Silahlı terör örgütü üyeliği davasında, sanık huzurunda tanık dinleme usulüne uyulmaması ve eksik soruşturma nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararını onayan bölge adliye mahkemesi hükmünü bozmuştur; gerekçe olarak, sanığın talimatla dinlenen ve suçun sübutu ile cezanın kişiselleştirilmesi açısından belirleyici delil niteliğindeki tanıkları aleni duruşmada doğrudan sorgulama veya çektirme hakkının ihlal edilmesi, tanık beyanlarının okunmasıyla yetinilmesi, ayrıca UYAPtaki örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılmaması ve varsa bu beyanların dosya kapsamına alınarak ilgili şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmesiyle birlikte sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/480 E., 2021/1008 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 4. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/450 E., 2019/497 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda, bunun mümkün olmaması durumunda, 5271 sayılı Kanun'un 180/1, 2 ve 5. fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan "iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek" hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181/1. fıkrası ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, 2- UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.