İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden, Çin menşeli ve önceden kamuya mal olmuş ürünlerin yenilik ve ayırt edicilikten yoksun endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalının aydınlatma armatürleri için tescil ettirdiği endüstriyel tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliği taşımadığını, bu ürünlerin davalının tescil başvurusundan önce Çinli bir firma tarafından üretilerek kendi kataloglarında yer aldığını ve hem kendisi hem de davalı tarafından ithal edilerek piyasaya sunulduğunu, bu durumun ithalat belgeleri ve firma yazışmalarıyla sabit olduğunu ileri sürerek, haksız ve kötü niyetli tescil edilen tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve sicilden iptalini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/723 Esas
KARAR NO:2026/1004
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:26/03/2025
NUMARASI:2023/181 Esas, 2025/82 Karar
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ:18/06/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;davalı şirketin, müvekkiline karşı keşide ettiği Kadıköy ... Noterliğinin 20.02.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle; bir kısım aydınlatma armatürlerinin tasarımlarını yaptığını ve... numaralı tasarım tescil belgesi aldığını, bu ürünlerin ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin müvekkili şirket tarafından izinsiz olarak üretildiğini, satışa sunulduğunu ve kataloglarda yer verildiğini, tasarım haklarına tecavüz teşkil eden eylemlere son verilmesini, taklit ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasını vs. talep ettiğini, davalının tescil ettirdiği ürünlerin yeni ve ayırt edici özelliğe sahip olmadığı gibi dünyanın her yerinde üretilip satılan ürünler olduğunu, ürünlerin, değişik firmaların çeşitli tarihli kataloglarında aynen var olduğunu ve yeni olmadığını, yenilik ve ayırt edicilik taşımadığını, tescil tasarımına konu ürünlerin, Çin Halk Cumhuriyetinde ...Şirketi tarafından üretilip Türkiye'de satılan ürünler olduğunu, müvekkilinin davaya konu "..." ürünlerini Çin Halk Cumhuriyetinde üretip pazarlayan ... şirketinden 2015 yılı için 2014 yılında bastırdığı yine 2016 yılı için 2015 yılında bastırdığı ve yayınladığı kataloğundan ve/veya .... ... uzantılı internet sitesinde seçerek ... LİMİTED ve ... isimli firmalar aracılığıyla ithal ederek iç piyasada sattığını, müvekkilinin ilk defa 2015 yılı kataloğundan seçmiş olduğu davaya konu ve başkaca ürünlerin siparişini verdiğini, 21/03/2016 tarihi itibariyle de ithalatını gerçekleştirdiğini, ithalat belgesi eklerini sunduklarını, davalının da aynı şekilde tescile konu ... inlerini müvekkili ile birlikte ... şirketinden ithal ederek iç piyasada sattığını, davalının bu şekilde tescilden çok önce kamuya mal olmuş, yenilik ve ayırt edici nitelik taşımayan ... ürünlerini sanki kendisi tasarlamış gibi TPE'de 02/09/2016 tarihinde başvuru yaparak tescil ettirdiğini, davalı şirketin, tescil talebinde bulunmadan önce müvekkilinin Çin'deki üretici firmadan ürünlerin siparişini verip ithalatını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bu ürünlerin ithalatını yaptığını, üretimini yapmadığını, müvekkilinin Çin'den ithal ettiği ürünleri 2016 yılında kendi kataloğuna koyduğunu, davalının tasarım tesciline konu ürünlerin yeni ve özgün ürünler olmadığını, müvekkilinin davaya konu ürünleri ....LTD.'den ithal ettiğinden bu firmadan ürünleri üretip üretmediği, üretiyorsa hangi tarihten itibaren ürettiği ve firmasının bilgileri ile söz konusu ürünlerin kendilerine ait ürünlerle aynı veya benzer olup olmadığının sorulduğu ....LTD.'nin bu sorulara verdiğini; 13/03/2018 tarihli yazının dava dilekçesine eklendiği davalının tasarımını aldığı ve taklit ettiği ürünlerin, ....LTD.'nin 2015 kataloğu ve 2015 ek katalogu ile 2016 yılı kataloğunda da bulunan ve birebir aynı olan ürünler olduğunu, davaya konu tasarım belgesinin 6 no.lu ürünü, Çin'li firmanın 2015 katalogun 103/104 sahifesinde, 2015 ek katalogunda ve 2016 katalogunun 137/138 sahifesinde, tasarım belgesinin 25 no'lu ürünü, Çin'li firmanın 2015 ek katalounda ve 2016 katalogunun 25/26 sahifesinde, tasarım belgesinin 26 no.lu ürünü, Çin'li firmanın 2015 ek katalogu ve 2016 katalogunun 27/28 sahifesinde, tasarım belgesinin 27 nolu ü Çin'li firmanın 2015 ek katalogunda ve 2016 katalogunun 29/30 sahifesinde, tasarım belgesinin 30 no.lu ü, Çin'li firmanın 2015 katalogun 03/04 sahifesinde, 2016 katalogunun 33/34 sahifesinde, tasarım belgesinin 39 nolu ürünü, Çin'li firmanın 2016 kataloğunun 09/10 sahifesinde yer aldıklarını, Örnekteki ürünler davalının ihtarnameye konu ettiği ürünler olduğunu, ihtarnameye konu edilmeyen, ancak dava konusu ... numaralı tasarım (tescil belgesine konu edilen 47 çeşit ürünü yani ÇIN'de üretim yapan ... firmasına ait ve bu firmanın 2015 ve 2016 ürün kataloglarında yer alan ürünler olduğunu, bu nedenle, hükümsüzlüğü ortada olan iş bu tasarım tescil belgesine dayanarak davalının kötü niyetli olarak müvekkiline karşı haksız hukuki girişimlerde bulunma ihtimali kuvvetli olduğunu, müvekkilinin ileride telafisi güç ve imkânsız zararlara maruz kalmasının önüne geçilmesi için dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde adına tescil ettirdiği ... sayılı tasarımın tescil belgesinin belgeye konu tüm ürünlere yönelik olarak hükümsüzlüğüne ve iptali ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, ticari faaliyeti esnasında tasarladığı ve geliştirdiği "bahçe aydınlatma tasarımları" için ... numaralı tasarım tescil belgesi aldığını, söz konusu tasarımların 6769 sayılı SMK'na göre korunduğunu, müvekkilinin markası altında üretilen ve satışa sunulan ürünlerin hitap ettiği tüketici kitlesince oldukça beğenildiği ve tercih edildiğini, ürünlerin piyasada tercih edilmesi sebebiyle davacı firmada müvekkilinin tescilli tasarımlarını taklit ederek kataloglarında ve internet sitelerinde yer verdiğini bunun üzerine davacı tarafa taklit eylemlerine son vermesi için Kadıköy ... Noterliği aracılığıyla 20/0282018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davacının müvekkili adına tescil edilmiş olan ... kod numaralı tasarım belgesinin hükümsüzlüğünü talep ettiğini fakat yalnızca basım tarihleri ispatlanamayan ve belirsiz bir takım katalogları dayanak olarak gösterdiğini, bu katalogların ve diğer delillerin taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, delillere karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını aynca müvekkilinin davaya konu tescil belgesinde toplam 47 adet tasarım mevcut olup davacının hangi tasarımın hükümsüzlüğünü istediğinin açıkça belirtilmediği, hangi tasarımın hükümsüz kılınması talep ediliyorsa o tasarımın yeniliğini ortadan kaldıran belgenin açık ve kesin şekilde sunulmasını, müvekkilinin tasarım başvurusunun 2016 yılının Eylül ayında yapıldığını, öncesindeki 12 aylık hoşgörü suresi içerisinde kalan belgeler ile müvekkilinin tasarımlarının yeni olmadığını iddia etmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin hiçbir firmanın ürününü taklit etmediğini, yurt dışında çalıştığı firmaların müvekkilinin tescilli tasarımlarından haberleri olduğunu ve müvekkilinin tescilli ürünleri kapsamında üretim yapmasını desteklediklerini, davacının tüm iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve gerçekleri yansıtmaması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline ait tasarım ile davacının benzer olduğunu iddia ettiği tasarımlardan farklı tasarımlar olduğunu, müvekkilinin tescilli tasarım sahibi olarak Türk Hukukunda geçerli bir belge sahibi olup öncellikle korunması gereken hakkın müvekkilinin tasarım hakkı olduğu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İlk derece mahkemesinin 2018/123E, 2020/357 Karar sayılı, 20/11/2020 tarihli ilamında;"...Mahkememizce itibar edilen bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere: Davalı adına tescilli hükümsüzlüğü istenen ... numaralı çoklu tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen kataloglardaki ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, davalı adına tescilli ... numaralı çoklu tasarımın başvuru tarihinde yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmadığından hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki gerekçe ile neticeten "davanın kabulüne davalı adına tescilli ... numaralı ... nin belgeye konu bütün ürünler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden TERKİNİNE" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin 21/09/2023 tarih ve 2021/1693 Esas, 2023/1248 karar sayılı ilamı ile; "... Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi raporunda davalı tasarımları ile davacının delil olarak dayandığı 2015 ve 2016 kataloglarındaki ürünler karşılaştırılmış, davalı vekili katalog tarihlerinin belirli olmadığını ileri sürmüştür.Davaya konu tasarımlar 02.09.2016 tarihli başvuruya istinaden aynı tarihte tescil edilmiştir. Bu durumda, delil olarak dayanılan katalogların dava dışı üçüncü kişi olan Çin şirketinin web sitesinde kayıtlı olduğunun belirtildiği de dikkate alındığında öncelikle davacı vekiline ürünlerin kataloğunun basım tarihi yönünden delillerini sunması için süre verilmesi ve bilirkişi heyetine bilişim uzmanı bilirkişi de eklenerek hükümsüzlüğe dayanak ürünlerin web sitesine eklenme tarihinin, arşiv kaydının, kataloğun basım yılının tespiti için ek rapor alınarak değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir" gerekçesi ile neticeten davalı vekilinin istinaf istemini kısmen kabulüne, sair hususların incelenmesine bu aşamada yer olmadığına" şeklinde karar vermiştir.
DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2023/181, 2025/82 Karar sayılı, 26/03/2025 tarihli ilamında; "... Her ne kadar bilişim araçları üzerinde yapılan incelemede URL adreslerinin arşiv kayıtlarında görsellerin web arşiv sistemi tarafından arşivlenmemiş olduğu, görsel ve içeriklerin yüklenme tarihini gösterir tarihsel bir ibarenin bulunmadığı saptanmış ise de davacı şirketin Çin'den ithal ettiği bahçe aydınlatma armatürlerinin ithal işlemlerine ilişkin delilleri arasında 2014 tarihli belgelerin mevcut olduğu, katalogların basım tarihlerinin ise Mart ve Nisan 2016 tarihlerine dayalı olduğu görülmekle davalı tasarımının (Eylül 2016 başvuru tarihli) yenilik özelliğini hâiz olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve karar kesinleştiğinde sicilden terkinine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
-Davanın KABULÜ ile,
-Davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve karar kesinleştiğinde sicilden terkinine" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf isteminde özetle;bilirkişi raporunun aksine Müvekkili firma adına tescil edilmiş olan tasarımların yenilik ve ayırt edicilik ilkelerine uygun ve özgün bir tasarımlar olduğunu,Davacı hükümsüzlük talep etmişse de yalnızca basım tarihleri ispatlanamayan ve belirsiz bir takım katalogları dayanak olarak gösterdiğini, delilerin tebliğ edilmediğini, müvekkilinin tasarım başvurusunun 2016 yılının Eylül ayında yapılmış olup, öncesindeki 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde kalan belgeler ile tasarımlarının yeni olmadığını iddia edemeyeceğini,Müvekkilin hiçbir firmanın ürünün taklit etmemekte olup, yurt dışında çalıştığı firmaların müvekkilinin tescilli tasarımlarından haberleri olduğunu ve müvekkilinin tescilli ürünleri kapsamında üretim yapmasını desteklediklerini,Basım tarihleri ispatlanamayan bir takım katalogları dayanak olarak gösterilerek hükümsüz kararı verilemeyeceğini,raporda katalogların 2015 ve 2016 tarihleri taşıdığı belirtildiğini, müvekkilinin tasarım başvurusunun 2016 yılının eylül ayında yapılmış olup, öncesindeki 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde kalan belgeler ile müvekkilinin tasarımlarının yeni olmadığını iddia edemeyeceklerini, bu durumda 2016 tarihli katalogların inceleme esnasında dikkate alınmaması gerektiğini, katalogların tarihleri ile ilgili çelişkilerin mahkemece bozmadan sonrada giderilmediğini, ek raporda web archive kayıtlarında 2021 tarihine ulaşılmış ve gümrük uzmanı tarafından yapılan incelemede gümrik mevzuatı açısından bir eksiklik ve usulsüzlük tespit edilmemiş olmasına rapmen davanın kabulünün yerinde olmadığını, müvekkilinin tasarımının tarihi 2016 olup, arşiv kaydında ancak 2021 yılına ulaşıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımların davacının delil olarak dayandığı kataloglarda yer alan ürünler ile benzer olarak algılandıkları tespit edilmiştir.Davalı vekili istinaf isteminde; 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde kalan belgeler ile müvekkilinin tasarımlarının yeni olmadığının iddia edilemeyeceğini, davalının yurt dışında çalıştığı firmaların müvekkilinin tescilli tasarımlarından haberleri olduğunu ve müvekkilinin tescilli ürünleri kapsamında üretim yapmasını desteklediklerini belirtmiş ise de, dava konusu tasarımlar 02.09.2016 Tarihli başvuruya istinaden tescil edilmiş olup yenilik kırıcı olarak incelenen kataloglar davalıya değil 3.kişiye ait olduğundan davalının savunması yerinde görülmemiştir Neticeten mahkemece tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olmadığı gerekçesi ile hükümsüzlük kararı verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalının istinaf sebepleri ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 330TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026