Özel güvenlik hizmet alım sözleşmesinden doğan hakediş alacağına ilişkin itirazın iptali davasında, belediyenin borcu SGKya ödemesinin hukuka uygun bulunarak talebin reddedilmesi ve kararın temyizen onanması.
Özet: Özel güvenlik hizmeti sunan bir şirketin, sunduğu hizmetlerin karşılığı olan bakiye alacağın tahsili amacıyla belediyeye karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davalı belediye söz konusu alacağın şirketin SGK prim borçları nedeniyle doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumuna ödendiğini savunmuştur; mahkemeler, hakedişlerden SGK borçlarının mahsubuna ilişkin mevzuat uyarınca belediyenin bu ödemeyi yasalara uygun yaptığını ve dolayısıyla davacı şirkete herhangi bir borcunun kalmadığını kabul ederek, davacının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerini ilk derece, istinaf ve Yargıtay nezdinde oy birliğiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2425 E., 2025/1963 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/345 E., 2022/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında özel güvenlik hizmet alımı işi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, müvekkili şirket tarafından usul ve yasalara uygun olarak, ihale şartnamesinde belirtilen hake diş evraklarının hazırlandığını ve davalıya teslim edildiğini,cari hesabın düzenlendiğini ancak sunulan evraklara rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili; davacının talep etmiş olduğu bakiye alacağın, kanun maddesi kapsamında SGK tarafından idarelerine gönderilen 11.04.2019 tarih ve 5589849 sayılı ve 21.07.2020 tarihli ve 6641131 sayılı yazıları üzerine 08.09.2020 tarihinde SGK'ya ödendiğini, yapılan bu ödemeden sonra da davacı tarafın müvekkili belediyeden faturaya veya cari hesaba dayalı başkaca bir alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, takibe konu alacağın davacı şirketin SGK'ya olan prim borcundan dolayı davacı şirket adına davalı kurum tarafından SGK'ya ödendiği, davacının SGK'ya olan borcundan dolayı hak edişinden kesinti yapılması ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu Prim ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi Ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkındaki Yönetmelik'te idarece işverenlerin hakedişlerinin, kuruma idari para cezası, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması kaydıyla ödeneceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda idarenin mevzuata uygun işlem yaptığı ve davalı kurumun davacı şirkete herhangi bir borcunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından tüm sorumluluklar yerine getirilmiş olmasına rağmen, davalı borçlu tarafın ihale şartnamesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından usul ve yasalara uygun olarak, ihale şartnamesinde belirtilen hakediş evraklarının hazırlandığı ve davalı-borçlu yana teslim edildiğini, hakediş tutarı hesaplanarak yapılacak kesintilerin de ayrıntılı olarak gösterildiği cari hesabın düzenlendiğini, ancak sunulan evraklara rağmen davalı-borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı yanın sözleşmeden kaynaklı borçlarını zamanında ödememesi nedeniyle müvekkili şirketin ödemelerinin de ertelendiğini, şirket açısından pek çok zarar ortaya çıktığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.