İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, eski bayinin tescilli marka ve mağaza konseptini kullanması nedeniyle açılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasındaki istinaf kararı.
Özet: Davacı şirketin tescilli markaları ve mağaza konseptinin, eski bayisi olan davalı tarafından haksız ve kötü niyetli kullanılmasına dayalı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarını ele alan bu belgede, ilk derece mahkemesi davalının davacıya ait markalara tecavüz ettiğini tespit ederek ilgili eylemlerin menine, tanıtım unsurlarına el konulmasına ve hüküm özetinin ilanına hükmetmiş, ancak özel kanun olan Sınai Mülkiyet Kanununun yeterliliği gerekçesiyle haksız rekabet iddialarını reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/711 Esas
KARAR NO:2026/933
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:21/02/2025
NUMARASI:2024/141 Esas, 2025/54 Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin TPMK nezdinde "..." "..." " ..." "..." "..." "..." "..." markalarının tescilli olduğunu, bahsi geçen markaların dışında müvekkil mağaza ve dış cephe dizaynının da tescilli olduğunu, müvekkilin eski bayisi olan ve bayilik sözleşmesini tek taraflı fesheden davalının, müvekkilin gerçek hak sahibi olduğu markasını ve markasının ayrılmaz bir parçası olan tescilli konsept dizaynı, mimari projesini ve müvekkilin ismini haksız ve kötü niyetli olarak kullanmakta olduğunu, bu hususta delil tespiti yaptırdıklarını, davalının "..." markasını haksız bir şekilde kullanıldığı ve markasal haklarının ihlal ettiğinin tespit edildiğini, aynı şekilde davalıya ait işyerinde, işyeri konsepti olarak müvekkil adına tescilli ... -... kod sıra numaralı tasarımın birebir kullanıldığının tespit edildiğini, bu durumun SMK kapsamında marka haklarının ihlalinin yanında TTK kapsamında haksız rekabete de neden olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından gerçekleştirilen eylemlerin SMK kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men’i ve ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı taraf ile arasında olan bayilik sözleşmesinin sona ermesi ile birlikte ticari hayatına İstanbul Esenyurt'ta yer alan işletmesinde, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, "..." adıyla devam etmekte olduğunu, kendisine atfedilen '...''e ait magnetleri dağıtmasının asılsız olduğunu, sair eylemleri gerçekleştirmesinin kendisine bir menfaat sağlamayacağını zira bu tip eylemleri gerçekleştirmesinin aleyhine sonuçlar doğuracağının açık olduğunu, delil tespit dosyasında da anıldığı üzere işyerinde yer alan sair unsurların, davacı adına tescilli ...-... kodlu işyeri konsepti tasarımdan uzaklaştığı '...' ağırlıklı markasal kullanımının ise iltibasa sebebiyet vermeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilin işyerinde kullanmış olduğu işyeri konsept dizaynı, mimari projesi ve marka isminin '...' ağırlıklı olduğunu ve iltibasa sebebiyet vermediğini, müvekkilinin davranışlarının iltibasa yer vermediği ve aldatmaya yönelik bir nitelik taşımadığını bu sebeplerle haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine ilk derece mahkemesince verilen bu karar; Dairemizin 2023/71 E. - 2024/1132 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda,; davadan önce delil tespit dosyasından alınan raporda, davalının işyerinde davacının hak sahibi olduğu ... ibare ve logosunu ihtiva eden görselin kullanıldığının tespit edildiği, davalının, davacıya ait tescilli markayı ihtiva eden kullanımının, aradaki bayilik sözleşmesini müteakip, basiretli bir tacir olarak kaldırması yahut kapatması gerektiği halde devam ettiği, bu hali ile söz konusu markasal kullanımın, davacının markasına tecavüz ettiğinin anlaşıldığı, davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 E. ve 2022/1852 K. sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/...-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu gerekçesiyle, davanın davasını kısmen kabulü ile; davalının davacıya ait "..." esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile; bu tecavüzün ref ve men'ine, davalının "..." ibaresini kullanmasının men'ine, davalıya ait "..." ibaresine havi her türlü tanıtım unsuruna el konulmasına, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ilanına, davacının haksız rekabet davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının müvekkil adına ... sayılı tasarım tescilli mimari proje ve mağaza konseptini kullanmakta olduğunu, davalının, müvekkil şirketin eski bayisi olduğu ve bayilik sözleşmesini haklı neden olmasızın tek taraflı olarak feshettiği dikkate alındığında hukuka aykırı eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, ... markasını ve ... mağaza konseptini birebir kullanan davalının, müvekkili ile iltibas yaratarak müvekkilin tüketiciler nezdinde oluşturduğu saygınlıktan yararlamaya çalıştığını, haksız rekabet talebinin yerel mahkemece yeterli inceleme yapılmaksızın reddedildiğini, müvekkili adına TPE nezdinde ... sayılı tasarım tescilli konsepte ilişkin olarak herhangi bir inceleme yapılmadığını, bununla birlikte davalının marka hakkına tecavüz eyleminin de başlı başına haksız rekabet teşkil ettiğini, yerel mahkemece marka hakkına tecavüz edildiğinin tespit edilmesine rağmen, haksız rekabet taleplerinin reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davacının marka doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i taleplerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'ine dair talepler yönünden ret kararı verilmesinin yerinde olduğu, (Yargıtay 11.HD'nin 2024/2085 E- 2025/416 K., 2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararları) anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;.
a)..-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/...-b-... maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/06/2026