Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyetini onadı, ancak kenevir ve esrar bulundurma eyleminde fikri içtima uygulanması gerektiği yönünde karşı oy kullanıldı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm olan sanık hakkındaki istinaf kararının temyiz incelemesinde, alt mahkemelerin suçun vasfı, sübutu ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaması yönündeki takdirlerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmeyerek hükmün onanmasına karar verilmiş; ancak karşı oyda, ekili kenevir bitkisi ile az miktarda esrarın birlikte bulunduğu eylemin, hukuki anlamda tek fiil olarak uyuşturucu madde bulundurma suçu kapsamında değerlendirilip fikri içtima hükümlerinin uygulanması ve en ağır cezayı gerektiren maddeden hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2026/2376 E.  ,  2026/3510 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3027 E., 2025/2093 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi 2. sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ... ve Üye ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine,
Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dikili vaziyette ele geçirilen hint kenevirinin bulunduğu ev, bahçe ve tarla gibi mekanların yanında kenevirden tamamen veya kısmen sökülmüş veyahut koparılmış halde esrar bulunduğu hallerde failin fiilinin, bir bütün halinde ve hukuki anlamda tek fiil olarak “uyuşturucu madde bulundurma” olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Esrar elde etmek kararıyla baştan beri aynı irade ile hareket eden, ektiği kenevir ile bu kenevirden elde ettiği esrarı aynı yer sayılabilecek alanda bulunduran failin eylemine bütünsel açıdan tarafsız bir gözle bakıldığında ticaret veya kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğunu kabul etmemek imkansızdır.
Esrar elde etme iradesiyle hareket eden sanığın zaman ve mekân birliği içerisinde evinde ekili halde 74 kök kenevir bitkisi ile üstünde net 1 gram esrar bulundurma şeklindeki 2313 sayılı Kanun’un 23/5. maddesi ve 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesine aykırılık oluşturan eylemlerinin suçların niteliği gereği birbiriyle bağlantılı birden fazla hareket ile kendi içerisinde bir bütün oluşturduğu, bu anlamda hukuki anlamda tek fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında TCK’nın 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri uygulanarak en ağır cezayı gerektiren TCK’nın 188/3. maddesince hüküm kurulması, 2313 sayılı Kanun’un 23/5. maddesi uyarınca hükmedilen ve temyiz denetimine tabi olmayan mahkûmiyetinin bu cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan kararın bu gerekçelerle bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir. 25.03.2026