Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde önceki kararın bozulmasıyla yeniden görülen, trafik kazasında yaralanan yayanın davalı araç sürücüsü, sahibi ve sigorta şirketinden talep ettiği maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Bu tazminat davası, bir trafik kazasında yaralanan yayanın, kaza yapan aracın sürücüsü, sahibi ve sigorta şirketine karşı haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının tazmini talebiyle açtığı bir davadır; davacı, aracın asli kusurlu olduğunu ileri sürerek kazanç kaybı, tedavi giderleri ve manevi tazminat isterken, davalılar yayanın dikkatsizliği ve kendi kusuru nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini iddia ederek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALI : 3- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ: Mahkememizden verilen 13/04/2023 tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı'nin Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILARAK, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 47 yaşında olduğunu, etliekmek ve restaurant işlettiğini, evli ve üç çocuk babası olduğunu, aylık gelirinin 35.000,00-TL cıvarında olduğunu, müvekkilinin 08/03/2021 tarihinde ... Mah. ... Cad. ... halinin karşısında yer alan göbek kısmının sağ tarafında yolun kenarında yaya olarak yürüdüğü sırada sürücüsü davalı ... , maliki davalı ... olan ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı aracın müvekkilinin sağ dizine çarptığını ve müvekkilinin bu çarpmanın etkisi ile sağ omuzunun üzerine düştüğünü, kaza neticesinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasından yürütülen soruşturma kapsamında alınan Adli Tıp kusur raporunda ... Plakalı aracın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sağ dirseğinin kaza neticesinde parçalandığını, aynı gün ameliyata alındığını, dirseğine uzun bir pilatin takıldığını ve üç gün hastanede yattığını, doktor raporunda müvekkilinin BTM ile giderilmez şekilde yaralandığının belirtildiğini, müvekkilinin tedavi sürecinin uzun sürmesi sebebiyle ciddi anlamda tedavi masraflarının ortaya çıktığını, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi ile uzlaşma sağlanamadığını, akabinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak görüşmelerde yine olumlu sonuç alınamadığını, bu nedenlerle müvekkilinin işbu kaza nedeniyle yaralanması neticesi oluşan kazanç kaybına ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL kazanç kaybı, 100,00-TL çalışma gücünün azalması veya kaybından doğan zarar, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 100,00-TL bakıcı gideri, 100,00-TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararların kaza tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve kaza nedeniyle davacının yaralanması neticesinde oluşan manevi zararın tazmini olarak 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza yapan ... Plakalı aracın adına resmiyette kayıtlı olmasına karşın aracın adına tescil edildiği tarihten bu yana Konya ili merkezinde bulunduğunu, söz konusu kazanın ve aracın bilgisi dışında trafikte seyir ettiğini, ancak olay mahallinde görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda davacının yaya geçidini kullanmadığını, iki elinin cebinde olmasından sebep yere düştüğünü, bunu gören sürücünün durup davacıya yardımcı olduğunu, hatta hastaneye götürdüğünü, yardımcı olmasının sebebinin kazaya sebebiyet vermesinden kaynaklanmadığını, davacının hastanede yakınlarına ve kazayı yapan ... "kusura bakmayın dalgındım, birden panik ettim düştüm, sizin herhangi bir kusurunuz yok" ifadelerini kullandığını, ancak davacının daha sonra çevresindeki kişilerin tavsiyeleri üzerine iş bu davayı ikame ettiğini, bu nedenlerle haksız olarak masumiyet karinesi sergileyen ve tamamen kusurlu olan davacının davasının reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde kusurunun bulunmadığını, müvekkili ... ''un kullandığı araçla komşusu ... ve oğlu ... ile beraber ... Sitesi'ne gitmek için eşinin yiğeni olan diğer müvekkili ... aracıyla yola çıktığını, müvekkillinin kontrolündeki araç ile olay yerine geldiklerinde, müvekkilinin tüm trafik kurallarına uygun şekilde döner kavşağa girdiğini, o anda araçlara ait yolda eli cebinde yürüyen, davacı ... müvekkilinin aracına temas edince korkarak kendisini geri attığını ve yaralandığını, yere düşen davacının yanına gidip müvekkili ... tarafından nasıl olduğunu sorduklarında ise davacının "dalgın olduğunu ve aracı görmediğini" söylediğini, davacının kolunun ağrıdığını söylemesi üzerine, müvekkili ... davacıyı hemen en yakın hastaneye götürdüğünü, müvekkilinin davacıyı hastaneye götürürken yanında ... ve ... da bulunduğu ve olaya yakınen tanıklık ettiklerini, müvekkilinin davacıyı hastaneye götürdükten sonra bir süre yanında beklediğini ve olayın ertesi günü tekrar davacıyı ziyaret ettiğini, bir ihtiyacı olup olmadığını sorduğunu ve davacının da herhangi bir ihtiyacının olmadığını, hatanın kendisinde olduğunu söylediğini, kazadan sonra davacının şikayetçi olmadığını ve hiçbir şey talep etmediğini, davacının sigorta şirketinden ve müvekkillerinden kötü niyetli olarak tazminat alma çabası içinde olduklarını, davaya konu ceza yargılamasının halen devam ettiğini, davacının delil olarak mahkemeye sunmuş olduğu Adli Tıp kusur raporunun eksik ve yetersiz inceleme neticesi düzenlendiğini, bu nedenle müvekkili ... tarafından Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasına itirazda bulunduğunu, ancak halen değerlendirilmediğini, ayrıca Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasına sunulan 14/07/2021 tarihli bilirkişi raporunun, bilirkişi tarafından kanunen ve Yargıtay'ın içtihatlarında da belirtiliği standartlar çerçevesinde hazırlanmış olan çok titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu, soruşturma dosyasındaki 14/07/2021 tarihli raporda olay yerinde yaya yolu olduğu, davacının yaya yolunda yürümemesi nedeniyle trafik kurallarını ihlal ettiği ve müvekkili ...'un herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediğinin açıkça belirtildiğini, davacının taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu ve bu dava ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı davanın reddini yargılama gideri ile vekalet ücretin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... Plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 17/01/2021-2022 vadeli ... no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin poliçe limiti ile sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada tarafların kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasında CMK 253/19 maddesi uyarınca uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını, dava konusu kaza ile ilgili olarak ceza ve soruşturma dosyalarının celbini, söz konusu kazada hatır taşımacılığı yahut müterafik indirim sebebinin bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesini, davacının maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınmasını, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik dönemine ilişkin bakıcı giderleri taleplerinin teminat dışı olduğunu, yine bakıcı giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, davacının Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından herhangi bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, tarafların kusur durumu ile davacının maluliyet durumu belirlendikten sonra dosyanın hesaplama amacıyla aktüerya bilirkişisine teslimi ile rapor alınmasını, müvekkili sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yine davacının talebinin haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğunu, davacı yan ile müvekkili şirket arasında ticari yahut sözleşmesel ilişki bulunmadığını, dolayısıyla avans faizi taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, kazaya karışan araca ait trafik kayıtları, davacıya ait hasta takip dosyası ve belgeler, sigorta şirketine ait poliçe ve hasar dosyaları, gerçek kişilerin nüfus kayıt örneği, tarafların sosyal ekonomik durumları, SGK kayıtları, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, Arabuluculuk Tutanağı, Konya . Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, Karayolları Fen Heyeti Tarafından düzenlenen kusur raporu ve tüm belgeler dosya arasına alınmıştır.Mahkememiz dosyasından Ankara Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak; Karayolları Fen Heyetin'den teşekkül edecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile rapor alınmasına, raporda ceza dosyasına sunulan rapor ve tüm belgelerinde tetkik edilerek çelişkileri de giderir mahiyette tarafların kusur durumunun oransal (yüzdelik) olarak tespiti ile rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.Karayolları Fen Heyeti tarafından düzenlenen 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı yaya ...'in meydana gelen olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... , olayda kusurunun olmadığı rapor edilmiştir. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasına sunulan 14/07/2021 tarihli adli trafik bilirkişisi raporunda da davacının kusurlu olduğu, davalı ... ise kural ihlalinin bulunmadığı rapor edilmiştir.Yine aynı soruşturma dosyasına sunulan Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 04/11/2021 tarihli raporunda ise bu defa davalı ...'un asli, davacının ise tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.Dolayısı ile soruşturma dosyasına sunulan çelişkilerin olduğu raporlardaki bu mubayenetin giderilmesi bağlamında dosyamızda Karayolları Fen Heyetinden rapor alınarak çelişkiler giderilmiş ve sunulan rapor hükme mesnet alınmıştır.Mahkememiz 13/04/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "...1-)Davacının davasının REDDİNE, 2-)Sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına, Dair; davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.'' şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 13/04/2023 tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak; ''...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik,tedavi , bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Tespit Tutanağı, soruşturma aşamasında trafik bilirkişi raporu,Ankara trafik ihtisas dairesi raporu , ceza mahkemesinde alınan İTÜ den alınan raporlar ile mahkemece alınan Karayolları Fen Heyeti raporu arasındaki çelişkiler bulunduğu,Mahkemece alınan Karayolları Fen Heyeti raporunda ceza mahkemesinde alınan İTÜ raporu irdelenmediği iki rapor arasında çelişki bulunuğu çelişkileri giderir, davalının itirazlarını da karşılayacak biçimde Karayolları Fen Heyeti raporu ile İTÜ'den alınan raporlar arası çelişkinin giderilmesi için ODTÜ den oluşturulacak 5 kişilik heyetten rapor alınması gerekli olduğundan buna yönelen itirazın kabulüne karar verilmiştir. Bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerden ötürü kabulü ile sair yönleri incelenmeyen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" gerekçeleri ile kaldırılmış, Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar ilamı dikkate alınarak;Konya .Asliye Ceza Mahkemesine ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizin 29/02/2024 tarihli duruşmasında Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda kusura ilişkin dosya arasında mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderir ve davalının da itirazlarını kapsar mahiyette rapor tanzim edilmesi için ODTÜ'den oluşturulacak beş kişilik heyetten rapor aldırılmasına karar verilmiştir.Prof. Dr. Makine mühendisi ... , Prof. Dr. Makine mühendisi ... , Prof. Dr. Makine mühendisi ... , Prof. Dr. Makine mühendisi ... ve Prof. Dr. Makine mühendisi ... mahkememize sunmuş olduğu 27/06/2024 tarihli beş kişilik bilirkişi heyetinin raporunda özetle; 07.09.2020 tarihli "Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar" başlıklı Duyurunun 27. maddesindeki "Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/ali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamayacağını, aksi yöndeki tutum, bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder" şeklindeki bildirimleri de esas alınarak, yukarıdaki değerlendirmeleri ışığında; Taşıtlara ayrılan yolda yaya olarak hareket eden davacı ... dava hususu olayın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'a kıyasla ETKİNLİĞİNİN DAHA YÜKSEK olduğunu, yol üzerinde bulunan yayayı fark etmeyen ya da kontrollü olarak dönüşünü tamamlamadığı ve tehlike anında korna ve fren gibi tedbirleri zamanında uygulamadığı anlaşılan davalı sürücü ...'un dava hususu olayın meydana gelmesinde davacı ...'e kıyasla daha az etkin olduğu heyetin kanaatini olduğunu, raporda yer verilen yasa ve yönetmelik maddelerinin hukuki yorum niteliğinde olmayıp, olayın meydana gelmesine etkili olan hususlara ilişkin mevzuata aykırılıkların neler olduğunun gösterilmesi amacıyla kullanıldığını bildirir rapor sunmuşlardır.Prof. Dr. Makine mühendisi ... , Prof. Dr. Makine mühendisi ... , Prof. Dr. Makine mühendisi ... , Prof. Dr. Makine mühendisi ... ve Prof. Dr. Makine mühendisi ... mahkememize sunmuş olduğu 17/07/2025 tarihli beş kişilik bilirkişi heyetinin EK raporunda özetle; Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler kurulumuzca ayrıntılı şekilde incelenmiş ve kök raporda detaylı olarak verildiğini, görevlendirme konusu kapsamında değerlendirildiğinde; taşıtlara ayrılan yolda yaya olarak hareket eden davacı ... ’in dava hususu olayın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’a kıyasla etkinliğinin daha yüksek olduğunu, kusur oranının %75 olduğunu, yol üzerinde bulunan yayayı fark etmeyen ya da kontrollü olarak dönüşünü tamamlamadığı ve tehlike anında korna ve fren gibi tedbirleri zamanında uygulamadığı anlaşılan davalı sürücü ...’un dava hususu olayın meydana gelmesinde davacı ... ’e kıyasla daha az etkin olduğu, kusur oranının %25 olduğunu bildirir rapor sunmuşlardır.Mahkememizin 14/10/2025 tarihli ara karar ile dosyanın Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca mahkememize sunulan 26/12/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; Sürücü ...'un %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğunu, yaya ... ise %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor sunmuşlardır.Mahkememizin 20/11/2025 tarihli duruşma zaptı ile dosyanın maluliyet raporu aldırılmak üzere ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkememize sunulan 09/12/2025 tarihli davacı yönünden ATK raporunda özetle; Davacı ... in 08.03.2021 tarihinde uğradığı trafik kazası neticesinde yaralandığı, sağ radius ve ulna proksimal uç kırığı geliştiği, 05.12.2025 tarihinde yapılan muayeneleri sonucunda sağ kolda 0,5 cm atrofi olduğu, sağ dirsek ve el bileğinde hareket kısıtlılığı geliştiği, bu arızaların kaza ile illiyet bağının olduğu, şahsın ... doğumlu olup olay tarihinde 46 yaşın içerisinde olduğu, şahsın meslek grup numarası bildiriimemekle birlikte grup 1 (düz işçi) olarak kabul edildiğinde; 1-11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre;Grt1 VII 12Ba 7A= %11 takdiren bir bölü ikisi alındığında % 6 olduğu,Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %6.3 (yüzdealtinoktaüç) olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu,2-20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; Kişinin sağ el bileği ve dirsek hareket kısıtlılığı arızası için (Kas İskelet Sistemi-Üst Ekstremite- Şekil 2.6, Şekil 2.7, Şekil 2.8, Şekil 2.9 ve Tablo 2.3 e göre) sürekli iş göremezlik(kalıcı sakatlık) oranının % 5 olduğu,Kişinin sürekli iş göremezlik oranının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre ve 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ayrı ayrı düzenlendiği, yönetmelik farklılığından dolayı sürekli iş göremezlik oranının farklı çıktığı,3- Mevcut arızasının iyileşme süresinin 4(dört) ayı bulacağı, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir .getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği; bu sürenin ilk 1 (bir) ayında. bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararının 08.03.2021 -08.04.2021 tarihleri arasında (3.577,50 TL / 30 gün) = 3.577,50 TL olarak değerlendirildiği,4- Kişide. dosya. kapsamında: fatura edilmiş SGK, tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.masrafların olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler tam olarak bilinmediğinden, kişi yararının ağırlıklı ölçüsü, yapılan ameliyat sayısı, tedavi, kişinin yerleşim yerine ve hastaneye olan uzaklığı, dikkate alındığına ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığından sağlık giderlerinin 4.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, (bu tutarın 1.000,00TL si ulaşım gideri, 3.000,00TL si refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiğini, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı) bildirir rapor sunmuşlardır.Mahkememizin 26/02/2026 tarihli ara karar ile dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.Mahkememize sunulan 30/03/2026 tarihli mahkememize sunulan AKTÜERYA bilirkişi raporunda özetle; 08.03.2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 4 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 1 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan, iyileşmesi sonrası tüm vücut fonksiyonundan kısmen kaybederek % 5 oranında engelli hale gelen ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek% 6,3 oranında malul kalan davacı ... 1-)08.03.2021 — 08.07.2021 Tarihleri Arası 4 aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 3.013,72 TL olduğunu, 2-)Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının,a-)09.07.2021 — 15.06.2051 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı % 5 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre; 115.519,91 TL,b-)09.07.2021 — 02.11.2046 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %6,3 maluliyet oranı ve PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre; 121.044,54 TL,3-)08.03.2021 — 08.04.2021 Tarihleri Arası 1 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının; 894,38 TL,4-)Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının — ; 1.000,00 TL, 5-)Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Maddi Zararının ; hesaplanamadığını bildirir rapor sunmuştur.Huzurda açılan dava; cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede;Uyuşmazlığın çözümü bakımından taraflar arasındaki en temel ihtilaf, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımına ilişkindir.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Mahkememizce ilk yargılama sırasında Karayolları Fen Heyetinden alınan rapora göre davacının tam kusurlu olduğu değerlendirilmişse de; İstinaf Mahkemesi kaldırma kararında açıkça; çelişkinin giderilmesi amacıyla ODTÜ öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği ifade edilmiştir.Mahkememiz HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırma kararının gerekçesi ile bağlı olduğundan istinaf ilamı doğrultusunda ODTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Raporda oran belirtilemeyeceği bildirildiğinden mahkememizce dosya bu sefer ATK'ya gönderilmiş ve ATK tarafından ceza dosyasına da aynı kurumca sunulduğu şekilde davalının asli kusurlu (%75) yönünde ODTÜ raporuyla çelişkili rapor tanzim edilmiştir. Ne var ki müstemir yetkili hakim değişikliği sonucunda dosyanın yeniden ele alınmasında; mahkememizin istinaf ilamı ile bağlı olması, ODTÜ heyetinden usulüne uygun şekilde rapor alınmış olması, ceza dosyasında zaten ATK'nın raporunun bulunuyor olması, kaldırma kararı verilirken ATK raporunun ceza dosyası içeriğinden görülmüş olması ve buna rağmen ODTÜ'den rapor alınmasının istenmesi ile kesinleşen ceza davasında da mahkememizce ODTÜ'den aldırılan rapora itibar edilerek karar verilmiş olması nedeniyle bu kez ODTÜ heyetinden kusur dağılımının oransal olarak gösterir şekilde rapor sunulması istenmiş ve hükme esas alınmıştır. Bahsedilen raporun hükme esas alınmasının az önce anlatıldığı gibi usuli gerekçeleri olduğu gibi esasa ilişkin olarak da gerekçeleri bulunmaktadır. Şöyle ki;ATK tarafından düzenlenen raporda davalı sürücünün "yolun en sağında yürümekte olan yayayı dikkate alarak seyrini kontrollü ve müteyakkız şekilde sürdürmeyip sağa dönüşe geçerek yolun sağındaki yayaya tedbirsizce çarpması" nedeniyle asli kusurlu olduğu belirtilmişse de; davacının taşıt yolu üzerinde ne kadar mesafede yürüdüğü, kaldırımın fiilen kullanılabilir olup olmadığı, davacının uzun süre taşıt yolu üzerinde bulunmasının sürücünün görüş alanına etkisi, davalının kavşağa yaklaşma hızı ve dönüş manevrası sırasında yayanın hangi noktada görülebileceği, çarpışmanın hangi kısımda meydana geldiği, yayanın taşıt yolu içerisindeki konumunun kazanın meydana gelmesine etkisi hususları teknik olarak tartışılmamış ve doğrudan sonuç kısmına geçilerek oran belirlendiği görülmüştür. Mahkememizce bu şekilde hazırlanan bir rapora itibar edilmesi mümkün değildir.Buna karşın ODTÜ heyetinden alınan raporda; olay yerindeki kaldırımın mevcut ve kullanılabilir olduğu, davacının buna rağmen taşıt yolu üzerinde yürüdüğü, çarpışmanın kavşakta sağa dönüş manevrası sırasında meydana geldiği, taşıtlara ayrılan yolda yaya olarak hareket eden davacının eylem ve davranışlarının kazanın oluşumunda etkinliğinin daha fazla olduğu açıkça değerlendirilmiştir. Nitekim işbu rapora ceza mahkemesince de itibar edilmiştir. Bu nedenle mahkememizce ODTÜ heyetinin raporuna itibar edilmiştir.Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede; Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır. Mahkememizce bu yönde aldırılan ATK raporunun gerekçeli, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan belirlemelere itibar edilmiştir.Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;Mahkememizce bu yönde aldırılan aktüerya raporlarının gerekçeli, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan belirlemelere göre TRH 2010 tablosuna göre yapılan hesaplamalara itibar edilmiştir.Ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar talebi yönünden yapılan değerlendirmede;Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre ekonomik geleceğin sarsılması zararı; özellikle bedensel zararın, kişinin çalışma gücü kaybından bağımsız olarak mesleki kariyerini, yükselme imkanını, meslek seçimini veya ekonomik geleceğini somut biçimde olumsuz etkilediğinin ispatlandığı istisnai hallerde söz konusu olabilecek olup, bu zarar varsayıma dayalı olarak kabul edilemez. Çalışma gücü kaybı nedeniyle hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatı içerisinde, kişinin gelecekteki kazanç kaybı zaten dikkate alınmaktadır. Aynı olguya dayanılarak ayrıca ekonomik geleceğin sarsılması tazminatına hükmedilmesi mükerrer tazminat sonucunu doğuracaktır.Dosyada davacının mesleğini tamamen bıraktığına, meslek değiştirdiğine, işyerini kapattığına, kariyer veya ticari geleceğinin çalışma gücü kaybından bağımsız olarak ayrıca ve somut şekilde olumsuz etkilendiğine ilişkin dosyada objektif ve somut deliller bulunmamaktadır. Bu nedenle bu talebin reddine karar verilmiştir.Davalı sigortanın, geçici iş göremezliğin, tedavi giderlerinin ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğuna ilişkin itirazı yönünden yapılan değerlendirmede;01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, 2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişikKarayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir.Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. (Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: ... ) Yine taraflar arasında düzenlenmiş olan Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez.ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2020 TARİHLİ RESMİ GAZETDE YAYINLANA 17/07/2020 TARİHLİ VE ... E ... K SAYILI KARARINA GÖRE 6704 SAYILI KANUNU 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA " İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN "VE GENEL ŞARTLARDA" İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.Bu halde davalı tarafın geçici işgörmezlik, tedavi giderleri ve bakıcı tazminatının teminat dışı olduğuna yönelik itirazları yerine değildir.Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Somut olayda, müterafik kusur indirimini gerektirir bir durum bulunmamaktadır.Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, kusur raporu ve adli tıp raporu, davacının yaralanma bölgeleri, sonrasında ortaya çıkan zararlar sebebiyle duyduğu manevi acı ve kazanın meydana geldiği tarihteki yaşı, kusur durumu da dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 25/02/2022 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;(a) Davacının 08/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 115.519,91 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Ölüm/Sakatlanma Limiti: 430.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 25/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACI ...'e VERİLMESİNE, (b) Davacının 08/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 3.013,72 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 430.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 25/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACI ...'e VERİLMESİNE, (c) Davacının 08/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 1.000,00 TL tedavi gideri maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 430.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 25/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACI ...'e VERİLMESİNE, (d) Davacının 08/03/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 894,38 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (Tedavi/Sağlık Limiti: 430.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 25/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak), DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ (tahsilde tekerrür olmamak kaydyla) İLE DAVACI ...'e VERİLMESİNE, (e) Davacının ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarar talebinin REDDİNE, 2- Davacı ...'in MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE;-50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte DAVALILAR ... ve ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.691,94-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 862,42 -TL peşin harç, 2.049,78 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 8.729,74-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin (120.428,01/170.428,01) oranında hesaplanan 6.168,62TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna),4-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından karşılanan 80,70-TL başvurma harcı, 862,42-TL peşin harç, 2.049,78 TL ıslah harcı ve 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 3.484,90TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (120.428,01/170.428,01) oranında hesaplanan 2.462,50 TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna),6-Davacılar tarafından karşılanan 2.355,50-TL posta ve tebligat gideri, 23.600,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 5.603,70-TL NEÜ fatura gideri ve 11,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 31.570,70-TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan (170.428,01/170.528,01) 31.552,19TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (120.428,01/170.428,01) oranına göre 22.295,44 TL'den diğer davalılar ile birlikte sorumlu olduğuna,diğer davalılar ... ve ...'un tamamından sorumlu olduğuna), bakiyesinin davacının üzerinde bırakılmasına,7-Davalılar ... ve ... tarafından sarfedilen 11,50-TL vekalet harcı giderinin haklılık oranına (100/170.528,01) göre hesaplanan 0,01TL'nin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 8-Davalı ... Sigorta şirketi tarafından sarfedilen 11,50TL vekalet harcı giderinin haklılık oranına (100/170.528,01) göre hesaplanan 0,01TL'nin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine, 9-Maddi tazminat davası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Maddi tazminat davası yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,11-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre manevi tazminat yönünden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,12-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 04/06/2026Katip Hakim