Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, kargo hırsızlığı veya yanlış teslimat nedeniyle oluşan zarardan davacı müterafik kusurlu bulunsa dahi taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu kararı.
Özet: Bu hukuki süreçte, davacının kargo şirketi aracılığıyla gönderdiği eşyanın, SMS doğrulama kodu kullanılarak yapılmış olsa dahi, üçüncü şahıslara dolandırıcılık yoluyla teslim edilmesi sonucu oluşan zararın tazmini talep edilmiş; bilirkişi raporunda, dolandırıcılık taşıyıcının sorumluluğu altındayken gerçekleştiği için taşıyıcının sorumlu olduğu, ancak davacının kargo bilgilerini ve güvenlik kodunu üçüncü kişilerle paylaşarak müterafik kusurlu olduğu, taşıyıcının kasıtlı veya pervasızca eylemi bulunmadığından tazminat sorumluluğunun 37.940,50 TL ile sınırlı tutulması gerektiği belirtilmiştir.

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/451 EsasKARAR NO :2026/636DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:12/03/2025KARAR TARİHİ:13/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin kendisine ait LCD Panel Tamir Makinasını eniştesi ...'e göndermek üzere ... Şubesi'ne 20/06/2024 tarihinde iki parça halinde teslim ettiğini, 944,40-TL kargo ücretinin ödendiğini, kargo şubesinin teslim edilen kargoyu kimliği belirsiz üçüncü şahıslara teslim ettiğini ve bu hususta tutanak tutanak tutulmadığını, müvekkilinin uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia ederek; şimdilik 100,00-TL'nin kısmi dava olarak eşyanın kargoda çalınma tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının kargonun üçüncü kişilere teslim edildiği iddiasının gerçek olmadığını, ... takip numaralı gönderinin 22.06.2024 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, bu nedenle müvekkilinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemekle davacı zarara uğramış ise de kendisinin kargo bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşması suretiyle zarara uğradığı ve bu duruma müvekkilinin kast veya pervasızca hareketinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle zararından müvekkilini sorumlu tutamayacağını, son olarak davacının iddialarının soyut iddialar olduğunu ve zararını kanıtlayamadığını iddia ederek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin; 12/03/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı gerekçeli kararı ile dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği, .... Tüketici Mahkemesi'nin; 19/03/2025 tarih, 2025/... Esas ve 2025/136 Karar sayılı gerekçeli kararı ile dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verildiği, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin; 20/06/2025 tarih, 2025/... Esas ve 2025/... Karar sayılı tarihli gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı gereği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek 2025/451 esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşıldı.Makine Mühendisi ve Taşıma Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinin 20/04/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Kargo sektöründe yaşanan temassız teslimat sürecinde SMS güvenlik doğrulama kodu ile teslimat hizmeti sunulması da değerlendirildiğinde; uyuşmazlığa konu teslimat sürecinde güvenlik doğrulama güvenlik kodu olan ve yalnızca alıcı tarafından bilinen 6541 nolu SMS güvenlik kodu alınarak yapılan teslimat şeklinin sektörel uygulamalar açısından teslimat süreçleri olağan işleyişine uygun olduğu, davalı taşıyıcının, alıcı kılığında şubeye gelen ve kargo bilgilerinden haberdar olan 3. bir şahsa kargoyu teslim ettikleri anlaşılmakla birlikte; her ne kadar dolandırıcılık süreci ile karşı karşıya kalınmış olduğu anlaşılmakta ise de dolandırıcılık olayı kargo henüz davalı taşıyıcının sorumluluğunda iken yaşanmış olması nedeniyle sektörel uygulamalar yönüyle ve TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, davaya konu kargonun alıcı-göndericisi dışında 3. şahıs olan ürünün gerçek alıcısının kargonun geleceğinden haberdar olması ve kargo takip numarasını, sevkiyat bilgilerini ve özellikle teslimat güvenlik SMS kodunu biliyor olması süreci nedeni ile kargo güvenliği konusundaki oluşabilecek olası riskli durumun kargonun dolandırıcılık vakasıyla karşı karşıya kalmasına zemin oluşturduğu, kargonun alıcı-göndericisi dışında, bir de asıl ürün alıcısı olan 3. şahsın da ilgili kargonun sevk edileceğinden ve başka birisi aracılığıyla kendisine teslim edileceğinden, haberdar olması ve ilgili kargoyu potansiyel olarak bekliyor olması nedeni ile kargo güvenliğini riskli duruma düşürmüş olması nedeniyle, davaya konu somut olayda Davacının da sorumlu olduğu, gönderiye ilişkin bilgilerin üçüncü kişiyle haberdar edilmesi nedeniyle, davacının söz konusu olayda müterafik kusuru bulunduğu, davaya konu uyuşmazlık TTK 886’ya göre incelendiğinde, her ne kadar dolandırıcılık süreci ile karşı karşıya kalınmış olduğu anlaşılmakta ve dolandırıcılık olayı kargo henüz davalı taşıyıcının sorumluluğunda iken yaşanmış olsa da somut olayda davalı taşıyıcının kasten pervasızca bir fiili tespit edilememiş olup, davalı taşıyıcının tazmin sorumluluğunun TTK Madde 882 Sorumluluk Sınırı ilkesine göre hesaplanması gerektiği, TTK 882 hükmüne göre davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğun 882,98 SDR * 42,9687 SDR/TRY = 37.940,50-TL olarak hesap edildiği, davaya konu gönderiye ilişkin bilgilerden asıl ürünün alıcısı olan 3. kişinin de haberdar edilmiş olması nedeniyle, Davacının söz konusu olayda müterafik kusuru bulunduğu, sektörel uygulamalar da dikkate alındığında kusur oranının %50 olacağı, mahkeme tazmin ödemesini davalı taşıyıcının sorumluluk sınırı SDR tutarına göre taktir etmesi halinde %50 müterafik kusur oranı da değerlendirildiğinde, davalı taşıyıcının ödeyeceği tutar 18.970,25-TL olduğu, mahkeme davalı taşıyıcının tazmin ödemesinde tam tazminat uygulaması kanaatinde ise, davaya konu kargonun ürün değerine göre tazmin tutarının taşıma tarihi olan 20/06/2024 tarihinde 95.000,00-TL olduğu, mahkeme tazmin ödemesini ürün değerine göre taktir etmesi halinde %50 müterafik kusur oranı da değerlendirildiğinde, davalı taşıyıcının ödeyeceği tutarın 47.500,00-TL (20/06/2024 taşıma tarihinde) olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır.Davacı Vekilinin 15/06/2026 Tarihinde Sunduğu Islah Dilekçesinde Özetle; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile dava dilekçesinde 100.00-TL olarak ikame ettikleri taleplerini 18.970,25-TL olarak ıslah ettiklerini beyan ederek; taleplerinin kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER:-.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası-.... Tüketici Mahkemesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası-.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... esas sayılı dosyası-... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma sayılı dosyası-.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; kargo teslimine ilişkin E- Arşiv faturası sureti, LCD panel tamir makinası fotoğrafları, kargoların kargo şubesinde teslim anına ilişkin fotoğraflar-Davalı vekili tarafından sunulan; kargo sistem hareketleri, 944,40-TL bedelli kargo taşıma faturası, ... takip numaralı gönderiye ilişkin SMS teslimat kodunu içerir sistem kaydı, -Tarafların beyan ve dilekçeleri-Bilirkişi raporu-Arabuluculuk son tutanağıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, kargo taşımacılığı kapsamında meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkindir.Davacı, gönderinin alıcısına teslim edilmediği, farklı bir kişiye teslim edildiği iddia edilmiştir. Davalı tarafından taşıma ilişkisi inkar edilmemiş, cevap dilekçesi ile kargo bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılması suretiyle zararın doğduğu ve bu duruma taşıyıcı davalının kast veya pervasızca hareketinin sebebiyet vermediğini, sorumluluğun bulunmadığı savunulmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı aynı zamanda adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m.879). Öte yandan, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. 6102 sayılı TTK 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Ancak genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de, 6102 sayılı TTK'nin 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Buna göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler bu sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır. Yargılama sırasında davaya konu taşınan eşyanın alıcısına teslime dair davalı kargo şirketinin sunduğu kayıtlar ve kargo gönderim evrakları davalıdan temin edilmiş, davalının dosyamıza sunduğu bu kayıtlar ile davacının sunduğu belgeler, ürün kargo içerik bilgileri, tanıkların ceza soruşturması kapsamındaki beyanları hep birlikte incelenmiştir. Söz konusu kargo belgeleri ve kargo içerik bilgisi, ürün içeriğine dair belge ve deliller, görüntü kayıtları irdelendiğinde gönderinin davacının iddia ettiği gibi LCD COF tamir makinesi olduğu, bu durumun bilirkişi raporu ile de teyit edildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında aşılması gereken ilk husus, davalı tarafça taşınmak üzere teslim alınan emtianın alıcısına teslim edilip edilmediğidir. Bu hususta ispat yükü davalı taşıyıcıda bulunmaktadır.Somut olayda, gönderinin 22/06/2024 3. kişiye teslim edildiği, davalı çalışanı ... beyanından gönderinin bir kadına ve teslim anında gelen onay kodu ile teslim edildiği, ceza soruşturmasında da gönderinin bir kadına teslim edildiğinin, kayıtlı alıcı olan ...'e teslim edilmediğinin sabit olduğu, teslim anında herhangi bir kimlik kontrolünün de bulunmadığı, teslim alanın imzasının alınmadığı, teslim alan kadının kimliğinin emniyet tarafından yapılan tahkikat ile belirlendiği, taraflar veya ürünün satılacağı 3. kişi ile isim veya cinsiyet benzerliği bulunmadığı dosya kapsamından görülmüştür. Davalı çalışanı ..., onay kodunun teslim anında ve teslim alan kadının telefonuna geldiğini beyan etmiş ise de onay kodunun sadece bildirilen alıcı ... telefonuna gelmesi gerekirdi. Bu yönden alıcının o sırada onay kodunu 3. kişilerle paylaştığına dair bir ispat bulunmamaktadır. ... beyanına göre kod gelir gelmez kendisiyle paylaşılmış ve bunun üzerine gönderi teslim edilmiştir. Davalı taraf dava konusu emtianın doğru alıcı olan kişiye teslim edildiğinin ispatına yönelik olarak herhangi bir belge sunamamıştır. Bu tespitler neticesinde, emsalsiz olduğu bildirilen teslim kodunun 3. kişiye nasıl ulaştığı veya gerçekten bir kod paylaşımı üzerine gönderinin teslim edildiğinin belirsiz olduğu, kargo bilgilerinin 3. kişilerle paylaşılmasının bu sonuca etkili olmadığı, bu yönden emsalsiz ve tek taraflı bir alıcı kodu oluşturmak, güvenliğini sağlamak ve gönderiyi doğru alıcıya teslim etmek görevinin davalı sorumluluğunda olduğu, TTK'nın 886. maddesinde, pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının ifade edildiği, kendisine taşınmak üzere teslim edilen gönderiyi zayi eden davalının, pervasızca hareketi ile zarara sebebiyet verdiği, tüm ülke çapında kargo işinde faaliyet gösteren bir şirketin taşıma işini icra ederken gönderilerin zarar görmesi kabul edilebilir bir durum sayılabilir ise de, eşyanın alıcıdan farklı bir kişiye, gerekli doğru kimlik kontrolleri yapılmadan teslim edilerek, ürünün bu şekilde tamamen kaybolmasının makul kabul edilmesinin mümkün olmayacağı, gönderinin, doğru kimlik kontrolleri yapılmadan gerçek alıcısı dışında başka bir kişiye teslim edildiği, davalının TTK 850/2 gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın ürünü varma yerinde alıcı adresinde değil, başka kişiye teslim ettiği, bu durumda kendi adresine yükün gitmesi gereken alıcıdan ziyade, herhangi bir muvafakat olmadan şubede teslim edildiği, bu durumun TTK 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu, taşınan ürünün ikinci el fiyatlarına göre zararın hesaplanması gerektiği (Emsal; Yargıtay 11. H.D. 2016/10553 E. - 2018/2587 K.), hizmet kusuruyla meydana gelen tam ziyaın davalı sorumluluğunda iken gerçekleştiği, taşıma sırasında meydana gelen zarardan, TTK'nın 875. maddesi gereğince davalının sorumlu bulunduğuna kanaat edilmiştir. İçeriği sabit olan ikinci el durumundaki gönderi, göndericinin ilanen satışa sunduğu portalda bedelinin 99.000,00 TL (küsür) olarak belirlendiği, bilirkişi tarafından taşıma tarihinde, teslim alındığı yer ve zamandaki piyasa rayicine göre belirlenen 95.000,00 TL değerin makul ve yerinde olduğu, davalının bu miktardan sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Bilirkişi her ne kadar terditli hesaplamalar yapmış ise de davalı taşıyıcının açıklanan ağır kusuru, pervasızca davranışı nedeniyle sınırlı sorumluluk esaslarına tabi olmadan zararın tümünden sorumlu olduğu, davacının sübut bulan bir müterafik kusurunun olmadığı, zarar miktarında indirime gidilmesine gerek olmadığı, buna karşın davacının sınırlı sorumluluk ve %50 müterafik kusur karşılığı tespit edilen miktarı talep ettiği, taleple bağlı kalınması gerektiği, fazlası talep edilmeyen miktar için hüküm tesis edilemeyeceği, tespit hükmü de kurulamayacağı, bu haliyle dava değerinin miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu, kısmen ikame edilen davada kısmi bedele zararın doğduğu teslim tarihinden; bakiyesine ıslah tarihinden itibaren, mutlak ticari iş ve davalının tacir sıfatı nedeniyle, avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşılmış, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davanın Kabulü ile, 18.970,25-TL'nin 100,00-TL'sine 22/06/2024 tarihinden bakiyesine 15/06/2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 1.295,86 TL karar ve ilam harcından 322,26-TL ıslah harcın düşümü ile eksik kalan 973,60-TL harç ile 615,40-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 322,26-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti toplamı 18.493,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 18.970,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.140,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/07/2026 Katip ... Hakim ...e-imza e-imza