Yargıtay 3. Ceza Dairesi, terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, savunma ve adil yargılanma hakkı ihlalleri ile eksik araştırma gerekçesiyle bozdu.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararını, esaslı tanıkların sanığın sorgulama hakkı engellenerek dinlenmesi, iddianamede belirtilen suç vasfı değiştiği halde ek savunma hakkı verilmemesi, tanık beyanlarında geçen diğer şahıslar hakkında soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılmaması ve sanığın örgütsel faaliyetlerinin ile hakkında bulunan şüpheli beyanlarının eksik incelenmesi gibi hukuka aykırı usul ve esasa ilişkin eksiklikler nedeniyle bozarak, dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/21700 E.  ,  2026/9685 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2137 E., 2022/916 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/44 E., 2020/317 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıkların dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafine bildirilmeden, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1 maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2- İddianamede "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek isteyerek yardım etme" suçunun uygulama maddesi olan TCK'nın 314/2, 220/7. maddeleri gereğince sanığın cezalandırılması amacıyla kamu davası açıldığı halde, esas hakkındaki mütalaada "silahlı terör örgütüne üye olma" yönünde görüş beyan edilmiş ve mahkemece suçun niteliğinin değişmesi nedeniyle "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan TCK'nın 314/2. maddesi gereğince hüküm kurulurken sanığa ek savunma hakkı verilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Tanıklar ... . ve ... . nin ifadesinde geçen ... ., ... ., ... ., ..., ... ., ... ., ... ., ... ., ... . ve ... . olarak belirtilen şahıslar hakkında aynı suçtan soruşturma veya kovuşturma olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesi, gerekirse duruşmaya celbedilerek usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri ve anılan kişiler dışında sanık hakkında başkaca bilgi belge olup olmadığının araştırılarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.