı vekili tarafından yetkisiz Mahkemeden talepte bulunulduğu ve yetkisiz Mahkemece kanuna aykırı olarak ihtiyati haciz kararı verildiği, bunun yanında davalının sözleşmeye aykırı olarak usulsüz kredi kullandırıp kullandırmadığı, sözleşme kapsamında kusur ve zarar sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının alacaklı olduğu miktar hususlarında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, alacağın rehinle teminat altına alındığı ve ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin bu karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.