Danıştay, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının HTS kayıtları ve ankesörlü aramalarla sabit görülmesi üzerine göreve iade talebini reddeden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacının, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile özlük ve parasal haklarının iadesi talebiyle açtığı davada, idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesinin ret kararları, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılanması neticesinde elde edilen, örgüt toplantılarına katılımı, örgüt evinde sorumluluk üstlenmesi, örgüt imamıyla yoğun iletişim ve ankesörlü telefon aracılığıyla örgütsel bağlantılarını sürdürdüğünü gösteren somut deliller doğrultusunda FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının sabit görülmesi nedeniyle hukuka uygun bulunarak temyiz başvurusu reddedilmiş ve bölge idare mahkemesinin kararı onanmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/4181Karar No : 2025/6557 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanağının bulunmadığı, terör örgütü ile hiçbir bağının bulunmadığı, hakkındaki iddiaların doğru olmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, konu, sebep ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık ...’in örgüt menfaatleri ve ideolojisi doğrultusunda polis okulu döneminde toplantılara katıldığı, silahlı terör örgütünün örgüt abileri tarafından takibinin bir sonraki abiye bırakıldığı, İstanbul ilinde örgütün bekar evinde kaldığı, ev sorumlusu olduğu, sanığın polis meslek yüksek okulunda öğrenim gördüğü dönemde kullandığını beyan ettiği cep telefonu (GSM) hattı üzerinden yapılan HTS incelemesinde, sanığın o tarihte örgüt imamı olduğu tespit olunan ve bu yönde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında beyanda bulunan A.K'nın kullandığı tespit olunan operasyonel hat ile çok sayıda ortak baz verisinin olduğu, Bilecik ilinde ... Mahallesi, ... Bulvarı, ... Köyü ve ... Köyünde yer alan etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunan şahısların daha önce teşhis ve tespit ettiği üç farklı adreste, bu toplantılara katıldığı tespit olunan şahıslar ve örgüt imamları ile ortak baz bilgisinin mevcut olduğu, sanığın A.K'nın kullandığı tespit olunan operasyonel hat ile toplamda 8 arama ve 16 aranma şeklinde iletişim kaydının tespit olunduğu, bu suretle de sanığın Polis Meslek Yüksek Okulu mahrem imamı olan şahısla çok sayıda görüşme gerçekleştirdiği ve bir araya geldiğinin tespit edildiği, sanığın kullandığı GSM hatları üzerinde ankesörlü telefonlar üzerinden aranıp aranmadığı hususunda yapılan incelemede ise 2012-2013 yılları arasında Bilecik ilinde yer alan ankesörlü telefonlardan arandığının tespit edildiği, aramanın sanığın görev yeriyle uyumlu olduğu, bu suretle de sanığın örgütsel bağlantılarını devam ettirdiğinin anlaşıldığı,..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.