Danıştay 10. Daire, 2015 Ankara Garı terör saldırısı sonucu yaralananların maddi ve manevi tazminat taleplerinin sosyal risk ilkesi kapsamında temyiz incelemesi.
Özet: Ankara garında meydana gelen terör eyleminde yaralanan bir kişi ile yakınlarının uğradıkları zararların tazmini amacıyla açtıkları davada, ilk derece mahkemesi sosyal risk ilkesine dayanarak belirli miktarda maddi ve manevi tazminata hükmetmiş; ancak bölge idare mahkemesi, Danıştayın bozma kararı sonrası ve sebepsiz zenginleşmeyi önleme amacıyla, yaralı davacı için takdiren 2.611,25 TL maddi ve ailesiyle birlikte toplam 13.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vererek önceki tazminat miktarını önemli ölçüde düşürmüştür.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/1047 E.  ,  2025/6811 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/1047
Karar No : 2025/6811
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
2- ... Valiliği / ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Garında meydana gelen bombalı terör eylemi neticesinde ...'ın yaralanması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacıyla yapılan 29/09/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 500,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi; ... için 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi ve 180.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının terör nedeniyle meydana gelen patlamada yaralanması sebebiyle bedensel gücünün %10'nu kaybettiği anlaşıldığından Ankara Garında meydana gelen bombalı patlamada yaralanması sebebiyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın tazmini için yapılan 29/09/2016 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu sebeple uğramış olduğu maddi zararın 81.743,38 TL olarak hesaplandığı, ek bilirkişi raporunun davacı vekiline 03/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yapılan itiraz üzerine 25/03/2020 tarihinde bilirkişi raporuna itirazın reddine dair karar alındığı, bu kararın 12/04/2020 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen miktarın artırılmadığı anlaşıldığından maddi tazminat isteminin sosyal risk ilkesi ve taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde talep edilen davacı ... yönünden 500,00 TL'nin kabulü ile davalı idareye başvuru yaptığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, baba ... yönünden ise somut uyuşmazlığın niteliğine göre her iptal edilen işlemin tazminat ödenmesi sonucunu doğurmayacağı, idarelerin zarar tazmin borcuyla sorumlu tutulabilmeleri için zararın belirlenebilir olması, diğer bir deyişle muhtemel zarar olmaması gerektiği, dolayısıyla ancak gerçekleşmiş zararların tazmin edilebileceği açık olduğundan, davacı babanın maddi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı, davanın manevi tazminat talebi yönünden incelenmesinden, "sosyal risk ilkesi" ve yapılan açıklamalar çerçevesinde takdiren davacı ... için 30.000,00 TL, davacı baba ... için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için ise 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru yaptığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacıların 1.000,00 TL maddi tazminat isteminin davacı ... yönünden olan 500,00 TL'lik kısmının kabulü ile idareye başvurunun yapıldığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacı ...'e ödenmesine, toplam 180.000,00 TL manevi tazminat isteminin takdiren davacı ... için 30.000,00 TL'lik kısmının, davacı baba ... için 10.000,00 TL'lik kısmının, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 29/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 13/09/2023 tarih ve E:2023/2865, K:2023/4448 sayılı bozma kararına uyularak Ankara Tren Garında meydana gelen terör olayı neticesinde yaralanan ve %10 oranında kazanma gücünü kaybeden davacıya 2.611,25 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, diğer taraftan davacıya sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğinden meydana gelen olay nedeniyle yaşadığı elem ve acı karşılığı olmak üzere takdiren davacı ... 'a 6.000,00 TL, ...'a 4.000,00 TL, ...'a 3.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL manevî tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı istinaf isteminin reddine, davalı idarelerin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davacıya 2.611,25 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, takdiren ... 'a 6.000,00 TL, ...'a 4.000,00 TL, ...'a 3.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, olay sebebiyle idarenin hizmet kusuru bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesince rapor alınmayarak ıslah hakkının kullandırılmadığı, ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin karşılanmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, kusur veya kusursuz sorumluluklarının bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise idarelerinin olayda hasım sıfatının bulunmadığı, olayda kusurlarının bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminatın 5233 sayılı Kanunda düzenlenmediğinden karşılanamayacağı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize Konu Kararın, Esasa İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarına işletilecek yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Davacılar Lehine Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminat Tutarlarına İşletilecek Yasal Faiz Başlangıcına İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuna göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlık bakımından ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
İdari işlem ve eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak idareye başvuru tarihinin, dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir istemde bulunulmaması halinde ise dava tarihinin esas alınması Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır.
Bakılan davada, Bölge İdare Mahkemesince, hükmedilen maddi tazminata, idareye başvuru tarihi olduğundan bahisle 29/09/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği görülmüştür.
Buna göre, davacı tarafından dava dilekçesinde yasal faizin başlangıç tarihi yönünden bir talepte bulunulmadığından, hükmedilen maddi tazminata Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği davanın açıldığı tarih olan 31/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumun bir hatadan kaynaklandığı anlaşıldığından; temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan "....5-Davacı ... 'a 2.611,25 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, " ve "6-Takdiren ... 'a 6.000,00 TL, ...'a 4.000,00 TL, ...'a 3.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 29/09/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine," ibaresinin "....5-Davacı ... 'a 2.611,25 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 31/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, " ve "6-Takdiren ... 'a 6.000,00 TL, ...'a 4.000,00 TL, ...'a 3.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.