İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalının ayıplı mal savunmasının süresinde ve yazılı ayıp ihbarı ile ispatlanamaması üzerine davacının alacağının kabulüne dair karar.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari satımdan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının ayıplı mal savunmasıyla yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, davalının tacir olmasına rağmen yazılı delillerle ayıplı mal iddiasını veya süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamaması ve davacı temsilcisinin malın ayıplı olmadığına dair yemin etmesi üzerine, davacının talebini kabul ederek itirazın iptaline ve takibin bakiye alacak üzerinden devamına karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/262 Esas
KARAR NO : 2026/1322 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (1 NOLU KALEM)
NUMARASI : 2023/27 Esas - 2023/688 Karar
TARİH: 08/11/2023
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 25/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan ürün alım-satım sonucu davacının fatura tanzim ettiğini,, Çorlu İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip tarihi itibariyle davacının 7.067,32 USD alacaklı olduğu, davalının takibe itiraz ettiğini, 03.11.2022 tarihinde davacıya 3.618,61 USD ödeme yaptığını, bakiye 3.448,71 USD yönünden davacının alacağının devam ettiğini iddia ederek 3.448,71 USD alacağın tahsili için davalı tarafça yapılan itirazın iptaline takibin devamına, inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya üretimini yaptırdığı tül perde kumaş toplarında gizli ayıplı olarak imalat yapıldığının tespit edilmesi üzerine üretici firmaya mail ortamında ayıp ihbarında bulunulduğunu, davacı firmanın satış pazarlama sorumlusunun ayıplı malları yerinde incelediğini, "siz hatalı malları kenara ayırın daha sonra aramızda anlaşırız" şeklinde anlaşma önerisi sunduğunu, müvekkilinin bu nedenle malların bedelini ödemediğini, fatura konusu emtianın ayıplı çıkması ve ayıp oranında indirim talebine alacaklı firma tarafından olumlu cevap verilmediğinden ayıp oranında takas ve mahsup hakkında istinaden borcun ayıplı mal tutarı kadar olan kısmının ödenmediğini, davacı tarafça icra takibine konu edilen toplam fatura tutarının 7.068,81 USD olduğunu, bu bedelden gizli ayıplı olan hatalı malların bedeli olan 3.450,20 USD düşüldükten sonra kalan 3.618,61 USD bedelin ödemesinin davacı firmaya yapıldığını, ayıplı malların bilirkişi ve keşif marifetiyle tespitinin gerektiğini beyan etmekle davanın reddine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 08/11/2023 2023/27 Esas - 2023/688 Karar sayılı kararında; "Dava, satım sözleşmesi ve faturalardan kaynaklanan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. (...)
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ibraz edilen mailler, dava konusu fatura incelenmiş, tarafların tanıkları dinlenmiştir. Takip dayanağı faturanın içeriğinde sadece emtia yazması, dinlenen tanık beyanları ve mailler birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında satım sözleşmesi yapıldığı, davacının düz tül imalatçısı olduğu ve alıcıların talep ettiği miktarlarda tül perde satışı yaptığı kanaatine varılmıştır.
Davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmış, alınan raporda tarafların BA ve BS formlarının uyumlu olduğu, Talep konusu fatura bedeli olarak davalının 3.618,61 USD ödeme yaptığı, davalının takip tarihi itibariyle 7.067,32 usd alacaklı olduğu, davalının 03.11.2022 tarihinde 3.618,61 usd ödeme yaptığı, 21.11.2022 dava tarihi itibariyle davacının 3.448,71 usd alacaklı olduğu, faiz talebi yönünden seçenekli hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında fatura konusu malın teslim edildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, malın ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, davacının bakiye yönünden alacaklı olup olmadığı hususundan kaynaklanmakta olup davalının ayıplı mal olduğu ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu öncelikle ispatlaması gerekmektedir. Taraflardan tüm delillerinin ibrazı istenmiş, davalının tanıkları dinlenmiştir. Taraflar tacir olup satılan ürünün ayıplı olması nedeniyle süresinde ayıp ihbarı yapıldığının yazılı delillerle ispatlanması gerekmekte olup yazılı delil ibraz edilmemiştir. Ayrıca davalı tanıkları, teslim edilen tüllerin kullanıldıkça ayıplı olup olmadığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında davalının ayıp savunması ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Davalı vekilince ibraz edilen tüm deliller toplanmış olup delillerin arasında yemin delilinin bulunması nedeniyle davalıya yemin delili hatırlatılmış, davalı vekilince yemin deliline dayanıldığının beyan edilmesi üzerine davacıya yemin davetiyesi tebliğ edilmiş, davacı temsilcisi duruşmada davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olmadığı ve davacıya ayıp ihbarında bulunmadığı hususunda yemin etmesi nedeniyle ayıba karşı tekeffül hükümleri uygulanamayacağı anlaşıldığından ... "gerekçesi ile,
'' Davanın KABULÜNE,
1- Davalının Çorlu İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar alacak yönünden, asıl alacağa %15,75 oranını aşmamak kaydıyla 3095 sayılı Kanun 4/a. maddesine göre, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek şekilde temerrüt faizi uygulanarak devamına,
2- Hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan 12.870,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3- Dava konusu edilen ve kabul edilen 3.448,71 USD karşılığı alacak için itirazın iptaline karar verildiği, davalı tarafça 03.11.2022 tarihinde 3.618,61 USD ödendiği ve 3.448,71 USD asıl alacağa faiz işlemesi gerektiği hususlarının infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce nazara alınmasına, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firmanın Ergene'de bulunan Avrupa Serbest Bölgesindeki fabrikasında ev tekstili üretimi yaptığını; davalı firmanın davacıya verdiği sipariş üzerine icra takibine konu tül perde imalatı yapılarak serbest bölgede bulunan müvekkili firmaya teslim edildiğini; taraflar arasında düzenlenen sipariş formlarından anlaşılacağı üzere eser sözleşmesi olduğunu; davacı firmanın yüklenici olarak siparişe uygun imalat yapmakla yükümlü olduğunu,
Mahkemenin taraflar arasında satış sözleşmesi olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmesinin hatalı olduğunu; sipariş formları içeriğinden davalıya özel üretim yapılacağının açıkça anlaşıldığını; tanık Feride'nin beyanından da davalı firma tarafından bildirilen en ve boy ölçülerine göre göre özel üretim yapılacağının ispatlandığını; davalı firma yetkilisinin beyanından hareket ile siparişin özel üretim olmadığından eser sözleşmesi olarak değil de satış sözleşmesi olarak nitelendirilerek sorunun çözümünde temel hukuki nitelendirme yanlışı yapıldığını, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmakla davalının kullanımla ancak anlaşılabilen gizli ayıpları, ortaya çıktığında yükleniciye ihbar edebileceğini, davacının üreterek teslim ettiği tül perde topları yüzlerce metre perdenin kumaş topuna sarılması ile oluştuğundan ancak üretime sokuldukça varsa gizli ayıplarının ortaya çıktığını; davalı firmanın davacıya üretimini yaptırdığı tül perde kumaş toplarında gizli ayıplı olarak imalat yapıldığının tespit edilmesi üzerine üretici firmaya mail ortamında ayıp ihbarında bulunulduğunu; satış pazarlama sorumlusu ...'ün ayıp ihbarı üzerine firmalarına yaptığı ziyarette ayıplı malları yerinde incelediğini, 'siz hatalı malları kenara ayırın daha sonra aramızda anlaşırız’ şeklinde anlaşma önerisi ile ayıp oranında indirim talebine alacaklı firma tarafından olumlu cevap verilmediğinden ayıp oranında takas ve mahsup hakkına istinaden borcun ayıplı mal tutarı kadar olan kısmının ödenmediğini, icra takibine konu edilen toplam fatura tutarının 7068,81 USD olduğunu; bu bedelden gizli ayıplı olan hatalı malların bedeli olan 3450,20 USD düşüldükten sonra kalan 3618,61 USD'nin davacıya ödendiğini, davacı tarafından bu ödemenin yapıldığı dava dilekçesinde kabul edilerek ayıplı mal bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını,
Dava konusu ayıplı malların davalı firmanın Ergene Avrupa Serbest Bölgesinde bulunan fabrika deposunda olduğunu, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile fatura konusu malların ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, ayıplı malların toplam tutarının tespit edebileceğini, bu husular bildirilerek bilirkişi incelemesi talep edilmişse de mahkemece eksik inceleme ile keşif ve bilirkişi incelemesi talepleri dikkate alınmaksızın karar verilmiş olmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, davalı firmanın serbest bölgede faaliyet göstermesi nedeniyle ayıplı malların davacıya gönderilmek üzere serbest bölgeden çıkarılması ihracaat prosüdürüne tabi olduğu gibi reklamasyon veya iade faturası kesilmesi de aynı kurala tabi olduğundan bu yönde işlem yapılamadığını,
İleri sürerek, arz edilen sebeplerle, Tekirdağ Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/27 esas 2023/688 karar sayılı dosyasında davanın kabulüne dair usul ve yasaya aykırı, eksik inceleme sonucu verilen kararın ortadan kaldırılması, dosyanın yeniden yargılama için mahkemesine gönderilmesi, davanın reddi ve tehiri icra kararI verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında tanzim edilen 29/11/2021 tarihli ve 7.067,95-USD bedelli fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalı aleyhine 23/08/2022 tarihinde 7.067,32-USD asıl alacak ve 820,64-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.887,96-USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, davalı tarafından, takip dayanağı faturaya konu tül perde emtiasının gizli ayıplı olduğu ve ayıp ihbarında bulunulduğu, ayıp oranında indirim talebine takip alacaklısı/davacı tarafından olumlu cevap verilmediği, ayıp oranında takas ve mahsup hakkına istinaden borcun ödenmediği belirtilerek borca, işlemiş faiz tutarına ve faiz oranına itiraz edildiği, davacının takip tarihinden sonra 03/11/2022 tarihinde yapılan 3.618,61-USD'lik ödemeyi mahsup ederek, bakiye asıl alacaktan bakiye 3.448,71 USD yönünden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenilmiş ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali inceleme yaptırılmış olup; dosya içeriği belgelere göre dava ve takip dayanağı faturanın taraf defterlerinde kayıtlı oldukları, dosyaya sunulan sipariş formları kapsamından davalının davacıdan seri üretim tül perde sipariş ettiği, davalı istinafının aksine taraflar arasındaki ticari ilişkisinin satış sözleşmesi mahiyetinde bulunduğu, davalı yanın ayıplı olduğunu iddia ettiği emtia bedelini düşerek takip sonrası kısmi ödeme yaptığı anlaşılmış olup, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere ayıbın varlığını, niteliğini ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu 11/08/2022 tarihli mail ile 2021 yılında teslim alınan kumaşlardan hatalı topların depoda olduğunun, bunların bedelinin 3450,20-USD olduğunun davacıya iletildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. TTK'nun 22/1-c bendi uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında belli ise alıcının teslimden itibaren iki gün içinde ayıp ihbarında bulunmasının zorunlu olduğu, açıkça belli değilse alıcının teslim tarihinden itibaren sekiz gün içerisinde malı incelettirmek ve durumu bu süre içerisinde satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, yine TBK'nun 223/2 fıkrası uyarınca gizli ayıplarda durumun derhal satıcıya bildirilmesinin gerektiği, muayene ve ihbar külfetlerini yerine getirmeyen alıcının ayıptan doğan seçimlik haklarını kullanamayacağı, dinlenen davalı tanıklarının anlatımlarından, davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin muayenelerinin davalı kontrol sorumluları tarafından gerçekleştirildiğinin ve tespit edilen hataların rapor edildiğinin anlaşıldığı, buna göre muayene ile anlaşılabilen hataların TTK'nun 22/1-c maddesi kapsamında sekiz günlük muayene ve ihbar süresine tabi açık ayıp niteliğinde bulunduklarının kabulü gerektiği, davacının 2021 yılında davalıya teslim ettiği fatura konusu tül perde emtiasına ilişkin muayene ve ihbar külfetini sekiz günlük süre içerisinde yerine getirmediği, 2022 yılının Ağustos ayında gönderilen mailin süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceği, davacıya gönderilmiş bir iade faturası bulunmadığı gibi, ayıplı olduğu ileri sürülen perdelerin halen davacı uhdesinde olduklarının da ihtilaf konusu olmadığı, bu saptama karşısında davacının TBK'nun 227/1-1 bendi uyarınca sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılması mahiyetindeki mahsup itirazının dinlenemeyeceği, süresinde muayene ve ihbar külfetlerinin yerine getirildiğinin ispatlanamamış olması nedeniyle tül perdeler üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının sonuca etkili olmadığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.395,78-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.098,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.296,83-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.