Danıştay 4. Daire tarafından, tekne çekek yeri olarak fuzulen işgal edilen deniz yüzeyi için ecrimisil hesabında %10 kriterinin uygulanıp uygulanamayacağına dair temyiz incelemesi kararı.
Özet: Davaya konu olayda, deniz yüzeyinin tekne çekek yeri olarak fuzulen işgali sebebiyle belirlenen yüksek ecrimisil bedeline itiraz edilmiş ve Bölge İdare Mahkemesi, daha önceki bir bozma kararı ile bilirkişi raporu doğrultusunda, deniz yüzeyi kullanımına ilişkin özel bir hesaplama yöntemini (kara ecrimisilinin %10u) esas alarak ecrimisil miktarını düşürmüşken; temyiz eden idare, alanın ticari tamir ve bakım faaliyetlerinde kullanılması nedeniyle bu indirimin uygun olmadığını iddia etmekte olup, Yüksek Mahkeme ise temyiz incelemesinde, bir ilk derece mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmesi durumunda, Danıştayın bozma kararı üzerine yapılan yeniden yargılamanın, istinaf incelemesinin olağan niteliğinden farklı bir usul ve sonuca tabi olduğunu, zira istinafın kabulüyle kaldırılan kararın artık hukuki varlığının kalmadığını vurgulamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/3937Karar No : 2025/6137 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada önünde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 23.500,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.300,00 m²'si üzerinde (deniz yüzeyi) tekne çekek yeri yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 18/07/2017-22/09/2021 tarihleri arası dönem için düzenlenen 1.773.280,40 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesince verilen kararda, işgal edilen deniz yüzeyi alanına yönelik ecrimisil bedelinin kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği sonucuna varılmış olup, dava aşamasında mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda, deniz yüzeyi alanına ait düzenleme dikkate alınarak, işgal dönemi için 669.700,47 TL ecrimisil hesaplandığından, dava konusu işlemin bu tutara isabet eden kısmında hukuka ve dayanılan düzenlemelere uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Deniz yüzeyinde teknelerin çekildiği ve tamir edildiği, taşınmazın konumu, işgal şekli, fiili ve hukuki durumu, yargı kararları ile kesinleşen ecrimisilin dikkate alınarak mevzuatla öngörülen kriterlere uygun olarak ecrimisil bedelinin belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 374 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliğindeki %10'luk kriterin uygulanması için deniz turizmi araçlarının bağlanması ve deniz yüzeyinin mendireklerle çevrili olması gerektiği, oysa deniz yüzeyinin ticari faaliyete konu edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 24/12/2024 tarih ve E:2024/3325, K:2024/7745 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada hukuken geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin kabulüne,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.