İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, eski distribütörün endüstriyel tasarım ihlali ve haksız rekabet eylemleri nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, eski distribütörü olan davalının, distribütörlük sözleşmesi feshinden sonra müvekkiline ait uluslararası tescilli endüstriyel tasarımları, markaları ve teknik şartnameleri kopyalayarak benzer ürünler ürettiğini, bunları piyasaya sürdüğünü, kataloglarında ve pazarlama materyallerinde davacıya ait ifadeleri ve görselleri kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu, sosyal medya ve web sitesi üzerinden yanıltıcı izlenimler yarattığını ileri sürerek, bu ihlallerin tespitini, menini ve refini, davalıya ait basılı ve dijital materyallerdeki ihlallerin kaldırılmasını ve imhasını, ayrıca maddi ve manevi tazminat ile ticari faiz ödenmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/319 Esas
KARAR NO:2026/973
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:03/12/2024
NUMARASI:2021/137 ESAS, 2024/223 KARAR
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)|Endüstriyel Tasarım(Manevi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ:16/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ve ... uluslararası tescil numaralı "..." markasının sahibi olduğunu, davalı şirketinde 2014-2017 yılları arasında müvekkilinin konvansiyonel ve sifonik çatı ... ürünleri ve aksesuarlarının Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, davalının sözleşme süresince müvekkilleri tarafından üretilen dava konusu ürünlere ilişkin her türlü ticari ve teknik bilgiye vakıf olduğunu, sözleşmenin 14/09/2017 tarihli yazı ile 31/12/2017 tarihi itibariyle feshedildiğini, sözleşmenin feshinden sonra davalının müvekkillerine ait ..., ..., ... ve ...ürünleri başta olmak üzere su ... sistem ürün tasarımlarının aynılarını ürettirdiğini, piyasaya sunduğunu, davalının ürünlerinin görünümünü müvekkilinin ürünlerinin görünümü ile bire bir aynı olduğunu, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, davalının kataloglarında ve diğer pazarlama kanallarında aynı ve benzer ürünleri sergilediğini, yine fuarlarda da benzer ürünlerin tanıtıldığını, konuyla ilgili olarak 01/03/2019 tarihli ihtarname gönderildiğini ancak davalının haksız kullanımını sonlandırmadığını, yine davalının kendisine ait ...adlı web sitesinde müvekkilleri ile organik veya ekonomik bağlantısı olduğu izlenimini verdiğini, davalının kataloğunda kullandığı "..." ibaresinin dahi müvekkilleri adına Almanya patent ve marka ofisinde tescilli olduğunu, davalının ayrıca sosyal medya hesaplarında da ... ürünlerinin görsellerini kullandığını beyanla, re'sen seçilecek bilirkişi aracılığı ile delil tespiti yaptırılmak suretiyle, TTK 61. maddesi, HMK’nın 389- 390.maddeleri gereğince; müvekkillerine ait ... marka görselinin, ... ürün görsellerinin, ... ile benzer ürün tasarımlarının (... çatı, balkon ve teras süzgeçleri-drenajı, konvansiyonel ..., ....süzgeçleri vd) ve ... teknik şartname metinleri ile "..." ibaresinin yer aldığı davalı şirkete ait web sayfası, Instagram ve Facebook sosyal medya hesaplarına erişimin tedbiren engellenmesine, ihlallerin yer aldığı basılı evrak, reklam ve tanıtım malzemelerinin toplatılması yönünde İhtiyat-i Tedbir kararı verilmesini, davalının; müvekkillerine ait tasarımlarından ve diğer ... ve haksız rekabetten doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespitini, ref'ini, men'ini, ... ürün görsellerinin, ... ile ayniyet derecesinde benzer tasarımlara sahip ürün (... Süzgeç + Yükseltme Elemanı + Askı destek sistemleri, özellikle kelepçeler, ... grubundaki ürünlerjionvanstyonel ..., ... grubundaki ürünler, ... Izgaraları) görsellerinin, ... ile benzer ürün tasarımlarının görsellerinin, ... teknik şartname metinlerinin ve “..." ibaresinin, sarı ve yeşil rengin kullanıldığını, davalıya ait katalogların TTK 56.md/ lc. gereğince imha edilmesini, davalı tarafından müvekkillerine ait ... teknik şartname metinlerinden birebir alıntılanan;"Bu süzgeçler ısı yalıtımlı, UV/Kızılötesi ışınlarla çevre kirliliğinin bilinen etkilerine, çarpma ve darbeye karşı dayanıklı ve çevre dostu olmalıdır. Süzgeçlerde hava kabarcığı, boşluk veya yırtık bulunmamalıdır. Üzerindeki çakıl tutucu (Yaprak tutucu) minimum 1,5 kN yük taşıma kapasitesine sahip ve sıcaklık mukavemeti yüksek (-20'C ile +80rC arasındaki sıcaklıklara uzun süre dayanıklı) teknik özelliklerine sahip süzgeçler kullanılmalıdır " bölümlerinin, Ayrıca, ... görsellerinin, sarı ve yeşil rengin, "..." ibaresinin ve ... tasarımları ile ayniyet derecesinde benzerlik taşıyan ürün (... Süzgeç + Yükseltme Elemanı + Askı destek sistemleri, özellikle kelepçeler, ... grubundaki ürünler,... grubundaki ürünler, ... Izgaraları) görsellerinin, davalı şirkete ait katalog, internet sitesi, Instagram ve Facebook sosyal medya hesaplarından, her türlü basılı evrak, reklam ve tanıtım malzemelerinden çıkartılmasını, müvekkilleri lehine 10.000.-TL manevi tazminata ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.-TL maddi tazminata (belirsiz alacak) hükmedilmesini, tazminat bedellerinin, haksız eylemlerin başladığı 01.01.2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sifonik ... sisteminin fizik yasalarının uygulamalı hayata yansıması olduğunu ve üzerinde herhangi bir kişi ya da kurumun patent hakkı bulunmadığını, bu sistemin çatıdaki suyun kendi akışı ile değil negatif basınç, vakum etkisi ile daha verimli, kolay ve güvenli tahliyesini sağlayan bir sistem olduğunu, tüm Dünya da binlerce firmanın on binlerce benzeri ürününün bulunduğunu, müvekkillerinin ikametgahı Gebze mahkemelerinin yetkili olduğunu, husumet ve görev itirazlarının bulunduğunu, davanın esas yönünden de yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İstanbul 4. FSHHM 2021/137 Esas 2024/223 Karar 03.12.2024 Tarih: "...Uyuşmazlık, davalı kullanımlarının, davacıya ait tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, oluşturması halinde bu tecavüz ve haksız rekabetin ref'i ve men'i ile birlikte maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Davacı vekiline Tasarım tecavüzünün SMK'dan, haksız rekabetin ise 6102 sayılı TTK hükümlerinden kaynaklanan 2 ayrı talepten oluştuğunun ihtarı ile bunun objektif dava yığılması şeklinde gerçekleşen iki dava olarak talep edilip edilmediği,HMK m.31 gereğince dava dilekçesindeki "..." ifadesi ile neyin kastedildiğini açıklamak, davasını tasarım, haksız rekabet vs. Hangi hak üzerine inşaa ettiği hususunda tereddütleri giderici beyanda bulunmak üzere verilen sürede; Tasarım hakkı ihlali söz konusu olduğundan bu tecavüz teşkil eden eylemlerin tespitine, refine ve menine karar verilmesini, aksi takdirde ise de davalının haksız rekabetinin tespitine ve karşı tarafın haksız rekabetinin men’ine ve tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasını yönelik talepte bulunduğu anlaşılmıştır... Dosya kapsamından uyuşmazlık konusu ürün tasarımlarının tescilli olduğuna ilişkin bir iddia, beyan, belge veya bulguya rastlanmadığından, tescilli tasarım korumasına ilişkin mevzuat hükümlerinin 22.12.2016 tarihli Sınai Mülkiyet Kanunu ve ilgili yönetmeliğinin tescilli tasarımlara ilişkin hükümlerinin somut ihtilafta davacı yönünden bir ihdas etmediği anlaşılmaktadır.Tescilsiz tasarımlar için tasarımın kamuya ilk sunulma tarihinden evvel dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olmaması şartı aranmaktadır ve kanun aynılıktan bahsetmiş olsa da küçük ayrıntılarda farklılığı olan tasarımların aynı kabul edileceğini hükme bağlamıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 01.2015 tarihli kataloglarda ... yükseltme elemanı isimli ürün ... isimli kataloğun 28. sayfasında yer aldığı, diğer tasarımlar bakımından da aynı şekilde dava tarihi olan 28.11.2019 tarihinde 3 yıllık koruma süresi aşılmış olduğu dosya kapsamına sunulan tescilsiz tasarımların koruma süresine yönelik inceleme yapan bilirkişilerce denetime açık şekilde tespit edilmiştir. Davacı ...’ nın Türkiye’de korunan tescilli veya tescilsiz bir tasarım hakkının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacı adına tescilli bir tasarım bulunmadığından, uyuşmazlık davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tescilsiz tasarımların, davalı yanca kullanıldığı ve bu kullanımların haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında uyuşmazlığın hukuksal tahlili gereklidir. Tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesine yönelik Yargıtay'ın belirlediği kriterler üzerinde somut ihtilafın ayrıca çözülmesi gereklidir... Davaya konu tescilsiz tasarıma ürünleri yönünden davacının yağmur suyu ... sistemlerinde kullanmak üzere tasarlayıp ürettiği ürünler üzerinde ve ambalajında “...” markasını ve “...” esas unsurlu ibareleri kullandığı; davalının da ürünler üzerinde olmasa da ambalaj kutuda “...” ibaresini kullandığı; “...” ibaresi yönünden tarafların TPMK nezdinde marka tescillinin bulunmadığı, gerek ürün ve gerekse ambalaj kutuları üzerinde farklı marka kullanımının tüketici ve bilinçli kullanıcı üzerinde iltibas/ürünlerin karıştırılması/ firmaların aynılığına ilişkin bir intibaaya ulaşması sonucu doğurmayacağı, davacı şirketle özdeşleşecek bir ürün haline gelerek, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüşmediği, davalı tarafından kullanılan tasarımlarda, teknik incelemeler neticesinde bir kısım farklar yaratılarak kullanılmak suretiyle her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma ihtimalini önleyecek tedbirleri aldığı, sadece tasarımın orijinal, davacı tasarımlarının tescilsiz olması da gözetilerek davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline de yol açması gerekliliği de dikkate alındığında davacı yanın herhangi bir tescilli ya da tescilsiz tasarım hakkının tespit edilememesi nedeni ile davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait herhangi bir hakka tecavüz ya da tescilsiz tasarımlardan kaynaklanmakla haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilemeyeceği kanaati ile davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Yine mahkememizce 05/07/2021 ve 09/07/2022 tarihinde verilen tedbir kararlarının teminat karşılığında verildiği ve kanun yolu mercince denetiminin yapıldığı dikkate alınarak bu aşamada tedbir kararlarının etkisine yönelik HMK m.397/2 hükmü işletilerek nihai kararda aksi bir belirlemeye yer olmadığı anlaşılmakla, (Yargıtay 3.HD 2023/3191 E., 2024/1382 K.; 10.HD 2023/10983 E., 2023/12143 K.; 6.HD 2022/1868 E., 2023/1057 K.; ) aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM:1-Davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dosyası kapsamında dosyaya sunulan tüm bilirkişi raporlarındaki teknik inceleme ve tespitler, davacı ve davalının aralarındaki distribütörlük ilişkisi, davalının davacıdan aldığı teknik bilgi ve belgelerle distribütörlük ilişkisi bittikten sonra davacının ...'ını kullanarak davacıya ait ürünlerin birebir aynısını üretmesi, davacının müşteri kitlesine pazarlama yapması, davalının, davacıya ait ürün görselleri ve hatta üzerinde davacının logosunun ve markasının bulunduğu fotoğrafları ve görselleri, davalının kendi web sitesi ve kataloglarında kullanması, davalının katıldığı fuarlarda davacının markası ve ürünlerinin görsellerinin bulunduğu katalogları kullanması ve aşağıda izah ettiğimiz sair unsurlarla davanın tarafları arasında yaşanan olaylar silsilesi birlikte değerlendirildiğinde davalının haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği şüpheye yer bırakmayacak derecede ortada olduğunu,Davalının 2014 - 2017 tarihleri arasında müvekkili şirketin konvansiyonel ve sifonik çatı ... ürünleri ve aksesuarlarının Türkiye'de distribütörlüğünü Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olduğunu, Davalı şirketin ilgili Sözleşme imzalanmadan önce ticari faaliyetleri bulunmakla birlikte sifonik çatı ... ürünlerine ilişkin üretimi bulunmadığını, distribütörlük sözleşmesinin 31/12/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiğini,Sözleşme ilişkisi süresince davalı taraf, müvekkil şirketin bütün ürünlerine ilişkin ...'a, teknik özelliklere, üretim detaylarına, çizimlere ve pazarlama tekniklerine, davacının müşteri kitlesine vakıf olduğunu,Davalı şirketin müvekkil şirket tarafından kendilerine eğitim / seminerler verildiğini ve katalog ile ürün numunelerinin kendileriyle paylaşıldığını inkar etmediğini, Davalı, Sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra "..." niteliğindeki bu bilgileri kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin ürünlerinin aynısını üreterek; Davacı adına tescilli "..." ibaresi ile piyasaya sürdüğünü, İstanbul'da ve Avrupa'daki fuarlarda bu ürünleri sergilediğini, Fuara ilişkin görseller dosyaya sunulduğunu,ayrıca bu taklit tasarımların davalı ile organik bağı bulunan ... adına tescili için 30/04/2018 tarihinde tescil başvurusu yapıldığını ve ... numarası ile tescil edildiğini,Müvekkili Şirketin 01/03/2019 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nden ... yevmiye numarası ile davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, davalının, katıldığı fuarlarda davacıya ait katalog ve görselleri kullanarak davacının müşterilerine davacının distribütörü olduğu algısını yaratarak haksız eylemlerine devam etmesi üzerine huzurdaki dava açıldığını, tescilsiz tasarımların, haksız rekabet hükümlerinden faydalanabilmesi için bazı ek şartların birlikte değerlendirilmesi gerekeceği gerekçesinin hatalı olduğunu,taraflar dışında 3. bir kişi/şirket tarafından üretilseydi dahi bilinçli tüketici nezdinde ürünlerin karıştırılmasına yol açılacağı bilirkişilerce tespit edildiğini, davacının eski distribütörü tarafından yapılan haksız eylemlerin haksız rekabet olarak değerlendirilmemesi hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarında "bilinçli ve bilgilenmiş tüketici nezdinde dahi davacı ve davalının ürünleri karıştırılır" tespiti bulunduğunu, Yerel Mahkeme kararında "tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunması" odağında kalınmış, davalının haksız rekabet oluşturan fiillerinin esasen müvekkilin eski distribütörü olmasından kaynaklandığı noktası hiç değerlendirilmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, Tescilsiz tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilsiz tasarıma tecavüz ve haksız rekabete ilişkin istemlerin bağımsız talepler olarak ileri sürülmesi nazara alınarak yapılan yargılamada SMK kapsamında yapılan incelemeye yönelik istinaf sebebi ileri sürülmediği, davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil etmediğinin tespit edilmesi karşısında ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/06/2026