Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, noter onayından yoksun limited şirket pay devri vaadi sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart tazminat talebinin reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı ile davalılar arasındaki limited şirket pay devri vaadi sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkin bir davayı ele almaktadır. Davacı, davalıların sözleşmeden dönmesi üzerine kararlaştırılan 470.000,00 TLlik cezai şartın ödenmesini talep ederken, davalılar, sözleşmenin amacının ortadan kalktığını ve Türk Ticaret Kanununun 595. maddesi uyarınca hisse devri sözleşmelerinin geçerliliği için noter huzurunda düzenlenme şartına uyulmadığından, adi yazılı sözleşmenin ve buna bağlı cezai şartın geçersiz olduğunu savunmaktadır. Mahkeme, bu hukuki sorunu Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirmektedir.

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/413 Esas
KARAR NO : 2024/203
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2022
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasındaki 18.03.2022 limited şirket pay devri vaadi sözleşmesi ve taahhütname imzalandığı, sözleşmeyle davalı ... restoran şirketinin tek ortağı ... tarafından TTK 595/1 maddesi kapsamında şirketin tüm paylarının şirkete ait ... restoran ünvanlı işletmenin ve işletme haklarının ve sözleşmenin 3. Maddesinde sayılan unsurların davacıya 4.700.000.00-TL karşılığında devredileceği kararlaştırıldığı, sözleşmedeki taahhütler ve edimlerin belirlenen süre içerisinde yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin hükümsüz hale geleceği ve devir bedeli olan 4.700.000,00-TLnin %10u tutarındaki cezai şart ile birlikte devralanın uğrayacağı zararların devralana ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalılar tarafından sözleşmeden dönülmesi akıbetinde davacının 470.000,00-TL ceza koşulu alacağının arabuluculuk son tutanak tarihi olan 20.05.2022 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların davaya dayanak alınan sözleşmeden önce yaptıkları görüşmelerde davalı ...’ın kardeşi olan ... adına kurulacak olan işletme için ortaklık noktasında anlaştıklarını, ön anlaşmaya göre davacının ...’ın kardeşi ile yeni kurulacak olan işletmeye ortak olacaklarını ancak daha sonra davacının sürekli müşterisi olduğu davalıya ait işletme için sözleşme yapma teklifinde bulunduğunu ve ortaklık noktasında birlikte hareket olgusu hususunda güven ilişkisi çerçevesinde davaya dayanak olan sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin imzalanmasından çok kısa süre sonra davalının kardeşinin vefat ettiğini, sözleşmenin imzalanma amacı olan davalının kardeşine kurulacak işin de geçersiz olduğunu, bu durumun davacıya iletildiğini, davacıya hisse devri için geçerlilik koşulu olan noterde düzenlenme şartı teklif edildiğini ancak davacının amacın ortadan kalkması nedeniyle buna gerek olmadığınını belirterek davalının teklifini kabul etmediğini davacı tarafından işin noterde resmiyete dökülmesi kabul edilmeyip vefat nedeniyle anlayışlı davranılması üzerine davalının davacı tarafından yatırılan teminatı da iade ettiğini ancak bu iade işleminden sonra davacının zarara uğradığı, etrafa karşı mahçup olduğu iddiasıyla çektiği ihtar ile cezai şart bedelini davalılardan talep ettiğini hisse devrine dair sözleşmelerin geçerlilik koşulunun noter huzurunda yapılmış olması gerektiğini, bizzat davacının sözleşmeyi resmiyete dökmeyerek sözleşmenin ifasını geçersiz kılması ve bu anlamda sözleşmenin resmi geçerliliğin olmaması nedeniyle de cezai şartın geçerli olamayacağını sözleşmenin imzalanması ile teminatın yatırılması ve davalının cenazesi ile teminat tutarının iadesi süresinin toplamda 10 günü kapsayan bir süreç olduğunu, bu anlamda davacının bir zararının mevcut olmadığını tüm işlemlerin karşılıklı istişare edilerek neticelendirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
D
ELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Limited şirket pay devri vaadi sözleşmesi ve taahhütnameden kaynaklı cezai şart istemine ilişkindir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Şirket Devir sözleşmesi ve taahhütname, ödeme dekontlarının dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır.
Limited şirket hisse devir sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı şarttır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 30/06/2014 tarihli ve 2014/3828-12475 sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 17/01/2017 Tarihli ve 201/12266 E. 2017/296 Karar sayılı ilamında : ".........Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hisse devrini içeren ortaklık anlaşmasının adi yazılı şekilde yapıldığı, noterden imzaların onaylanmadığı, 6102 sayılı TTK’nın 595. m. uyarınca getirilen şekil şartına uyulmadığı, bu düzenlemenin devri taahhüt eden ön akitler açısından da geçerlilik şartı olduğu, yasanın aradığı geçerlilik şartına uyulmadığı için anlaşmanın geçersiz olduğu, bu nedenle davacının geçersiz olan anlaşmanın aynen ifasını talep edemeyeceği" Hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, pay devir sözleşmesinde noter onayı bulunmamaktadır. O halde, TTK'nın 595. maddesindeki şartlara uygun düzenlenmeyen hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğu ve buna bağlı olarak da sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın da geçersiz olduğu gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine
2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 427,60-TL den peşin alınan 8.026,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.598,83-TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-AAÜT gereğince hesaplanan 71.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına),
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024
Katip ...
e- imzalıdır
Hakim ...
e- imzalıdır