Bölge Adliye Mahkemesi, haksız fiilden kaynaklanan yangın sonrası davacının ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat eksikliği nedeniyle reddine dair karara yapılan istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Bu hukuki belge, davacının, işyerinde meydana gelen ve davalıların ihmali sonucu çıktığını iddia ettiği yangın nedeniyle açtığı tazminat davasında, davalıların mal kaçırma girişiminde bulunabileceği endişesiyle talep ettiği ihtiyati haciz başvurusunun Ticaret Mahkemesince "alacağın varlığı ve miktarına ilişkin yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığı" gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin ön inceleme sürecini ve tarafların bu konudaki argümanlarını detaylandırmaktadır; davalılar ise yangının kendi kusurlarından kaynaklanmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu ve davacının kendi kusuru bulunduğunu savunarak talebin reddini istemektedir.

T.C. ... BAM ... DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../...

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : .../...
KARAR NO : .../...
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : .../...
KARAR NO : ---
KARAR TARİHİ : .../... (Ara karar)
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : .../... (Davacı)
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-... ... -
2-... ... -
VEKİLİ : Av.
: ... -
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
B.A.M. KARAR TARİHİ : .../...
KARAR YAZIM TARİHİ : .../...
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mahallesi ... Caddesi No:... ..., ... adresinde madeni yağlar ve otomotiv yedek parçaları ve sarf malzemeleri ticareti yaptığını, müvekkilinin ... numaralı dükkanlardan 2 numaralı dükkanın maliki, diğer dükkanların ise kiracısı olduğunu, müvekkilinin iş yerinde ....... tarihinde yangın çıkması sonucunda müvekkilinin dükkanı ve işletmesinde bulunan bütün emtia, demirbaş, makine ve ekipmanların yanarak kullanılamaz hale geldiğini, söz konusu yangın davalıların kusuru, ihmali ve sorumsuzluğu nedeniyle meydana geldiğini, yangının çıkış noktasının ... Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın raporunda davalılara ait ... isimli iş yerinde yakılan sobanın borusunun müvekkiline ait dükkanın havalandırma şaftına uzatılması ve soba borusundan çıkan kıvılcımların müvekkilinin iş yerine sıçraması sebebiyle meydana geldiğinin belirtildiğini, müvekkilinin davalıların uzun yargılama sürelerine güvenerek mal kaçırma girişiminde bulunabileceği hususunda çevre esnaftan duyumlar aldığını, ayrıca davalıların çıkan yangın sebebiyle oluşan zarardan ve tazminattan sorumluluklarının farkında olmalarına rağmen müvekkili ile zararın giderilmesi için hiçbir müspet davranışta bulunmadıklarını, aksine müvekkilinin bu konuda sitemde bulunmasına karşılık kayıtsız kaldıklarını, ihtiyati haczin şartlarının İİK 257. maddesinde düzenlenmiş olduğunu, öncelikle tedbir niteliğindeki ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalıların menkul ve gayrimenkullerinin, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında toplam dava değeri üzerinden ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf dosyaya sunmuş olduğu bilirkişi raporları doğrultusunda yangının müvekkilin maliki, diğer davalıların kiracı bulunduğu taşınmazdaki soba borusunun baca çıkışı yerine havalandırma boşluğuna verilmesinden kaynaklandığını iddia etmişse de bu hususun taşınmazların mimari projeleri ile birlikte bilirkişilerce irdelenmesi gerektiğini, meydana gelen zararın, yapının yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki eksiklikten değil de başka bir sebepten kaynaklanmışsa, TBK m. 69/I uygulanamayacağını, müvekkilin maliki olduğu taşınmazın yapımında bir bozukluk veya bakım eksikliği bulunmadığından, davacıda meydana gelen zarara ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, somut olay kapsamında müvekkil maliki olduğu dükkanları diğer davalılara yapısında ve bakımında herhangi bir bozukluk veya eksiklik olmadan eksiksiz bir şekilde kiraya vermiş olduğunu, davacının kusuru bulunmadığını, davacı tarafın, meydana gelen yangın sebebiyle olay sonrası yaşadığı psikolojik bunalım ve manevi çöküntü nedeniyle ... TL manevi tazminat talebinde bulunmuşsa da bu talebin de reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, davanın sorumlu 3. Kişilere ihbar edilmesi gerektiğini dava dilekçesinde yer alan bu iddialar, teknik gerçeklikten tamamen uzak, varsayıma dayalı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yangının müvekkillere ait sobadan kaynaklandığı iddiası gerçek dışı ve teknik olarak imkânsız olduğunu, bilirkişi raporlarının hatalı ve bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını, davacının iddia ettiği zararın oluşmaması için gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğini, bu nedenle kusurunun bulunduğu ve iddialarını ispat yükü altında olduğu açık olduğunu, davacının zarar gören emtialarının yeri belirsiz olduğunu, davacının sigorta şirketi davacının zararını karşılamamış olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının müvekkil yönünden tamamen reddine, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece; alacağın varlığı ve miktarına ilişkin yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu bu karar hukuka aykırı olmakla müvekkilin telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasına sebebiyet verebileceğini, davalıların sebep olduğu haksız fiil (yangın) neticesinde müvekkilin uğradığı zararın maddi boyutu tam ve net olarak tespit edilememekle birlikte dava dilekçesinde harca esas olarak belirtilen dava değerinden çok daha fazla olduğunu, bu hususun dilekçe içeriğinde belirtilen zarar kalemlerinden ve dilekçe ekindeki olay yeri fotoğraflarından dahi anlaşılabilmekte olduğunu, müvekkilin işletmesinin toplam alanının yaklaşık 470m2 civarında olduğu ve tamamının yanarak kül olduğunu, olay anında ve sonrasında çekilen fotoğraflara bakıldığında açık bir şekilde görülebilmekte olduğunu, Ayrıca itfaiye raporunda yazılan ve zayi olduğu belirtilen demirbaş ve emtia miktarına bakıldığında, zararın boyutunun, harca esas gösterilen miktardan çok daha yüksek olduğunun kuşkusuz anlaşılabilmekte olduğunu, her ne kadar ilk derece mahkemesi red gerekçesinde ''Alacağın varlığı ve miktarına ilişkin yaklaşık ispata elverişli delil bulunmadığı'' yönünde değerlendirme yapmışsa da dosyada bunun aksini gösteren raporlar ve olay yeri fotoğrafları mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle; müvekkilin daha fazla zarara uğramaması adına ve davalıların mal kaçırma ihtimali de göz önünde bulundurularak ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılarak davalıların menkul ve gayri menkul mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava; haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemenin ilk fıkrası şu şekildedir: "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." Kanun koyucu bahsi geçen düzenlemede ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan şartları düzenlemiştir. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.
Kanun koyucu düzenlemeyi yaparken taraflar arasındaki menfaat dengesinin korunması ve aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın tedbir süresince doğabilecek zararlarının tazmini amacıyla teminat müessesesini getirmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 259.maddesinde ihtiyati haciz kararı neticesinde aleyhine tedbir uygulanan borçlunun haklı çıkması durumunda doğması muhtemel zararların tazmin edilmesi amacıyla mahkeme tarafından uygun görülecek bir teminatın yatırılması düzenlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca taraflar arasında menfaat dengesi kurulmuş olacaktır. Ancak, davalının banka hesaplarına da sirayet eden haciz nedeniyle hesaplarıyla ilgili tasarrufu sınırlandığından, asgari düzeyde geçimini temin etmesi bakımından yalnızca araçlar ve taşınmaz mallar üzerine haciz konulması hacizde ölçülülük ilkesi bakımından hakkaniyete uygun olacaktır.
Somut olayda davacıların uğramış olduğu maddi manevi zararın tazmini amacıyla işbu dava açılmıştır. Maddi zarar bakımından gerek itfaiye raporu gerekse de, zarar tespitine ilişkin delil tespiti raporu ve davacının sunduğu kayıtlar dikkate alındığında maddi tazminat alacağının varlığına ilişkin yaklaşık ispatın mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Haksız fiil neticesinde, uğranılan zararın olay tarihi itibariyle muaccel olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Kanun koyucu tarafından 2004 sayılı İİK'da ihtiyati haciz bakımından belirlenen şartların oluştuğunun kabulü gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, maddi tazminata ilişkin dava değerinin %15'i teminat mukabilinde ihtiyati hacizde ölçülülük ilkesi dikkate alınarak davalının araç ve taşınmazları ile sınırlı olarak dava değerini aşmamak kaydıyla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabülü ile ilk derece mahkemesinin ara kararı usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince kaldırılarak, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği gibi, ihtiyati hacze ilişkin taleplerin ivedi işlerden olması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile ... Ticaret Mahkemesi'nin tarih ve .../... - null/null sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin dava dilekçesinde belirtilen ....-TL maddi tazminat dava değerinin %15'i oranında (....-TL) teminat karşılığında KABÜLÜNE,
b)Belirlenen teminatın davacı tarafından depo edilmesi halinde davalı tarafın üzerine kayıtlı araçlar ve taşınmaz malları ile sınırlı olmak kaydıyla ve dava değeri ile sınırlı olacak nitelikte ihtiyati haciz konulmasına,
2-İhtiyati haciz tesisine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
3-İstinaf eden tarafından ödenen istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin nihai kararda dikkate alınmasına,
5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere .../... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.....
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Katip ...
¸(e-imzalıdır)