Kambiyo senedi vasfını yitirdiği iddia edilen, keşideci imzası eksik bonodan kaynaklı menfi tespit davasında verilen görevsizlik kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, icra takibine konu kambiyo senedinin keşideci imzası eksikliği nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiğini, bu nedenle borçlu olmadığını ve kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmış; davalı ise senedin geçerli olduğunu ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması gerektiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi ise senedin kambiyo vasfını kaybetmesi ve ticari dava niteliğinde olmaması gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/842 Esas
KARAR NO:2026/1102 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/03/2025
NUMARASI :2024/856 E. - 2025/332 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... numaralı icra dosyası ile davacıya karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, kambiyo takibine itiraz ettiklerini, bahse konu senedin bir kambiyo senedi olmadığını, takibe konu senette borçlu olarak belirtilen kişiye ait bir imza bulunmadığını, ilgili senette kefil olarak müvekkilinin iki adet imzası bulunmakta ise de, bononun borçlusu olarak görünen ...'nın bir imzasının bulunmadığını, dolayısıyla borçlunun kayıtsız şartsız bir borç ikrarını içermediğini, borçlunun olmadığı bir senette borca bağlı bir kefillikten de bahsedilemeyeceği için takibe dayanak belgeden dolayı müvekkiline hukuki sorumluluk yüklenemeyeceğini, senedin zorunlu unsurlarında tahrifat olması halinde senedin geçersiz hale geleceğini beyan ederek, alacaklı ve borçlusu aynı kişi olan, dolayısıyla geçersiz olan bir belgeye tahrifat yapılarak bono vasfı kazandırılan belgeden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak görev itirazında bulunduklarını, tüm tarafların şahıs olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının iddialarının doğru olmadığını, bononun tüm zorunlu unsurları taşıdığı, davacının kefil olarak senedi imzaladığını, davacı tarafından imzanın inkar edilmediğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/375 Esas - 2024/325 Karar sayılı kararıyla; "...TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır. Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, açılan davada Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu edilen 28.06.2021 tanzim ve 29.07.2021 vade tarihli 219.090,00 TL bedelli bononun incelenmesinde senedi düzenleyen ...'nın imzasının bulunmadığı, senette yer alan imzaların Davacı ... verene ait olduğu fakat senette kanunen bulunması gereken keşideci imzasının bulunmaması nedeniyle senedin kambiyo vasfını yitirmiş olduğu, bu belgeye dayalı olarak açılan menfi tespit davasının ticari davaya vücut vermediği,, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine... " karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
İSTİNAF KARARI:Dairemizin 31/10/2024 tarihli 2024/1468 E. - 2024/1684 K.sayılı kararıyla; ''... İlk derece mahkemesi, " senette yer alan imzaların davacı aval verene ait olduğu fakat senette kanunen bulunması gereken keşideci imzasının bulunmaması nedeniyle senedin kambiyo vasfını yitirmiş olduğu, bu belgeye dayalı olarak açılan menfi tespit davalarının ticari davaya vücut vermediği" gerekçesiyle, davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de;Davacıya karşı davaya konu icra takibine dayanak senede istinaden kambiyo senedine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı işbu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, takibin görünüş itibariyle kambiyo senedine dayalı olduğu, yargılama sonucunda senedin kambiyo senedi olup olmadığının anlaşılacağı, senetin sahte olup olmadığının mahkemece yapılacak araştırma sonucunda ortaya çıkabileceği, uyuşmazlığın TTK'nın 4/1-a maddesinde' TTK'da öngörülen' hususlardan kaynaklanan hukuk davalarının mutlak ticari davalar arasında sayılması, aynı Kanunun 5/1.maddesi gereğince uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/03/2025 tarih ve 2024/856 Esas - 2025/332 Karar sayılı kararıyla; "...Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu edilen 28.06.2021 tanzim ve 29.07.2021 vade tarihli 219.090,00 TL bedelli bononun incelenmesinde senedi düzenleyen ...'nın imzasının bulunmadığı, senette yer alan imzaların Davacı Aval verene ait olduğu fakat senette kanunen bulunması gereken keşideci imzasının bulunmaması nedeniyle senedin kambiyo vasfını yitirmiş olduğu ,Küçükçekmece 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/249-486 E.-K. Sayılı ilamında da bu hususun vurgulandığı ve " senette düzenleyenin imzasının bulunmadığı açık olduğundan, düzenleyen için aval veren davacı borçlu, bono bedelinden dolayı sorumlu tutulamaz." şeklinde gerekçe ile icra takibinin iptaline karar verilmiş olduğu, icra takibi iptal edilmiş ve karar kesinleşmiş olduğundan ayrıca kambiyo senedi olduğu iddia edilen belge kanuni zorunlu unsurları taşımadığından taraflar arasında geçerli ve hukuki bir ilişkinin olmadığı ve davacının takipten ve senetten dolayı borçlu olmadığı kanaatine varılmış olmakla açılan menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, ayrıca kambiyo vasfına haiz olmayan adi belgeye dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatan davalının kötüniyetle hareket ettiği somut delillerle sabit olduğundan kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,Küçükçekmece icra müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına dayanak alınan 28/06/2021 tarihli tanzim 29/07/2021 vade tarihli 219.090,00-TL bedelli senetten dolayı taraflar arasında geçerli ve hukuki bir ilişkinin olmadığının ve davacının takipten ve senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine,Takip alacağı olan 275.540,19-TL üzerinden hesaplanacak %20 oranına tekabül eden kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; takibe konu senedin kambiyo vasfını haiz olup olmadığını inceleme ve ödeme emri doldurulması gereğinin icra müdürlüğünün yetkisinde olduğunu, icra müdürü tarafından İİK'nın 168/1. maddesi düzenlemesi ile yapılan değerlendirme sonucunda senedin kambiyo vasfını haiz olduğunun tespit edildiğini ve ödeme emri gönderildiğini,Takibe konu senedin kambiyo vasfını haiz olup, tüm zorunlu unsurları barındırdığını, davacının da avalist olduğunu,Davacının davaya konu senette alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleştiği iddiasının yerinde olmadığını, dava dilekçesinde fotoğrafı yer alan senedin dava konusu senedin orijinal hali olduğunu kabul etmediklerini, senedin zorunlu unsurlarında tahribat yapılmadığını, bono üzerinde kefil ibaresi mevcutsa bile, bu kişinin aval veren sıfatıyla borçtan asıl borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağını,Davacının senedin kötüniyetli olarak müvekkili tarafından ele geçirildiğine dair iddialarının da yerinde olmadığını, bu konunun açıklanmadığını, senet borçlusunun hangi hukuki yollara başvurduğunun da açıklanmadığını,Mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, ...'nın müvekkili ile borç ilişkisi nedeniyle senet verdiğini, kendisinin vekaletname verdiğini beyan ettiği torunu ...'nın senedi imzalayacağını söylediğini, dedesi ... tarafından keşide edilen senedi dedesi yerine davacı ... ...'nın imzaladığını, Senedin yalnızca kefil olarak ... tarafından imzalanmadığını, davacının aynı zamanda dedesi ... adına da vekili sıfatıyla senedi imzaladığını, müvekkilinin alacağını engellemek için geçersiz bir bono keşide ettiğini, davacı hakkında Küçükçekmece C. Başsavcılığının 2024/14482 Soruşturma numaralı dosyasından suç duyurusunda bulunduklarını,Müvekkilinde geçerli bir bono keşide edildiği intibaının uyandırıldığını, alacağını tahsil etmeye çalıştığını, kötüniyet tazminatının koşullarının mevcut olmadığını belirterek, izah edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulüne, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2025 tarihli, 2024/856 Esas, 2025/332 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep edmiştir.
DELİLLER:Küçükçekmece İcra Dairesinin ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 219.090,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 275.540,19 TL alacak için 07/04/2023 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığı, takip dayanağının 219.090,00 TL miktarlı, 28/06/2021 tanzim, 28/07/2021 vade tarihli senet olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu senet örneği incelendiğinde; 28/06/2021 tanzim, 28/07/2021 ödeme tarihli,219.090,00 TL bedelli olduğu, keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu, lehtarın adından önce iki kelimenin okunamayacak şekilde karalanmış olduğu, bu karalamalarla ilgili senet üzerinde herhangi bir paraf bulunmadığı, kefil olarak ...'nun adının yazıldığı, senet altında birbirine benzer olan yanyana iki imza bulunduğu tespit edilmiştir.Küçükçekmece 3.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/249-486 E.-K. Sayılı ilamı incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, takibin iptali talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, davanın ve şikayetin kabulüne ve Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin iptaline karar verildiği, İstanbul BAM 23.Hukuk Dairesi'nin 2023/2346-1728 E-K. sayılı ilamı ile istinaf talebinin reddine karar verildiği ve mahkeme ilamının 14.11.2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E :Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava konusu senet örneği incelendiğinde; lehtar hanesinde iki kelimenin okunamayacak şekilde çizildiği, bu karalamanın yanında herhangi bir paraf veya imza bulunmadığı, karalamalardan sonra davalının adının lehtar hanesine yazılmış olduğu, davacının ise kefil olarak adının yazıldığı ve iki adet benzer imzanın senet altında mevcut olduğu, keşideci ...’nın imzasının mevcut olmadığı, davacının imzalardan birini ... adına vekaleten attığına dair de senet üzerinde bir açıklama bulunmadığı tespit edilmekle, işbu belgenin bonoda bulunması zorunlu unsurları taşımadığı, kayıtsız şartsız ödeme vaadinin söz konusu olmadığı, bu nedenle kambiyo senedi niteliğini haiz olmadığı anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunun 702/2. maddesi uyarınca bağımsız bir borç üstlenen aval veren sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir. Davaya konu senette keşidecinin imzasının bulunmaması ilk bakışta görülebilen bir şekil eksikliği olduğundan, davacının senetten dolayı bir sorumluluğu bulunmamaktadır.Nitekim İcra Hukuk Mahkemesince de borçlu imzasının mevcut olmaması gerekçesiyle, kambiyo senetlerine özgü icra takibinin iptaline karar verilmiştir.Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde ve kambiyo senedi özelliklerini taşımadığı ilk bakışta belli olan senetle ilgili kambiyo senedine özgü icra takibi başlatan davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık yoktur.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 18.822,15 TL nispi harçtan, peşin alınan 4.706,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.116,15 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.