İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, plakasız aracın çarptığı motosiklet sürücüsünün kalıcı iş göremezlik nedeniyle Güvence Hesabından tazminat talep ettiği haksız fiil davası.
Özet: Davacı, 21.08.2020 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu trafik kazasında yaralanarak %10.7 sürekli özürlülük, geçici iş göremezlik ve bakıma muhtaçlık halleri oluştuğunu iddia ederek, tedavi, yol, bakıcı ve kalıcı/geçici iş göremezlik giderleri kapsamında maddi tazminat talebinde bulunmuş, davalı ise kazanın ispatlanamadığını, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiş, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ve tazminat hesaplama yöntemlerine itiraz ederek bilirkişi incelemesi ve SGK mahsubu gibi taleplerde bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/570 Esas
KARAR NO :2026/660
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/09/2023
KARAR TARİHİ:17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 21.08.2020 tarihinde ... Kavşağı ... ... mevkiinde ... plakalı motosikletiyle seyir halinde olan müvekkili ...'ün ve arkasında yolcu olarak bulunan ...'ın, plakası ve modeli tespit edilemeyen gri renkli bir aracın aniden sola kırması neticesinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, kazaya sebebiyet veren sürücünün olay yerinden kaçtığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2020/... numaralı soruşturma dosyasında daimi arama kararı verildiğini, müvekkilinin ... Devlet Hastanesi ve ... ... Tıp Merkezi'nde tedavi gördüğünü, kolunun kırıldığını ve psikolojik destek aldığını, ... Üniversitesi tarafından düzenlenen 06.12.2021 tarihli Adli Tıp Bilirkişi Kurulu Raporu'na göre müvekkilin sürekli özür oranının %10,7, geçici iş göremezlik süresinin 90 gün ve bakıma muhtaçlık süresinin 45 gün olarak tespit edildiğini, tedavi giderleri kapsamında 5.275,00-TL ödeme yapıldığını, 1.500,00-TL rapor ücreti ödendiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca ulaşım ve bakıcı giderlerinin de tazminat kapsamında olduğunu, ... Hesabı'na yapılan başvuruların reddedildiğini, 2023/... numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca geçici ödeme ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1474. maddesi uyarınca avans ödemesi yapılması gerektiğini, müvekkilin asgari ücretten fazla gelir elde ettiğini, kusur durumunun tespiti için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiini, maluliyet oranının belirlenmesi için müvekkilin ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Birimine sevkini, TRH 2010 yaşam tablosu ve %0 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılmasını, şimdilik 700,00-TL kalıcı iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL tedavi ve yol gideri ile 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve kazaya neden olduğunun ispatlanamadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvurunun ispat yokluğu nedeniyle usulden reddedildiğini, ... Hesabı'nın sorumluluğuna gidilebilmesi için kazaya sebebiyet veren aracın kusurunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini, davacı tarafından Karayolları Trafik Kanunu madde 97 ve 99 gereği dava şartı olan usulüne uygun başvurunun yapılmadığını, başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu ve gerekli belgelerin sunulmadığını, dava şartı yokluğunun tamamlanabilir bir eksiklik olmadığını, ...'ün ... plakalı motosikleti ile seyir halindeyken plakası belirlenemeyen bir aracın çarpması sonucu yaralandığı iddiasının kamera kaydı, iz, emare veya görgü tanığı ile desteklenmediğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/... sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, kazanın oluş şeklinin ve kusur oranlarının tespiti için keşif yapılarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, davacının iddia ettiği iş göremezlik halinin kaza ile illiyet bağının ve maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılarak davacıya bağlanan maaş veya ödenen tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı dikkate alınarak sicile kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu madde 52 uyarınca en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, davalı kurumun ticari şirket olmaması nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın öncelikle pasif husumet ve dava şartı yokluğundan usulden, aksi halde zamanaşımı ve ispat yokluğu nedeniyle esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
19/09/2024 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; ... oğlu 06.05.1987 doğumlu ...’ün 21.08.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
23/05/2025 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde, mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre, ... oğlu, 1987 doğumlu ...’ün 21.08.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
31/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; plakası belli olmayan aracın meçhul sürücüsünün, 21/08/2020 tarihli yaralamalı trafik kazası oluşumunda, asli ve tam kusurlu olduğunu, kusur oranının %100(yüzdeyüz) olduğunu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'ün, 21/08/2020 tarihli yaralamalı trafik kazasının oluşumunda, Atfı Kabil kusurunun bulunmadığını, ve kusursuz olduğunu, dosya kapsamında yer alan ve kolluk kuvvetlerince tanzim edilmiş olan kaza tespit tutanağında, davacı sürücü ...'ün koruyucu ekipman kullandığı belirtilmiş olduğundan, müterafik kusurunun bulunmadığını, davacının, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğunu, bu süre içerisinde bakıcı ihtiyacı gerekmediğini, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve tedaviye bağlı makul giderlerin, kaza tarihi itibariyle yaklaşık 7.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından yapılan başvuruların usulüne uygun olduğunun kabulü ile davalının 11/05/2021 tarihinde temerrüde düştüğünü, yargıtay kararları uyarınca davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, 21/08/2020 günlü trafik kazasında yaralanarak vücut engelilik oranı %0, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 3 ay sayılan davacının kusurunun bulunmamasına göre geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 6.974,30 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
Davacı tarafça 30/06/2026 tarihinde talep arttırım dilekçesi sunulduğu görüldü.
DELİLLER
-... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma evrakları
-Trafik kaza tespit tutanağı
-Tedavi evrakları
-Başvuru belgeleri
-ATK raporları ve bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ... Hesabı Yönetmeliği hükümleri kapsamında, plakası ve işleteni tespit edilemeyen motorlu aracın neden olduğu trafik kazası nedeniyle davacının uğradığını ileri sürdüğü sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderinden kaynaklanan maddi zararların davalı ... Hesabından tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/08/2020 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... ili ... ilçesi ... Kavşağı mevkiinde seyir halinde iken plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen gri renkli aracın ani şekilde sola yönelmesi sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren aracın olay yerinden kaçtığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/... sayılı soruşturma dosyasında daimi arama kararı verildiğini, davacının kaza nedeniyle çeşitli sağlık kuruluşlarında tedavi gördüğünü, ... Hesabına yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi ve bakıcı giderlerinden davalı ... Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat talebinde bulunmuş, yargılama sırasında usulüne uygun talep artırım dilekçesi sunarak talebini artırmıştır.
Davalı ... Hesabı vekili ise; davanın zamanaşımına uğradığını, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebebiyet verdiğinin ispatlanamadığını, ... Hesabına usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava şartının gerçekleşmediğini, geçici iş göremezlik ile tedavi giderlerinden ... Hesabının sorumlu olmadığını, davacının müterafik kusurlu olduğunu, ticari avans faizine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık; dava konusu kazanın plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu hareketi sonucu meydana gelip gelmediği, davalı ... Hesabının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik durumu ile tedavi ve bakıcı gideri zararlarının oluşup oluşmadığı ve hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamındaki ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/... sayılı soruşturma dosyası, trafik kaza tespit tutanağı, sağlık kayıtları, ... Hesabına başvuru belgeleri, arabuluculuk son tutanağı, Adli Tıp Kurumu raporları ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ... Hesabı Yönetmeliği hükümleri uyarınca, işleteni veya plakası belirlenemeyen motorlu aracın neden olduğu bedensel zararlardan ... Hesabı sorumludur. Somut olayda kazaya sebebiyet verdiği belirlenen aracın plakasının ve sürücüsünün tespit edilemediği sabit olduğundan, davalı ... Hesabına husumet yöneltilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı vekilince dava şartı yokluğu ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamındaki belgelerden davacı tarafından dava açılmadan önce ... Hesabına başvuruda bulunulduğu, başvurunun sonuçsuz kalması üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve anlaşamama son tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle dava şartlarının gerçekleştiği, davalının bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davalının zamanaşımı itirazı da dosya kapsamına göre yerinde görülmemiştir. Kaza tarihinden sonra yasal süresi içerisinde ... Hesabına başvuru yapılmış, zorunlu arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra işbu dava açılmış olup, dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada fail tespit edilemediğinden daimi arama kararı verilmiş ise de, ceza soruşturmasının bu şekilde sonuçlanmış olması hukuk hâkimini bağlamamaktadır. Hukuk yargılamasında mevcut deliller serbestçe değerlendirilmiş olup, dosya kapsamındaki trafik tespit tutanağı, soruşturma evrakı ve bilirkişi incelemesi birlikte değerlendirildiğinde kazanın plakası belirlenemeyen aracın trafik kurallarına aykırı manevrası sonucu meydana geldiği kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 31/03/2026 tarihli kusur bilirkişi raporunda, plakası belirlenemeyen aracın meçhul sürücüsünün trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde açıklanmıştır. Raporda ayrıca trafik kaza tespit tutanağında davacının koruyucu ekipman kullandığının belirtildiği, dosyada davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğini gösterir herhangi bir olgu bulunmadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce de söz konusu rapor dosya kapsamındaki delillerle uyumlu görülmüş, aksini gösteren teknik nitelikte herhangi bir delil bulunmadığından hükme esas alınmıştır. Bu itibarla davalı vekilinin TBK’nın 52. maddesi kapsamında ileri sürdüğü müterafik kusur savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacının maluliyet durumunun belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 19/09/2024 tarihli raporda davacının sürekli maluliyet oranının %0 olduğu ve iyileşme süresinin dört aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine dosya Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunca yeniden incelenmiş, 23/05/2025 tarihli raporda da aynı sonuca ulaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporunun, dosyadaki tüm tıbbi belgeler değerlendirilerek düzenlendiği, bilimsel verilere dayalı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, aksini ortaya koyabilecek yeni bir tıbbi delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkememizin 01/10/2025 tarihli ara kararı ile yeniden rapor alınması talebi reddedilmiş olup, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları da yerinde görülmemiştir. Davacının dosyaya sunduğu önceki tarihli sağlık kurulu raporlarında farklı oranlar belirtilmiş ise de, yargısal denetime esas alınması gereken raporun Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen nihai ve bilimsel rapor olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla davacının dava konusu trafik kazasına bağlı sürekli maluliyetinin bulunmadığı sabit olduğundan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmamıştır.
Mahkememizce alınan aktüerya bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik süresi üç ay kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, geçici iş göremezlik süresinin belirlenmesi tıbbi değerlendirme gerektirdiğinden bu konuda Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporuna üstünlük tanınmıştır. Anılan raporda iyileşme süresinin dört aya kadar uzayabileceği açıkça belirtildiğinden hesaplamanın dört aylık süre üzerinden yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan net asgari ücret tutarı olan 2.324,70 TL esas alındığında, dört aylık geçici iş göremezlik zararının 9.298,80 TL olduğu mahkememizce yapılan basit matematiksel hesapla belirlenmiş olup, bu hususta yeniden ek bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Davalı vekili geçici iş göremezlik tazminatından ... Hesabının sorumlu olmadığını savunmuş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ... Hesabı Yönetmeliği uyarınca plakası veya işleteni belirlenemeyen motorlu aracın neden olduğu bedensel zararlar ... Hesabı tarafından karşılanmaktadır. Bedensel zarar kavramı yalnızca sürekli iş göremezlik zararını değil, geçici iş göremezlik zararını da kapsamaktadır. Bu nedenle davacının geçici iş göremezlik zararından davalı ... Hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan tedavi ve tedaviye bağlı makul giderlerin 7.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. 2918 sayılı Kanun hükümleri uyarınca SGK’nın karşılamakla yükümlü olduğu tedavi giderlerinden ... Hesabı sorumlu değil ise de, SGK tarafından karşılanmayan ve dosya kapsamında ispatlanan makul tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmaktadır. Bilirkişi raporundaki hesaplama dosya kapsamına uygun görüldüğünden tedavi gideri yönünden de rapor hükme esas alınmıştır. Öte yandan bilirkişi raporunda davacının geçici iyileşme sürecinde bakıcı ihtiyacının bulunmadığı açıkça belirtilmiş olup, bu tespitin aksini ortaya koyan herhangi bir sağlık raporu veya delil dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle bakıcı gideri talebinin de ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamındaki başvuru belgeleri ve bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeye göre davalı ... Hesabı’nın 11/05/2021 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davalı kurumun ticari şirket niteliğinde olmayıp kanundan doğan sorumluluğu bulunan özel bir ... fonu olması nedeniyle ticari avans faizine hükmedilmesi mümkün görülmemiş, hüküm altına alınan tazminatlar yönünden 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç olarak; davacının sürekli iş göremezlik talebi yönünden Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporuyla sürekli maluliyet oranının %0 olarak belirlendiği, bakıcı gideri yönünden ise bilirkişi raporuyla bakıcı ihtiyacının bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından bu taleplerin reddine; buna karşılık davacının kusursuz olduğu, plakası belirlenemeyen aracın tam kusurlu bulunduğu, davalı ... Hesabının geçici iş göremezlik zararı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu anlaşıldığından 9.298,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 7.000,00 TL tedavi giderinin 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
a- 9.298,8-TL geçici iş göremezlik bedelinin 11/05/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b- 7.000,00-TL tedavi giderinin 11/05/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c- Davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri olmak üzere fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,
2-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.113,37-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harç mahsup edilerek kalan 843,52-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 539,70-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 göre hesaplanan 16.298,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre reddedilen miktar uyarınca hesaplanan 800,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı tarafına verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 2.974,02-TL'nin davalıdan, 145,98-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 20.738,75-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 19.768,45-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 30/07/2026
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır