Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Rusyada çalışan işçinin kıdem, ihbar, fazla çalışma ve tatil alacakları davasında temyiz kesinlik sınırı, zamanaşımı, şirketlerin müteselsil sorumluluğu ve puantaj kayıtları ile tanık beyanlarının delil değeri üzerine içtihadı.
Özet: Dava, davacının Rusyada genel toprak işleri formeni olarak çalışırken iş sözleşmesinin haksız feshedildiği ve kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediği iddiasıyla açılmış olup, ilk derece mahkemesi davalı şirketlerin ortak sorumluluğuna hükmederken, bölge adliye mahkemesi işçilik alacaklarının Rusya Federasyonu İş Kanununa göre hesaplanması gerektiğini, işçi tarafından ihtirazı kayıtsız imzalanan puantaj kayıtlarının aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini ve sadece menfaat birliği içindeki tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/2302 E.  ,  2026/2186 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1963 E., 2025/3231 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 42. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/15 E., 2025/194 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabul edilen ve davalı taraflarca temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 47.530,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait Rusya'da bulunan şantiyesinde 12.06.2014-21.07.2018 tarihleri arasında genel toprak işleri formeni olarak çalıştığını, en son aylık ücretinin net 2.000,00 Euro olduğunu, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İnş. AŞ (Yeni Ünvan: ... Otoyol İnş. San. ve Tic. AŞ) vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, davacının müvekkili Şirket nezdinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, iş sözleşmesinin ikale ile sonlandırıldığını, tazminatının ve hak ettiği alacakların kendisine ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... İnş. San. Tic. AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığı gibi diğer davalı Şirketle de herhangi bir organik bağdan söz etmenin mümkün olmadığını, husumet itirazları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı ve geçerli neden bulunmaksızın sona erdirildiği, davacı tanıklarının işçinin Rusya'da bulunan şantiyelerde her iki Şirket tarafından birlikte istihdam edildiğini doğrulamalarına ve emsal kararlara göre işçilik alacaklarından davalı ... Şirketinin sorumlu olduğu, dava ve ıslah tarihi itibarıyla Rusya Federasyonu İş Kanunu’nun 392. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı; ancak ıslah tarihinden itibaren 1 yıl geriye gidildiğinde davacının fazla çalışma ve ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının dava ile talep edilen miktarları aşan kısmının ıslah zamanaşımına uğradığı, puantaj kayıtları bulunan dönemde bu kayıtlara, diğer dönemlerde tanık beyanlarına göre fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal ... genel tatil çalışmalarının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin davalı ... Otoyol İnş. San. ve Tic. AŞ'de (Eski Ünvan: ... ... İnş. AŞ) geçen çalışmalarından kaynaklanan dava konusu alacaklardan davalı ... Şirketinin de sorumlu tutulmasında hata olmadığı, dosya içerisine işveren tarafından ibraz edilen puantaj kayıtları işçinin ihtirazı kayıtsız imzasını içermekte olup bu belgelerin aksinin yazılı delil ile ispatlanamadığı, bu hususta salt menfaat birliği içindeki tanık anlatımlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davacının hak kazandığı işçilik alacaklarının Rusya Federasyonu İş Kanunu'nda yer alan yasal düzenlemelere göre hesaplanmasının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi de dikkate alındığında somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, sözleşmenin Rusça ve İngilizce olduğunu, davacının bu dilleri bilmediğini,
b. Rus hukukuna göre de ıslah edilen alacakların zamanaşımından reddinin hatalı olduğunu,
c. Rusya kanunları gereği ek bir sürenin kendilerine verilmesi gerektiğini,
d. Puantaj kayıtlarının ve diğer belgelerin gerçeği yansıtmadığını, bu belgelerin topluca imzalatıldığını,
e. Bordro hilesi bulunduğunu,
f. Reddedilen kısım için aleyhlerine vekâlet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, ücretin miktarı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımı ve vekâlet ücreti noktasındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının tüm çalışma dönemi bakımından Rus hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.
İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının davalı işyerinde çalışması yönünden taraflar arasında iş sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin dili Rusça ve İngilizcedir. Dosya kapsamına göre davacı işçinin Rusça veya İngilizce bildiği ispatlanamadığından hukuk seçimi geçersizdir. Davalı ... Otoyol İnş. San. ve Tic. AŞ yanındaki çalışmasında Rusya'da çalışan davacı işçi ile işveren davalıların tabiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ve ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan çalışma dönemi bakımından daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalılar Temyizi Yönünden
Davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı Temyizi Yönünden
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.