Tahkim Şartlı Fuar Sözleşmesinde, Tek Taraflı Değişiklik ve Fesih Sonrası İcra Tehdidine Karşı İhtiyati Tedbir İstinaf Kararı.
Özet: Fuar katılımcısı bir şirket, organizatörün fuar tarihlerini tek taraflı ve iki kez değiştirmesi üzerine sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş; ancak organizatörün bedel iadesi yapmayıp aksine icra takibi tehdidinde bulunması karşısında, sözleşmede tahkim şartı bulunmasına rağmen, hakem heyeti teşekkül edene kadar geçecek sürede ticari itibarının telafisi imkansız zarar görmemesi adına hakkında icra takibi başlatılmaması ve ihtiyati haciz kararı verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir; bu talep ilk derece mahkemesince tahkimde yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçesiyle reddedilmiş, şirket ise istinaf başvurusunda hakem heyetinin oluşma süresi, etkin koruma ihtiyacı ve edimin imkansızlaşması nedeniyle yaklaşık ispatın gerçekleştiğini ve telafisi imkansız zararların doğma riskinin bulunduğunu ileri sürmüştür.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:2026/1060 EsasKARAR NO:2026/1096T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 4. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ:22/04/2026NUMARASI:2026/221 Esas D.İş, 2026/228 KararTALEP:İHTİYATİ TEDBİRKARAR TARİHİ:16/07/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep eden şirket vekili talep dilekçesinde; müvekkili ile karşı taraf arasında, Dubai'de düzenlenecek olan "..." fuarına katılım sağlamak amacıyla 17/02/2026 tarihinde bir Fuar Katılım Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca kararlaştırılan toplam bedelin 13.500,00 USD olduğunu, ancak fuar organizatörü olan karşı tarafın fuar tarihini tek taraflı olarak değiştirdiğini, fuar tarihinin ertelenmesi müvekkilinin tüm ticari stratejisini telafisi imkansız şekilde bozduğundan sözleşmenin müvekkili tarafından 16/03/2026 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshedildiğini, fesihten sonra karşı tarafça fuarın ikinci kez ertelendiğinin bildirildiğini, bu durumun karşı tarafın asli edimini ifa etme kabiliyetinin bulunmadığını ve fuarın gerçekleşme ihtimalinin fiilen ortadan kalktığını açıkça teyit ettiğini, karşı tarafın, sözleşmenin 6. ve 19. maddelerine dayanarak fuar tarihini tek taraflı değiştirme yetkisine sahip olduğunu ve bedel iadesi yapılmayacağını iddia ettiğini, ancak söz konusu maddelerin TBK.m.20-25 kapsamında genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, tacirler arasındaki sözleşmelerde dahi, bir tarafa tek taraflı değişiklik yetkisi veren ve dürüstlük kuralına aykırı olan bu kayıtların yazılmamış sayılması gerektiğini, karşı tarafın Gaziosmanpaşa ... Noterliğinin 19/03/2026 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile henüz vadesi gelmemiş sözleşme bedelini ve haksız cezai şartı talep ederek açıkça icra takibi tehdidinde bulunduğunu, sözleşmede tahkim şartı bulunmakla birlikte, HMK.m.414 uyarınca hakem heyeti teşekkül edene kadar geçici hukuki koruma talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, feshin ardından fuarın ikinci kez ertelenmesinin karşı tarafın edimini ifa edemeyeceğini ve müvekkilinin fesih kararındaki haklılığını yaklaşık ispat düzeyinde kesin olarak ortaya koyduğunu, haksız bir sözleşme maddesine dayanılarak başlatılacak bir icra takibi veya uygulanacak bir ihtiyati haczin, müvekkilinin bankalar nezdindeki kredibilitesini sarsacağını, ticari siciline işleneceğini ve devam eden uluslararası projelerini sekteye uğratacağını, yargılama sonunda müvekkilinin borçlu olmadığı anlaşılsa dahi bu süreçte uğranılan ticari itibar kaybının telafisinin mümkün olmayacağını belirterek müvekkili şirket hakkında icra takibi başlatılmaması ve ihtiyati haciz kararı verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesi 22/04/2026 tarihli karar ile; HMK'nun 414/3 maddesinin "Hakem veya hakem kurulunun yada taraflarca görevlendirilecek bir başka kişinin zamanında veya etkin olarak hareket edemeyecek olduğu hâllerde, taraflardan biri ihtiyati tedbir veya delil tespiti için mahkemeye başvurabilir." şeklinde düzenlendiği, somut olayda bu hususta talep eden tarafça bir delil belge sunulmadığı, hakem kurulundan alınan bir izin de olmadığı, tedbir uygulanmaması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına yada tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına dair de yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçelerine istinaden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde ihtiyati tedbir talep eden şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.İhtiyati tedbir talep eden şirket vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı bulunması ve HMK.m.414/3 uyarınca hakem kurulunun zamanında veya etkin hareket edemeyecek olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle talepleri reddedilmiş ise de,... tahkim sürecinin henüz başladığını, ancak hakem heyeti teşekkül edene kadar geçecek sürede karşı tarafın haksız icra takibi başlatma riskinin mevcut olduğunu, ayrıca bu süreçte muhtemelen ihtiyati haciz kararı alınacağının açık olduğunu, söz konusu hükümde belirtilen şartlar dairesinde mahkemeden ihtiyati tedbir istenebileceğinin açıkça düzenlendiğini, bu nedenle karşı tarafça gönderilen noter ihtarnamesi ile somutlaşan icra tehdidinin, derhal müdahaleyi gerektiren bir durum olduğunu ve... tahkiminde hakem heyetinin teşekkül etmesinin ortalama 3 ila 6 ay sürdüğünü, bu süre zarfında müvekkilinin haksız bir icra takibi ile karşı karşıya kalmasının "etkin koruma" ilkesini işlevsiz bırakacağını, fuar tarihlerinin tek taraflı ve iki kez değiştirilmesinin edimin ifasını imkansız hale getirdiğini ortaya koyduğunu, buna göre ise yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, telafisi imkansız zararların doğma riskinin mevcut olduğunu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesinin yaklaşık ispat kuralı ve ihtiyati tedbirin hukuki doğasına aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Talep, icra takibi başlatılmaması ve ihtiyati haciz kararı verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Değişik iş dosyası üzerinden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair tesis edilen karar talep eden şirket tarafından istinaf edilmiş olup uyuşmazlık, ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati tedbir 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun onuncu kısım birinci bölümünde "geçici hukuki korumalar" üst başlığı ile 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 389/1 maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ve yine Kanunun 390/3 maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükümlerini içermektedir. Anılan hükümlerde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ve talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi şartıyla uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartlarında biri, ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır (m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas, 2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi).Somut olayda, talep eden .... A.Ş. (katılımcı) ile karşı taraf .... Şti. (fuar temsilcisi) arasında 31/03/2026-02/04/2026 tarihlerinde Dubai'de düzenlenecek ... fuarına (..., ..., ...ve ... Fuarı) katılım konusunda 17/02/2026 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bedelinin 13.500,00 Euro olduğu ve 17/05/2026 tarihinde çek ile ödeneceği belirtilmiştir. Fuarın önce 30/06/2026 - 02/07/2026 daha sonra ise 08/09/2026 - 10/09/2026 tarihlerine ertelendiği e-mail yoluyla katılımcı şirkete (talep eden) bildirilmiş olup talep eden şirket, ilk erteleme tarihinden sonra 16/03/2026 tarihli ihtarname ile, edimin zamanında yerine getirilmemesi ve ticari planlamasının bozulduğundan bahisle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüştür. Karşı taraf şirket tarafından keşide edilen Gaziosmanpaşa ... Noterliğinin 19/03/2026 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ise, sözleşmenin talep eden şirket tarafından feshedilmesinin haksız fesih niteliğinde olduğu belirtilerek sözleşme bedeli ve cezai şart bedeli olan toplam 14.500,00 USD'nin 3 gün izinde ödenmesi ihtar edilmiştir.2004 sayılı İİK'nun 72/2 maddesinde; icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği düzenlenmiştir. Talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebi bu madde kapsamında değerlendirilmiş ise de, madde içeriğinden de anlaşılacağı üzere icra takibinin başlatılmaması ve ihtiyati haciz kararı verilmemesi şeklinde bir ihtiyati tedbire hükmedilmesi mümkün olmadığından bu gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece somut olaya uygun düşmeyen farklı gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden talep hakkında hüküm tesis edilerek talebin farklı gerekçe ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/221 Esas D.İş, 2026/228 Karar sayılı ve 22/04/2026 tarihli değişik iş kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden talep hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-Talep eden şirket vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları talep eden şirket tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,4-Talep eden şirket tarafından yatırılan istinaf harçları ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kaldırma sebebine göre kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.16/07/2026