Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kaybolan çekin iptali davasında ispat külfeti ve davacının çoklu dava geçmişi değerlendiriliyor.
Özet: Davacı, ticari alacağına karşılık aldığı ve zayi olduğunu iddia ettiği çeki kötü niyetli kişilerin eline geçmesi ve kendisinin mağdur olmasını engellemek amacıyla Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca kıymetli evrakın iptali ve ödeme yasağı talep etmiş; mahkeme ise, iptal talebinde bulunanın zilyetliğinde kaybolduğuna dair iddiayı kuvvetle muhtemel delillerle ispat etmesi gerektiği prensibini vurgularken, davacının daha önce açtığı 10 benzer dava dosyasını incelemiş ve özellikle bu çek için bir gün arayla farklı mahkemelerde açılan davalarda ibraz edilen çek arkası fotokopilerindeki ciro silsilesinde önemli farklılıklar tespit ederek, çekin zıyaına ve delillerin güvenilirliğine dair ciddi şüpheler oluştuğunu belirtmiştir.

T.C.

ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/739 Esas
KARAR NO : 2026/595
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 30/07/2026
KARAR TARİHİ : 31/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ciranta olduğu ve ticari ilişkiden doğan alacağı karşılığı almış olduğu ... TL (... türklirası) tutarlı, .../... Şubesine ait ... Seri numaralı çek yaprağının müvekkili tarafından kaybolduğunun tespit edildiğini, yapılan tüm aramalara rağmen söz konusu bulunamadığını, çeklerin zayi olduğunu, cirolanarak kendisine verilen çeklerin akibetini bilmediğini ve son ciroyu yaptığını, çekin kimin elinde ve nerede olduğunu çeklerin kayıp olması nedeniyle bilemediğini, çeklerin müvekkilinin yedinde bulunduğu sırada kaybolmuş bulunduğundan tahsilatı mümkün olmamakta ve bu durum müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, çekin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumunda doğabilecek sorumluluğu önlemek amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 818. maddesi yollamasıyla uygulanacak 757. maddesi hükmü doğrultusunda, çek bedelinin talep edilmesi bakımından ilgili çeklerin iptaline ve müvekkilin zarara uğramaması için ilgili çekler hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini talep ettiği, bu nedenlerle davanın kabulüne, öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile müvekkilinin ileride telafisi imkansız zararlara uğramasının önüne geçilebilmesi maksadıyla hamili olduğu çeklerin dava sonuna kadar ödenmemesi için .../... Şubesine müzekkere yazılmasına, ... TL (... türklirası) tutarlı, .../... Şubesine ait ... Seri numaralı çek yaprağının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:
Dava, TTK 818/s. maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeni ile çek iptali davasıdır.
İptal davasında ispat külfeti, genel kural olan TMK'nın 6. maddesine uygun olarak, iptal talebinde bulunana aittir. Zira iptal davası tek taraflı, hasımsız olduğundan, ispat külfetinin başka bir tarafa yüklenmesi de mümkün değildir. İptal talebinde bulunan kişinin, çekin rızası olmaksızın elinden çıktığını ispat etmesi gerekir. Ayrıca davacının zıya anında çekin zilyedi bulunduğunu da mahkemeye sunacağı delillerle doğrulaması gerekir (TTK m. 759/2). Çekin zayi olması fiili bir durum olduğundan, bu iddia tanık dahil her türlü delille ispatlanabilecektir. (Gürühan, C. (2015). Çekin Zayi Olması ve İptali. Adalet Yayınevi, Ankara: s.77)
İspatta bir diğer mesele, davacının, iptalini istediği çeki ferdileştirmesi gereğidir. (Öztan, F. (2020). Kıymetli Evrak Hukuku. Yetkin Yayınları, Ankara:s.65).Bu da çekin belli başlı niteliklerinin; keşide tarihi, bedel, tarafları, varsa seri numarasına ilişkin bilgilerin dava dilekçesi ve ilanlarda gösterilmesi suretiyle mümkün olabilir. Aksi halde iptal davası reddolunur. Bu çeşit bir davada davacıdan mahkemeye sunduğu delillerle çekin zayi olduğunu kesin olarak ispatlaması beklenmez, çekin zıyaa uğradığının “kuvvetle muhtemel” olduğunun gösterilmesi yeterlidir (TTK m. 760).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2004 tarih 2003/11848E. 2004/5854K. sayılı kararında da; "…davacı vekili dava dilekçesinde sadece dava konusu çeklerin müvekkilinin elinden rızası hilafına çıktığını açıklamış olup, ne dava dilekçesinde ne de yargılama aşamasında mahkemeye çekin elinde iken ziya uğradığı konusunda hiçbir delil sunmamıştır. Oysa, TTK’nun 730/20 nci maddesi hükmü yollaması uyarınca çek iptalleri hakkında uygulanması gereken aynı yasanın 671/2 nci maddesi hükmüne göre, iptal talebinde bulunan kimse, bu konudaki iddiasını kuvvetle muhtemel gösterecek delillerini mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Mahkemece de bu deliller yeterli görülürse TTK’nun 676 ncı maddesi hükmü uyarınca iptal kararı verilebilecektir..." denilerek çek iptali davasında çekin zayi olduğu iddiasının kuvvetle muhtemel delillerle ispatı gerektiği hususu vurgulanmıştır.
UYAP ekranından davacının tarafı olduğu hukuk davası dosyalarına ilişkin liste incelendiğinde 10 adet çek iptali amacıyla dava açtığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının ... tarihinde ...'da Antalya ... ATM'de işbu davaya konu çekin iptali amacıyla dava açtığı, dosya arasındaki çekin arka yüzünün fotokopisinde ciro silsilesinin kopuk olduğu, sadece "..." ve "..." şeklinde imzanın bulunduğu, bu nedenle keşidecinin davacı olamayacağından bahisle ... günü davanın reddine karar verildiği, işbu davanın ise ... günü saat ...'da açıldığı, bir gün arayla açılan bu dava dosyasında bulunan çek arka yüz fotokopisinde yukarıda belirtilen isim ve imzanın üzerinde "... A.Ş." ve bir adet imza bulunduğunun görüldüğü, Mahkememizce davacının taraf olduğu çek iptali dava dosya sayısının 10 olduğu ve bir gün arayla açılan dava dosyaları incelendiğinde çekin arka yüz fotokopilerindeki değişiklik gözetildiğinde çekin kayıp olmadığı vicdani kanaatine varıldığı, davacının çekin rızası olmaksızın elinden çıktığını ve ayrıca zıya anında çekin zilyedi bulunduğunu Mahkemeye sunacağı delillerle doğrulaması gerektiği ancak buna ilişkin çekin davacının zilyetliğinde iken zayi olduğu iddiasına yönelik kuvvetle muhtemel deliller sunulmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/07/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza