Dolmuş şoförünün sigortasız çalışma ve prim ödenmeme iddialarına ilişkin hizmet tespiti davasında işçilik alacakları taleplerinin incelendiği temyiz incelemesi.
Özet: Davacı dolmuş şoförünün, davalıya ait araçta sigortasız olarak çalıştığı ve primlerinin ödenmediği iddiasıyla açtığı hizmet tespit davasında, ilk derece mahkemesi tarafından belirli bir çalışma süresi tespit edilerek bu döneme ait primlerin yatırılmasına hükmedilen kararın, istinaf mahkemesince de onanması üzerine, davacının daha uzun bir çalışma süresi tespiti ve davasının tamamen kabulü talebiyle Yargıtaya başvurduğu, eksik inceleme yapıldığı ve sigortalılık haklarının göz ardı edildiği iddialarının temyiz sebebi olarak ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         2025/15965 E.  ,  2026/3435 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1033 E., 2025/1424 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/45 E., 2025/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalılara ait ...... plakalı araçta 01.07.2013 tarihinde dolmuş şoförü olarak işe başladığını, ... giriş işlemlerinin yapılmadığını ve ... primlerinin ödenmediğini, 5510 sayılı ...Kanunu'nun 7.maddesinde “sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî eğitime veya staja başladıkları tarihten itibaren başlar.” hükmü yanında yine aynı kanunun 9. maddesindeki hükme göre, işverenin işe başlamadan önce “İşe Giriş Bildirgesi”ni vermek zorunda olduğunu, davalılara sigorta girişinin yapılmasını ve primlerinin ödenmesini defaatle talepte bulunulduğunu, davalı tarafın bu işlemleri gerçekleştirmediğini, müvekkilinin işten ayrılma tarihi olan 15.03.2016 tarihine kadar aynı pozisyonda(dolmuş şoförü) çalıştığını, işten son ayrılma tarihinde aldığı günlük net ücretin 80,00 TL olduğunu, sabah bir gün 06:00-19:30 sonraki gün 06:00-00:00 saatlerine kadar çalışma saatlerine riayet etmeksizin kanunda öngörülen haftalık çalışma saatlerini de aşarak 7 gün çalışıp 2 haftada 1 gün izin yaptığını, yine aynı şekilde bu süreye rastlayan resmi bayramlarda çalıştığını, dini bayramların da sadece 1 gün izin yapabildiğini, ancak bunun karşılığında fazla mesai, ubgt ücreti, hafta tatili ücret vs. adı altında kendisine herhangi bir ücret ödenmediğini, 01.07.2013 tarihinden itibaren davalı emrinde çalışan olduğunu ve nihayetinde sigorta primlerinin ödenmemesine dayanarak haklı sebeple işten ayrıldığını, maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu belirterek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilin, davalı yanında 01.07.2013-15.03.2016 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitine, bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; dava dilekçesinde belirtilen taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabülünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, dava dilekçesinin HMK 119.madde 2.fıkrasındaki zorunlu unsurları taşımadığını, davacının ticari araçta 24.11.2014 tarihinde işe başladığını ve aynı tarihte ... işlemlerinin tamamlandığını, davacı tarafın 01.07.2013-15.03.2016 tarihleri arasında müvekkiline ait ...... plakalı ticari araçta çalıştığı soyut iddialarını destekler mahiyette delil bulunmadığından davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile davacının 11.07.2013-15.03.2016 tarihleri arasında (2014 yılının Ocak ve Şubat ayları hariç olmak üzere), davalılara ait ...... plakalı dolmuşta şoför olarak 2013 yılının Temmuz ayında ayda 10 gün, 2016 yılının Mart ayında ayda 8 gün, diğer aylarda(2014 yılının Ocak ve Şubat ayları hariç ) ise ayda 15 gün olacak şekilde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, çalışmalara ait primlerin davalılarca yatırılmasına, fazlaya ilişkin talebin Reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledavacı, davalı ve fer'i müdahil ...'nın istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkil ...’ün 01.01.2003 – 14.08.2020 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde dolmuş şoförü olarak çalıştığını, ancak işveren tarafından ...’ya işe giriş bildirgesinin verilmediğini, bu nedenle müvekkilin sigortalılık haklarının göz ardı edildiğini belirtmiştir. Yerel mahkemelerce tanık beyanları ve re’sen araştırma ilkesi doğrultusunda gerekli incelemeler yapılmaksızın eksik değerlendirme ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, bunun usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi talep edilmektedir.
Fer'i müdahil ... vekili, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu çalışmanın ... kayıtlarına göre kısmi ve belgelenmiş olduğunu, Mahkemece re’sen inceleme yapılmadan ve bordro ile işe giriş belgeleri yeterince değerlendirilmeden karar verildiğini, hizmet tespit davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davacı ...’ün müvekkili ...’e ait ...... plakalı ticari araçta 24.11.2014–15.03.2016 tarihleri arasında sürekli çalıştığı iddiasının kısmen kabulüne ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Vekil, Mahkemece tanık beyanlarının çelişkili ve muğlak olduğunu, davacının kısmi süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını ve ... kayıtlarının bunu desteklediğini, ayrıca dosyada araçların çalışma çizelgesi, bordrolar ve diğer somut delillerin yeterince değerlendirilmediğini belirtmiştir. Yargıtay içtihatlarına atıfla, çalışma olgusunun re’sen ve tarafsız delillerle tespit edilmesi gerektiği vurgulanmış, Mahkeme kararının eksik inceleme ürünü olduğu ve kararın davalı lehine bozulması gerektiği talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, davacının 01.07.2013-15.03.2016 arası davalılara ait araçta dolmuş şoförü olarak çalıştığına yönelik hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve Kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki iş yeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur.
3. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı ... ve ... Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4. İnceleme konusu eldeki dava, davacının 01.07.2013-15.03.2016 arası davalılara ait araçta dolmuş şoförü olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, davacının dava dışı işverenden yapılan bildirimleri dışlanmak suretiyle dava konusu dönemde ayda 15 gün çalıştığı yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hüküm dosya kapsamına uygun değildir.
5. Dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde, hükme esas alınan tanık beyanlarında davacının kısmi çalışma yaptığına yönelik herhangi bir belirleme yoktur. Bunun aksine tanık beyanlarından davacının tek şoför olarak çalıştığı, yalnızca arada bir sefere çıkmadığı, bu zamanlarda yerine yedek şoförlerin geldiğinin belirtilmesi ve davalı ... tarafından da araçta çalışan başka şoför olduğunun belirtilmemesi dikkate alınarak Mahkemece gerekirse bu yönde yeniden tanık beyanları alınmalı, kısmi çalıma olgusu yeterince açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.