Yargıtay, taşınmaz üzerindeki muhdesatın tespiti davasında hak düşürücü süre ve ispat yetersizliği gerekçeleriyle talepleri reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Özet: Davacı tarafından, ortaklığın giderilmesi davasına konu iki parsel üzerinde kendisi veya murisi tarafından sonradan yapıldığı iddia edilen katların kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle açılan muhdesatın tespiti davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, bir kısım muhdesatlar için 3402 sayılı Kanundan kaynaklanan hak düşürücü süre, bir kısım için ise ispat yetersizliği nedeniyle davanın reddine karar vermiş; davacının, bazı davalıların kabul beyanları ve hak düşürücü süre uygulamasının hatalı olduğu yönündeki temyiz itirazları, bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun bulunarak onanması ile sonuçlanmıştır.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/487 E., 2025/661 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/7 E., 2024/15 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 47... parsel sayılı taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmaz üzerinde iki bina bulunduğunu, bu binalardan birinin davalılardan ...'e ait olduğunu, taşınmazın batı kısımda bulunan diğer binanın zemin dahil ilk üç katının müvekkilinin murisi ... tarafından 1981 yılında alınan ruhsata bağlı olarak yaptırıldığını, babasının ölümünden sonra müvekkili tarafından 1997 yılında ruhsat yenilemesi yapılarak bu tarihten sonra 3 kat daha yaptırıldığını, diğer dava konusu 1 06... parsel üzerinde önceden tek katlı yapı olduğunu, babasının ölümünden sonra üzerine müvekkili tarafından ilave kat yapıldığını, sonradan yapılan katlarda davalıların hakkının bulunmadığını ileri sürerek, 47... parsel üzerine yaptırılan son 3 katın ve 1 06... parsel üzerine yapılan ilave katın müvekkili tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar ... ve ... duruşmadaki beyanlarında davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Davalı ... ve ... cevap dilekçeleri ile davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, ... sonraki aşamada davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Davalı ... davayı kabul ettiğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatlara ilişkin davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 47... parselde bulunan taşınmaz üzerindeki muhdesatlara ilişkin davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, 1 06... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve bilirkişi raporunda ilave 1. normal kat olarak gösterilen muhdesata yönelik davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle usulden reddine, 47... parselde bulunan taşınmaz üzerinde yer alan ve bilirkişi raporunda 3. ve 4. normal katlar olarak gösterilen muhdesatlara yönelik davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle usulden reddine, 47... parselde bulunan taşınmaz üzerinde yer alan ve bilirkişi raporunda 5. kat normal kat olarak gösterilen muhdesata yönelik davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; ... köyündeki binanın 2. katı ile ... Mahalledeki binanın 6. dubleks katının tapu kaydında olmadığını ve sonradan yapıldığını, ruhsattaki kat sayısının da fiili duruma göre eksik olduğunu, davalılardan ... ve ...’nin kabul beyanı bulunduğunu, kabul beyanlarının delil ve karine oluşturduğunu, davalı ...'nın dava konusu muhdesatı annesinin yaptığını beyan ettiğini, annesi yaptıysa da müvekkilinin annesinin hakkını aşamalarda devraldığını, sonradan yapılan muhdesat için hak düşürücü süre gerekçesine dayalı ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın niteliği gereği paydaşların bir kısmının davayı kabul etmesinin davanın kısmen kabulü sonucunu doğurmayacağına ilişkin gerekçenin de doğru olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.