Konkordato sürecinde rehinli aracın cebri icra yoluyla satışına izin talebinin, iradi satış ayrımıyla reddine dair istinaf kararı.
Özet: Konkordato sürecindeki bir borçlu şirketin rehinli aracının alacaklı banka tarafından cebri icra yoluyla satışına yönelik talep, ilk derece mahkemesince, İcra ve İflas Kanununun 295. maddesindeki satışa izin hükmünün cebri icra satışlarını değil, yalnızca borçlunun rızasıyla gerçekleşen iradi satışları kapsadığı, cebri satışın malın gerçek değerinin altında elden çıkarılmasına ve alacaklılar arasında eşitsizliğe yol açabileceği gerekçeleriyle reddedilmiş olup, mahkeme bu ret kararını daha önceki bir istinaf bozmasına rağmen sürdürmüştür.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/980 EsasKARAR NO:2026/1052T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret MahkemesiARA KARAR TARİHİ:03/06/2026NUMARASI:2025/605 EsasDAVANIN KONUSU:KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))KARAR TARİHİ:09/07/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Alacaklı ... T.A.Ş 05.02.2026 tarihli dilekçesi ile; Davacı .... Şti. adına kayıtlı ve müvekkili bankaya rehinli ... Plaka sayılı aracın İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile satışına izin verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece 06.02.2026 tarihli ara kararı ile; Mühlet içinde rehinli malların mahkemenin izniyle satılabileceği öngörülmekle birlikte bu satışın 295 maddenin birinci fıkrasında öngörülen cebri icra yasağının bir istisnası olarak cebri icra yoluyla satışı düzenlememekte cebri satış yoluyla aracın elden çıkarılması yasağı baki kalmakla birlikte madde fıkrasında 297 nci maddenin ikinci fıkrasına yapılan atıf nedeniyle borçlunun mühlet içinde kendi rızasıyla rehinli malların satış yoluyla devrine ilişkin bir düzenleme olduğu, aksi takdirde ihale yoluyla yapılan satışta malın gerçek değerinin % 50 si gibi bir oranda satışı ne borçlunun ne de rehinli alacaklının lehine bir durum yaratır ki kanun koyucunun buradaki muradının cebri satış değil, iradi satışlar için olduğu, ihale yoluyla satış yine bir cebri icra işlemi olup, bu satışı yapan müdürlük işlemine karşı İİK.nun 16 madde hükümleri uyarınca süresiz şekilde alacaklının İcra Mahkemesine başvurarak memur muamelesini şikayet yoluyla gidermesi gerektiği de dikkate alındığında bu hususta görev sorunu da ortaya çıkabileceği, İİK.nun 295. F.1 hükmünde muhafaza ve satış yasağı öngörülmüşken , aynı maddenin ikinci fıkrasında " Şu kadar ki " ile başlayan cümlede satış yasağına izin verilebilecek haller düzenlendiğinden satışa izin hususunun cebri satışları da kapsamadığı kanaatiyle bu şekilde cebri satış yoluyla satışa izin talebi yerinde görülmediği gibi bu şekilde her icra takibi yapan rehinli alacaklıya cebri icrada satışın bu şekilde izin verilmesi alacaklılar arasında eşitsizlik yaratma riski doğuracağı belirlendiğinden alacaklı ... T. A.Ş. vekilinin davacı .... Şti. adına kayıtlı ve müvekkili bankaya rehinli ... Plaka sayılı aracın İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile satışına izin verilmesine ilişkin talebinin koşulları bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.Ara Karar yasal süresinde alacaklı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.DAİREMİZİN 2026/377 E-2026/556 K SAYILI 16/04/2026 TARİHLİ KARARI İLE;Somut olayda, İİK'nın 295/2. fıkrasında 297/2. maddesine yapılan atıf nedeniyle Mahkeme rehinli malın satışına izin verilmesi talebi hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü alınmadan ara karar tesis edilmesi ve Mahkemece yazılı gerekçeyle satışa izin verilmesi talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesi ile müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 03/06/2026 tarihi ara kararı ile; Mühlet içinde rehinli malların mahkemenin izniyle satılabileceği öngörülmekle birlikte bu satışın 295 maddenin birinci fıkrasında öngörülen cebri icra yasağının bir istisnası olarak cebri icra yoluyla satışı düzenlememekte cebri satış yoluyla taşınmazın elden çıkarılması yasağı baki kalmakla birlikte madde fıkrasında 297 nci maddenin ikinci fıkrasına yapılan atıf nedeniyle borçlunun mühlet içinde kendi rızasıyla rehinli malların satış yoluyla devrine ilişkin bir düzenleme olduğu, aksi takdirde ihale yoluyla yapılan satışta malın gerçek değerinin % 50 si gibi bir oranda satışı ne borçlunun ne de rehinli alacaklının lehine bir durum yaratır ki kanun koyucunun buradaki muradının cebri satış değil, iradi satışlar için olduğu, ihale yoluyla satış yine bir cebri icra işlemi olup, bu satışı yapan müdürlük işlemine karşı İİK.nun 16 madde hükümleri uyarınca süresiz şekilde alacaklının İcra Mahkemesine başvurarak memur muamelesini şikayet yoluyla gidermesi gerektiği de dikkate alındığında bu hususta görev sorunu da ortaya çıkabileceği, İİK.nun 295. F.1 hükmünde muhafaza ve satış yasağı öngörülmüşken , aynı maddenin ikinci fıkrasında " Şu kadar ki " ile başlayan cümlede satış yasağına izin verilebilecek haller düzenlendiğinden satışa izin hususunun cebri satışları da kapsamadığı kanaatiyle bu şekilde cebri satış yoluyla satışa izin talebi yerinde görülmediği gibi bu şekilde her icra takibi yapan rehinli alacaklıya cebri icrada satışın bu şekilde izin verilmesi alacaklılar arasında eşitsizlik yaratma riski doğuracağı, kaldı ki; satışı talep edilen ... Plaka sayılı aracın konkordato kaynağı olarak satışının planlanmadığı, Şirketin alüminyum profil ile alüminyum mamul imalat ve pazarlamasına yönelik faaliyet konusu dikkate alındığında, bu aracın personel ulaşımı, müşteri ziyaretleri, saha gezisi ve benzeri yardımcı işler için kullanılabileceği değerlendirildiğini, bu çerçevede, aracın şirket faaliyeti konusunda kullanıldığı belirlenmekle İİK m.295, f.2 uyarınca cebri satışına izin verilmesi koşulları oluşmadığı belirlendiğinden alacaklı ... T. A.Ş. vekilinin davacı .... Şti. adına kayıtlı ve müvekkili bankaya rehinli ... Plaka sayılı aracın İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından menkul rehinin paraya çevrilmesi yolu ile satışına izin verilmesine ilişkin talebinin koşulları bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİAra Karar yasal süresinde alacaklı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.Alacaklı banka vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi raporunda veya ara kararda satışına izin verilmesi talep edilen ... plakalı aracın konkordato projesinin başarısı bakımından vazgeçilmez olduğuna ilişkin herhangi bir somut tespitin bulunmadığını, 23.01.2024 tarihinde Kartal ve Gebze tesislerinde keşif yapıldığını, bilirkişi raporunda özellikle 253 makine ve tesisler, 254 taşıtlar ve 255 demirbaşlar hesaplarının incelendiği belirtilmesine rağmen, ... plakalı aracın işletme faaliyetleri bakımından zorunlu olduğuna veya yokluğu halinde konkordato projesinin uygulanamayacağına ilişkin tek bir teknik tespitte bulunulmadığını, rehinli aracın satışının uzaması ihtimalinde kıymetinin, borçlu ve alacaklı müvekkili aleyhine günden güne azalacağını, müvekkili banka lehine rehinli araçlarının satışına 2026 yılına geçmeden ve dolayısıyla araçlar 1 yaş daha yaşlanmadan izin verilmesinin hem konkordato borçlusunun hem de rehinli alacaklı ile diğer alacaklıların menfaatine uygun bir yaklaşım olacağını, konkordatoda rehinli alacaklar için faiz işlemeye devam etmesi hususunun da dikkate alınması gerektiğini, zira rehinli alacak bakımından işlemeye devam eden faizlerle malın düşen değeri arasındaki makasın açıldığını, bu nedenle malın paraya çevrilmesinin her iki tarafın da menfaatler dengesinin sağlanması açısından uygun olacağını, rehinli alacaklı ile adi alacaklının zaten aynı hukuki konumda olmadığını, kanun koruyucunun bu nedenle İİK 295/2 hükmü ile rehinli alacaklıya özel bir koruma sağladığını,rehinli aracın icra müdürlüğü kanalıyla satışına ilişkin emsal bir kararda bu satışın hem borçlu hem de alacaklı menfaatine olduğunun belirtildiğini,rehinli araçların icra müdürlüğü kanalıyla paraya çevrilmesinin; konkordato masasının korunması, aktiflerin erimesinin önlenmesi ve alacaklılar arasındaki menfaat dengesinin sağlanması bakımından hukuken ve ekonomik açıdan en uygun çözüm niteliğinde olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesinin 03.06.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Talep, mühlet kararı verilen borçlu şirket aleyhine başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, rehinli araçların satışına izin verilmesi isteğine ilişkindir.Mahkemece, talep reddedilmiş, alacaklı banka vekili ara kararı istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; konkortadota talep şirkete ait rehinli aracın paraya çevrilmesi için yapılan takipte, rehinli aracın satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK'nın 295. maddesi; "Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.(Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir.Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmünü düzenlemektedir.İİK'nın 295/2. fıkrasında 297/2. maddesine yapılan atıf nedeniyle Mahkeme rehinli malın satışına izin verilmesi talebi hakkında karar vermeden önce komiserin görüşünü almak zorundadır.Somut olayda, Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece Mahkemesince komiser görüşü alınmıştır.26/05/2026 tarihli komiser heyeti raporunda; davacı .... Şti. adına kayıtlı ... plakalı 2017 model ... marka aracın, konkordato ön projesinde "..." hesabı altında topluca yer aldığı, projenin uygulanması için zorunlu bir kullanım amacı ile gösterilmediği ve konkordato kaynağı olarak satışının planlanmadığının tespit edildiği, aracın güncel durumu itibariyle davacı şirketin faaliyet mahallinde mevcut, çalışır halde ve teknik olarak iyi durumda olduğu; 20.08.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre 870.600,00 TL olarak belirlendiği, araç üzerinde alacaklı ... T.A.Ş. lehine 14.04.2022 tarih ve 212.000,00 TL bedelli menkul rehni tesis edildiği, alacağın sadece 212.000 TL tutarlı kısmının rehinle güvence altına alındığı, şirketin alüminyum profil ile alüminyum mamul imalat ve pazarlamasına yönelik faaliyet konusu dikkate alındığında, bu aracın personel ulaşımı, müşteri ziyaretleri, saha gezisi ve benzeri yardımcı işler için kullanılabileceğinin değerlendirildiği, bu çerçevede, heyetlerine verilen bilgide, aracın şirket faaliyeti konusunda kullanıldığının ifade edildiği, aracın satışı üzerine şirketin kiralama yoluyla araç tedarik etmesi halinde aylık yaklaşık 40.000 TL kiralama bedelinin söz konusu olacağı yönünde görüş bildirmiştir.Buna göre söz konusu aracın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılmasının öngörüldüğü anlaşıldığından, Mahkemece İİK'nın 295/2 fıkrasında belirtilen koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, aracın satışına izin verilmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi ara kararında hukuka aykırılık bulunmadığından müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/605 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 03/06/2026 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun bulunduğundan müdahil banka vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları müdahil banka tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Müdahil banka tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.09.07.2026