Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, 6769 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında, benzer köklere sahip markalar arasındaki karıştırılma ihtimali nedeniyle tescil başvurusunun reddine itirazın değerlendirildiği dava.
Özet: Davacı, marka tescil başvurusunun benzerlik ve iltibas gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, kendi markasının davalı firmanın mevcut markasından görsel, işitsel ve anlamsal olarak kolayca ayırt edilebildiğini, özellikle bir harf farklılığının dahi belirgin bir ayrım yarattığını ve markaların farklı tüketici kitlelerine hitap ettiğini belirterek ret kararının iptalini ve markasının tescilini talep ederken, davalı şirket ise uzun ticari geçmişi ve sektördeki bilinirliğiyle kendi markasının ayırt edici özelliğini vurgulayarak, davacının talep ettiği markanın kendi tescilli markasıyla ana unsurları ve tescil sınıfları itibarıyla benzer olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/64 Esas - 2025/201
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/64 KARAR NO : 2025/201DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı ve Markanın Tescili DAVA TARİHİ : 29/01/2019KARAR TARİHİ : 26/05/2025 Yazım Tarihi: 22/06/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirket tarafından ...’ye başvurularak markasının tescilinin istenildiği, bu taleplerinin reddedildiği, süresi içerisinde red kararına itiraz sunduklarını ve fakat ... tarafından itirazlarının reddedildiği, itiraz sahibinin karıştırılma ihtimali iddiasında bulunduğu markalar incelendiğinde dikkatlice bir incelemeye gerek kalmaksızın markaların birbirinden kolaylıkla ayrıldığı görsel, işitsel ve anlamsal olarak herhangi bir benzerlik bulunmadığı ve işaretlerin tüketici nezdinde toplu olarak bıraktığı izlenim açısından herhangi bir iltibas tehlikesi barındırmadığı, müvekkili markasının “...” ibaresini esas unsur olarak taşıdığını, itiraz eden firmanın ise “...” ibaresini esas unsur olarak taşıdığını, tescili istenen müvekkili markasının itiraz eden firmadan tamamen farklı özellikler taşıdığını, müvekkili markasının ... ibaresi ile kullanılması ve ana faaliyet alanı olarak tekstilde faaliyet göstermesinin önem arz ettiğini, fonetik ve görsel açıdan bir farklılaşma sağladığını, söz konusu “K” harfinin mevcudiyetinin özellikle okunurken ve telaffuz edilirken dahi farklılığı ortaya koyduğunu, karşı tarafın sadece bir harf değişikliğini iltibas ve benzerlik olarak yorumladığını, sadece bir harf değişikliğinin mevcut olmamakla marka ana unsurunun “...” olduğunu, markada ana unsur olarak iki ayrı kelime bulunduğunu, Türkçe’de sessiz harf düşümünün “K” harfinde uygulanmasının gerek yazım gerekse telaffuz açısından teknik ve bilimsel olarak mümkün olmadığını, itiraz eden davalının şirket çalışma detaylarına bakıldığında müvekkili ile aynı ortalama tüketici kitlesine sahip olmadıklarını, tüketici nezdinde bıraktıkları genel intibaının farklı olduğunu, ...’in bir firma ismi olup ürün adı olmadığını, tüketiciler nezdinde ...’in tanınmışlık durumunun söz konusu olmadığını, iki markanın başvuru tarihleri nazara alınınca aradaki beş aylık bir dilimde ... markasının uzun süreli bir kullanımı olduğu iddiasının hayatın gerçekleri ile bağdaşmayacağını, müvekkilinin tanınmışlıktan dolayı haksız kazanç sağlamasına vesile olacak bir durum olmadığını, her iki taraf markası 35. sınıfta bulunsa da emtiaların farklılık gösterdiğini beyanla, ... sayılı ... kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Şirket Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: 60 yıllık ticari geçmişe sahip ...’nın 1950’li yıllarda kurulduğunu, spor tekstili üretimi ile başladığı yolculuğuna ülke içinde ve yurt dışında dağıtım, pazarlama, hizmet, tarım, sağlık, gıda alanlarında yürütülen yeni iş kolları ve şirketler ekleyerek devam ettiğini, şirkete aile fertlerinin isimlerinin kısaltmaları ile oluşan ... isminin verildiğini, ... unvanı ile 6 ülkede 23 şirketi ve 5.000 çalışanı ile büyüyerek ve gelişerek yolculuğuna devam ettiğini, müvekkili firmanın ... ibaresini 1988 yılından bu yana ticaret unvanının ek unsuru olarak kullandığını, ayrıca ... nezdinde marka olarak tescil ettirdiğini, 1997-2005 tarihleri arasında ... markasının Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, bu vesileyle davacı ile aynı sektör içerisinde kabul edilirliğini ve bilinirliğini sağladığını, ilgili sektörlerde tanınır ve bilinir olduğunu, davacı tarafından marka tescil başvurusu yapılmak istenilen sınıflar ile müvekkili firmanın tescilinin bulunduğu sınıfların birebir aynı olduğunu, davacının da ikrar ettiği üzere davacı firmanın da bir ... firması olduğunu, markalardan birinde “...” diğerinde “...” ibaresinin olması markanın asıl ayırt edici kısmı olan “...”nın tescilli müvekkili firma markası ile benzer olduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığını, ... veya ... kelimesinin herkes tarafından kullanılabilecek kesinlikle ayırt edici özelliği bulunmayan, özgün olmayan bir kelime olduğunu, benzerliğin sadece isim değil markanın fonetik ve görselliğinde de mevcut olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.ÖNCEKİ YARGILAMA ve KARAR;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... başvuru sayılı markasının kısmen reddedilen emtiaları açısından davalı firmanın ... sayılı markası ile 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi açısından iltibas- benzerlik- karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 29/11/2018 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/01/2019 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; ... başvuru numaralı ... ''...'' ibareli başvurun ... sayılı ... ''...''ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ..... başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmesi nedeniyle, markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimallerini ortaya çıkacağı bu nedenle de yayına itiraz hakkında ... verilen karar yerinde görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir. Karar: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. Davacı başvuru Markası Davalı Markaları... Bilirkişi heyetinden alınan 07.02.2020 tarihli raporda ÖZETLE; "1. Dava konusu emtianın ret gerekçesi marka kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer olduğu,2. Davaya konu markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi bağlamında benzerlik olduğu ve aynı madde kapsamında karıştırılma ihtimali bulunduğu,3. ... ... tarafından verilen dava konusu ... sayılı ... kararının iptal koşullarının oluşmadığı," şeklinde ifade edilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 30/11/2020 Tarih ve ... sayı ile ÖZETLE;" davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalının "... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, reddedilen hizmetlerin davalı markası kapsamında da aynen yer aldığı, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir.Bu karar davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Dairesi'nce verilen 08/12/2023 tarih ve .... sayılı kararın Yargıtay'ca temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiştir. ...'.nin 26.12.2024 tarih ve ... sayı ile ÖZETLE ;"Mahkemece, davacının ''...'' ibareli marka başvurusu ile redde mesnet ''...'' ibareli markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının marka başvurusundaki şekil unsuru, davalının redde mesnet markasının yazım ve tertip şekli nazara alındığında markalar arasında görsel açıdan benzerlik bulunmadığı, her iki marka hecelemesinin de farklı olduğu anlaşılmış olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.YENİ GEREKÇE;Mahkemece bozma ilamına uyularak Yargıtay'ın " davacının marka başvurusundaki şekil unsuru, davalının redde mesnet markasının yazım ve tertip şekli nazara alındığında markalar arasında görsel açıdan benzerlik bulunmadığı, her iki marka hecelemesinin de farklı olduğu anlaşılmış olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken " şeklindeki bozma gerekçesi doğrultusunda davacı tarafın ... başvuru sayılı markasının kısmen reddedilen emtiaları açısından davalı firmanın ... sayılı markası arasında görsel açıdan benzerlik bulunmadığı, her iki marka hecelemesinin de farklı olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ... Sayılı ... Kararının iptaline,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin düşümü ile bakiye 571,00 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,5-Davacının yaptığı; 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 457,90 TL tebligat ücreti, 44,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 2.302,30 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesineDair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/05/2025 Katip ... Hakim ... E- imzalıdır E- imzalıdır