İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinden, çalınan ve sahte ciro ile faktoring şirketine devredilen çeke dayalı menfi tespit davasında, faktoring şirketinin iyi niyetinin şahsi defilerin ileri sürülmesine etkisinin olmadığına dair ilk derece mahkemesi kararının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Dava, kargo ile gönderilirken çalınan ve davacı şirkete ait olduğu iddia edilen sahte ciro taşıyan bir çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti talebini içerirken, çekin meşru hamili olduğunu savunan faktoring şirketi, iyi niyetli bir üçüncü kişi olarak önceki ciroları araştırma yükümlülüğü olmadığını belirtmiştir; ilk derece mahkemesi ise, faktoring işlemleriyle devralınan alacaklarda borçlunun, alacağı devralan faktoring şirketine karşı önceki alacaklısına karşı sahip olduğu defileri, faktoring şirketinin iyi veya kötü niyetine bakılmaksızın ileri sürebileceğini vurgulayarak, 6361 sayılı Kanun ve TBKnın ilgili maddelerine atıf yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/803 Esas
KARAR NO:2026/1109 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/09/2024
NUMARASI:2023/468 E. - 2024/710 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... şirketi tarafından müvekkili şirkete keşide edilen ... Bankası ... Şubesi'ne ait ...seri numaralı, 27/02/2019 keşide tarihli ve 22.615,56 TL bedelli çekin keşideci tarafından müvekkili şirkete gönderilmek üzere ... A.Ş. ... Şubesi'ne teslim edildiğini, çekin müvekkiline teslim edilmeden önce kargo aracından çalındığını, çekin arka yüzündeki müvekkili şirketin unvanının yazılı olduğu kaşe ve imzanın kendilerine ait olmadığını, sahte olduğunu, çekin arkasında cirosu bulunan davalı firmalarla müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, geçerli ciro silsilesinin bulunmadığını,müvekkilinin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekin kabulü aşamasında davalı ... şirketinin sadece kendilerine sunulan evraklarla yetinmemesi, işyeri ve şirket hakkında istihbarat bilgilerini de toplayarak çek arkasındaki şirketlerin gerçekte var olup olmadığının araştırmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, yeterli araştırmada bulunmaması, gerçekte hiç var olmamış bir şirketten sahte imzalı ve kaşeli çek kabul etmesi nedeniyle ağır kusurlu sayılması gerektiğini, çekin kötü niyetli kişilerin eline geçerek tedavüle çıkarıldığını, ayrıca çek üzerindeki müvekkili şirkete ait olmayan kaşe ve sahte imzalara ilişkin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2019/71618 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini belirterek, dava tarihi itibariyle müvekkili aleyhine başlatılmış bir icra takibi var ise teminat olarak yatırılan paranın davalılara ödenmemesi için ihtiyati tedbir verilmesini, muhtemel icra takiplerinin iptalini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davalılar aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulü ile, müvekkili şirketin davaya konu çeke ilişkin olarak davalılara karşı borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız olduğunu, müvekkilinin faktoring hizmeti verdiğini, bu hizmet kapsamında müşterilerinin faturalı alacaklarını ve bu alacaklarına istinaden verilen kıymetli evrakları hizmet bedeli karşılığında temlik ve teslim alarak bedel ödemesi yaptığını, davacının beyan ettiği ciro silsilesinin geçerli olmadığı iddiasının haksız olduğunu, müvekkilinin çekin meşru hamili olduğunu, söz konusu çekin yasal düzenlemeler çerçevesinde faktoring sözleşmesi imzalanarak iktisap edildiğini, müvekkilinin ciro silsilesinde yer alan imzaların geçerliliğini araştırmak gibi bir yükümlülüğü ve zorunluluğunun olmadığını, müvekkili ile diğer davalı .... A.Ş. arasında yapılan faktoring sözleşmesi ile alacakların müvekkili şirkete temlik edildiğini, kendilerinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, müvekkilinin üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini savunarak, açılan davanın ve çekin icra takibine konu edilmemesi talebinin reddini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağın %10'u tutarında para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.Diğer davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI:İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.02.2021 tarih ve 2019/316 Esas - 2021/75 Karar sayılı kararıyla; "... 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 Sayılı Yasanın 9/2 ve TBK'nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri, alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 Sayılı Yasanın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Nitekim davalı ... A.Ş. tarafından aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken ... Sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesinde belirtilen istihbarat çalışmasını gereği gibi yerine getirmemiş olduğu, davalı ... A.Ş'nin dava konusu çekin vadesi geldiğinde davacıyı aradığı ve dava konusu çekin görüntüsünü davacıya e-posta ile gönderdiği, davalı ... A. Ş.'nin davacıya ulaşabilir olduğu, Davalı ... A.Ş' nin, davalı .... Şti. ile yapılan Faktoring Sözleşmesine göre temlik edilen fatura ile temlik karşılığı alınan dava konusu çekin miktar olarak tutarlı ve ciranta silsilesinin Yönetmelik'in 8.maddesine göre görünüşte düzgün olsa dahi davalı ... A.Ş.'nin aynı yönetmeliğin 5. maddesine göre gerek temlik edilen fatura ve gerekse dava konusu çek ile ilgili anılan araştırma ve istihbarat çalışmalarını eksik ve/veya gereği gibi yapmadığı, araştırma ve İstihbarat çalışmalarının yapılması sonucunda, temlik edilen faturanın beyanı ilgili vergi dairelerine beyan edilmediğinin, davalı .... Şti.' nin Mali Tablolarının incelenmesi ve diğer araştırmaların yapılması sonucunda gayrı faal olduğunun anlaşılabileceği, dava konusu çek ile ilgili olarak davacıya ulaşılabilir olduğu, zamanında yapılacak ... sonucunda çalıntı olduğunun anlaşılabileceği, dolayısı ile davalı ... A.Ş.'nin Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik maddelerinde belirtilen usul ve esaslara göre yeterli inceleme, araştırma ve istihbarat çalışmalarını eksik ve/veya gereği gibi yapmadığı anlaşılmış olup davacının diğer davalıların yanı sıra davalı ... A.Ş yönünden de davaya konu edilen çek ile ilgili sorumlu tutmak mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla davacının davaya konu edilen ...nolu 22.615,56 TL tutarındaki keşidecisi .... Şti. olan çek nedeniyle davalılara karşı sorumluluğu bulunmadığından davacının menfi tespit talebinin kabulüne..." karar verilmiş, karara karşı Davalı ... A.Ş. vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
İSTİNAF KARARI: Dairemizin 22/06/2023 tarihli 2021/1775 E. - 2023/950 K.sayılı kararıyla; ''...Somut uyuşmazlıkta; davacının davaya konu çekin lehtarı olduğu, çekin dava dışı keşideci tarafından davacıya gönderildiği sırada kargoda çalındığının ve davacı yerine sahte imza ile çekin ciro edildiği iddiasıyla davalıların meşru hamil olmadığı ileri sürülmektedir. Davacının çekteki imzasını inkar etmesi karşısında mahkemece öncelikle çekteki lehtar imzasının davacı tarafa ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.09.2024 tarih ve 2023/468 Esas - 2024/710 Karar sayılı kararıyla; "... Mahkememizce alınan ATK raporu ile dava konusu çekteki 1.ciro lehtar imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.Davalı faktoring vekili müvekkilinin iyi niyetli olduğunu iddia etmiş ise de; yukarıda bahsedildiği gibi imza inkarı nispi def'ilerden olmayıp mutlak def'i olduğundan davalının iyi niyetli olup olmaması eldeki davada yargılama konusu olmadığından bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dava konu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığına karar vermek gerekmiş, davalıların kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminat istemi uygun bulunmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Davacının ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, Keşidecisi .... Şti. olan ...nolu , 27/02/2019 keşide tarihli, 22.615,56 TL bedelli çek nedeniyle DAVALILARA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu, ancak arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini,Menfi tespit davası açma süresinin 1 yıl olduğunu, hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddi gerektiğini, Müvekkiline Faktoring Sözleşmesi kapsamında davalı ... Tekstil tarafından teslim edilen çekle ilgili tüm araştırmaların mevzuata uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olup, bu hususun dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,Davacının kambiyo senedi niteliğindeki çekle ilgili borçlu olmadığını ancak yalnız resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebileceğini, İİK'nın 169. maddesi uyarınca bu belge bulunmadığından borçlunun itirazının yerinde olmadığını,Davacının borçlu olmadığını ve çekin bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispat edemediğini,Kambiyo senetlerinde borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olduğunu, asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa dahi kıymetli evraktan kaynaklanan borcun sona ermeyeceğini,Müvekkilinin ... sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "..." başlıklı 5. maddesine uygun olarak tüm istihbarat çalışmalarını yaptığını, iyiniyetli hamil olduğunu, fatura alacağına karşılık çeki temlik aldığını,Davaya konu çekin 2019 tarihli olmasına rağmen, Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunda 2024 tarihli imza örnekleriyle karşılaştırma yapıldığını, raporun bu nedenle hükme esas alınamayacağını belirterek, izah edilen ve re'sen takdir edilecek nedenlerle, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/09/2024 tarihli, 2023/468 Esas, 2024/710 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, istinaf talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası ... Şubesi'ne ait, ...seri numaralı, 27/02/2019 tarihli, 22.615,56 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin .... Şirketi, lehtarının davacı .... A.Ş. oldukları, çekin arkasında sırasıyla.... A.Ş., ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi'nin cirolarının mevcut olduğu tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/263 Esas sayılı dava dosyasının örneği incelendiğinde; şikayetçinin ... A.Ş., sanığın ... Şirketi'nin yetkilisi ... oldukları, resmi belgede sahtecilik ve banka aracı kılınarak dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinin 27/02/2019 olduğu, yargılamanın devam ettiği tespit eidlmiştir.Dosyada mevcut imza sirküleri ile; dava konusu çekin vade tarihinde davacı şirketin yetkililerinin ... ve ... oldukları tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan bilirkişi raporunda; "inceleme konusu çekte yer alan 1. ciro imzası ile ..., ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği," rapor edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, imza inkarına dayalı ve icra takibinden önce açılmış borçsuzluğun tespiti davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılardan ... A.Ş. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava açıldığı tarihte borçsuzluğun tespti davası için arabuluculuk dava şartı olmadığından ve borçsuzluğun tespiti davası için kanunda hak düşürücü bir süre öngörülmemiş olup, her zaman dava açılabileceğinden, davalı ... A.Ş. vekilinin usule ilişkin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davalı ... A.Ş. vekili Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacı şirket yetkililerine ait imza asıllarının bulunduğu 2018 ve 2019 tarihli yeterli sayıda belge aslının ve istiktap tutanaklarının incelendiği, bilirkişi raporunun denetime uygun ve yeterli olduğu anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı ... A.Ş. vekili, çekte ciro silsilesinin düzgün olduğunu, müvekkilinin faktöring ilişkisi kapsamında tüm istihbarat çalışmalarını yaptığını ve müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, alınan ve denetime uygun olan Adli Tıp Kurumu Raporu ile davacı şirkete atfen atılan imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edilmiştir. İmzanın sahteliği mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebilir. Davalı ... A.Ş.’nin iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkisi bulunmadığından, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.Tüm bu nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.544,86 nispi harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 929,46 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak;
a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 621,65 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.