Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, marka benzerliği ve tüketici algısında karıştırılma iddiasıyla tescil kararı iptal davası.
Özet: Davacı, mevcut ve tanınmış “...” ve “...” markalarına ait ilk yedi harfi de içeren, davalı tarafından 7. ve 35. sınıflarda tescil başvurusu yapılan “...” ibaresinin kendi markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek derecede benzerlik taşıması, tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali yaratması ve aralarında ekonomik-idari bir bağlantı olduğu algısı oluşturması nedeniyle, başvurunun Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 maddesine aykırı olduğunu iddia ederek Türk Patent ve Marka Kurumunun itirazlarının reddine dair kararının iptalini ve davalı markasının tescil edilmemesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/194 Esas - 2025/126
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2024/194 KARAR NO : 2025/126DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali - HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 29/04/2024KARAR TARİHİ : 14/04/2025 Yazım Tarihi: 09/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalının sicilde kayıtlı markalarının 05/ 10/ 22/ 23/ ve 24. sınıflarda tescilli olduğu, davalı ... ’nca yayınlanan 27/05/2022 tarih ve 397 sayılı ...’nin incelenmesinde, “...” ibaresinin 7. ve 35. sınıflarda tescil edilmesi için başvuru yapıldığı ve ... başvuru numarası ile yayımlandığı, yayıma itiraz edildiği, itiraz neticesinde ... sayılı markalar için m. 6/1 gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmediği, ... sayılı marka için itiraz sahibi tarafından kullanımının ispatına ilişkin sunulan deliller yeterli bulunmadığından m. 6/1 incelemesinde dikkate alınmadığı, m.6/1 kapsamında markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, m.6/5 kapsamında belirtilen koşulların oluşmadığı, m.6/9 kapsamında da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddiaları ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçeleri ile itirazlarının red edildiği, bu cevap üzerine ...’ya itiraz edildiği, ... tarafından verilen kararının iptali gerektiği, Davacının itiraza mesnet markalarının SMK 6/1 maddesi değerlendirilmesinde, markaların benzerliği, markaların görsel, işitsel, kavramsal benzerliklerine bağlı olarak ortalama tüketicinin bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, davacıya ait “...”, “...” markalarının davalıya ait “...” markalarına ilişkin olarak, “...” ibaresi markanın yardımcı unsuru niteliğinde olduğu ve tüketici algısına etki ettiği, ayrıca “...” ifadesinin “paketleme teknolojisi” anlamına geldiği ve marka vasfı bulunmadığı, benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınacak olan unsurun markanın esas unsuru niteliğinde olan “...” ibaresi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik mevcut olduğu, yine taraf markaları incelendiğinde ilk 7(yedi) harfin aynı olduğu, her iki taraf markasında da ... harflerini aynı sıralama ile ihtiva ettiği, kelime markalarının başlangıç kısmındaki benzerliğin tüketicilerin markaları benzer bulmasında önemli bir faktör kabul edildiği, benzerlik değerlendirmesinde de kelimelerin başlangıç kısımlarının benzer ya da farklı olmasına önem verildiği, yargı kararlarının da bu yönde olduğu, sonuç olarak, taraf markalarına bakıldığında aralarında görsel ve işitsel benzer olduğu ve başvuru markasının davacıya ait markaların devamı olarak algılanacağı, Ayrıca, ilk bakışta taraf markaları arasında sınıfsal olarak ayniyet olmadığı düşünülse de markalar arasında var olan yüksek dereceli görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğin, bu markalar arasındaki düşük dereceli sınıfsal benzerliğin önüne geçtiği, çünkü aynı veya farklı sınıflarda bulunan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadıkları hususunda asıl olan hususun ilgili tüketici nezdinde halkın karıştırma ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi olduğu, Belirtilen sebeplerle, davacıya ait “...” ve “...” ibareli markalar yerine tescil ettirilmek istenilen “...” ibareli marka adı altında sunulan mal ve/veya hizmetin, müvekkil şirket grubu tarafından sunulduğunu düşünecek ya da “...” ibareli markanın farklı bir işletmeye ait olduğunu bilse bile, o işletme ile güvendiği ve iyi bildiği müvekkil şirket arasında ekonomik-idari bir bağlantı olduğu düşünülebileceğinden SMK 6/1 koşullarının gerçekleştiği, Ayrıca davacıya ait markaların, ilgili kişiler, ortalama tüketiciler ve ilgili sektörde bilindiği, bu markaların yoğun reklam tanıtım çalışmaları ile toplumda tanınmış hale geldiği, ...’in temelini oluşturan ... 1934 yılında nakliye firması olarak ... tarafından kurulduğu, 1976 yılında ...'nde 3 bin metrekarelik alanda 40 işçisiyle birlikte ... başkanlığında ... ve ... ile beraber Sünger Yatak üretim tesisleriyle sanayi işletmeciliğine başladığı, ...’ın kurulduğu günden itibaren müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutarak dünya standartlarında, insan ve çevre dostu ürünler ürettiği, tekstil sektörünün öncü kuruluşu olmanın verdiği sorumlulukla hareket eden ..., teknoloji ve pazarın ihtiyaçlarını günü gününe izlediği, dev bir alanda yayılmış üretim tesislerinde, işinin uzmanı 2500 kişi en son teknolojiye sahip makinalarla dünya kalite standartlarının en üst seviyesinde üretim yaptığı, bir dünya şirketi olduğu, ... sıralamasında her geçen yıl üst sıralara çıkan ... A.Ş.’nin, 2011 yılında bütün şirketler sıralamasında 108.sıraya özel şirketler sıralamasında ise 100. sıraya yükseldiği, bünyesinde ... San. ve Tic. A.Ş., ... ve Dış Tic. A.Ş., ... San. ve Tic. A.Ş., ... San ve Tic. A.Ş., ... San ve Tic. A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. bulunduğu, ayrıca davacının 2015 yılında ... tüm şirketler sıralamasında 80. özel şirketler sıralamasında 74. Sırada yer aldığı, davacının tek bir çatı altında dünyanın 90.000 ton iplik kapasitesiyle en büyük tesisini kurduğu, ...’nun en büyük torba üretim tesisi de şirket bünyesinde mevcut olduğu, davacıya ait detaylı bilgiye ... adresinden ulaşılabileceği, belirtilen sebeplerle, davacının alanında tanınmış bir firma olduğu ve ürünlerinin de tüketici tarafından bilindiği, tüm bu sebepler çerçevesinde de davacı firmanın markasının birebir aynısı ile başvuru yapan davalı markasının, davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması kaçınılmaz olduğu, sonuç olarak SMK m. 6/5 kapsamında davacının ulaştığı tanınmışlık nedeniyle davalı markasının haksız yarar sağlanabileceği ve davacı markalarının itibarının zarar görebileceğinden davalı markasının tüm sınıflar yönünden reddi gerektiği, 6769 sayılı Kanun m.6/9’da “Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.” hükmünün yer aldığı, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmüne de açıkça aykırılık teşkil ettiği, TTK m. 55’te de başlıca haksız rekabet hallerinin sayıldığı, dolayısıyla, TTK’nin haksız rekabete ilişkin hükümlerinin aradığı şartlar da itiraza konu marka başvurusu açısından gerçekleştiği, Davalının başka bir ifade seçme olanağı mevcutken, davacıya ait markaları çağrıştıran ve bu markalarla işitsel, görsel ve sınıfsal benzerliği bulunan bir ibare kullanması ve hatta bu ibareyi tescil ettirmek için başvuruda bulunması dürüst ve bozulmamış rekabetin korunması hükmüyle de bağdaşmadığı, belirtilen sebeplerle de itiraza konu markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığı, sadece ve sadece müvekkile ait markanın tanınmışlığından ve bilinirliğinden yararlanmak amacıyla, kötü niyetli olarak bu ibarenin tescil edilmek istendiği, belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 11/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 29/04/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında;" .... yapılan incelemede başvuru ile itiraz gerekçesi markaların görsel, işitsel ya da kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı kanaatine varıldığından işbu itirazın reddi gerekmiştir. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir. Öte yandan tanınmışlık ve kötü niyet iddialarına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerin bu yönde bir kanaat oluşturmada yeterli olmadığı değerlendirildiğinden söz konusu gerekçeler yönünden itirazın reddi gerekmiştir. " ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... .../... 11/03/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda ÖZETLE; "Dava konusu marka için 07 / 35. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde başvurusu yapılmış olup davaya mesnet gösterilen markaların ise 05 / 10/ 22 / 23 / 24. Sınıfta tescilli olduğu, bu bağlamda markalar arasında mal ve hizmet benzerliğinin bulunmadığı, Dava konusu ... sayılı “...” markası ile davacının davaya mesnet olan ... sayılı ve “...”, “...”, “...” ve “...” mallar bakımından benzerlik teşkil etmediği, Bu bağlamda taraf markalar arasında 6/1 maddesi kapsamında iltibas koşullarının oluşmadığı, Taraf markalar arasında görsel ve işitsel bir benzerlik bulunmadığından 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı, Başvurunun kötü niyetli bir başvuru olduğu yönündeki iddialar ile ilgili dosyaya bir delil sunulmadığı, bu husustaki takdir ve yorumun hukuki bir nitelendirme gerektirmesi nedeniyle Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " .../..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " .../..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " .../... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 14/04/2025 Katip ... Hakim ... E imzalıdır E imzalıdır