Davalının temyiz giderlerini karşılama gücüne sahip olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin reddine yönelik itirazının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından kesin olarak reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı vekilinin daha önce reddedilen adli yardım talebine yaptığı itirazın incelenmesi sonucunda, itirazın reddedilmesine karar vermiştir; zira, yapılan değerlendirmede, adli yardım talep eden tarafın kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor durumda bırakmaksızın temyiz yoluna başvuru giderlerini ödeyemeyeceğine dair yeterli bir kanaat oluşmadığı, bu nedenle Yargıtayın önceki adli yardım talebini reddeden kararının yasaya uygun bulunduğu ve davalının itirazlarının yerinde görülmediği belirtilmektedir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1288 Esas, 2025/1649 KararİLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. İş MahkemesiSAYISI : 2020/332 E., 2025/126 K.Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararının dosyası dairemize gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 06.11.2025 tarih, 2025/1288 E., 2025/1649 K. sayılı kararının davalılar vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.02.2026 tarih, 2026/2315 E., 2026/1209 K. sayılı kararıyla davalıların adli yardım talebinin reddine karar verildiği, kararın itirazen incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 337. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir. (Pekcanıtez H./Özekes M./Akkan M./Taş Korkmaz H.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411). Adli yardım 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebini içeren dilekçe ile ekindeki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmamıştır.Açıklanan nedenle Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin adli yardım talebinin reddine ilişkin kararı yasaya uygun olduğundan, davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR;Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen itirazlarının 6100 sayılı Kanun'un 337/2. hükmü gereğince REDDİNE, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.