Gebzeden çalınan araçtan elde edilen DNA delili ve sanığın çelişkili beyanlarına rağmen hırsızlık suçundan verilen beraat kararının, eksik kovuşturma ve delillerin yanlış değerlendirilmesi nedeniyle 2. Ceza Dairesince bozulması.
Özet: Bir hırsızlık davasında, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi kabul edilerek, çalınan araçta bulunan DNA bulgusunun sanıkla uyumlu olmasına, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmalarına ve sabıka kaydındaki benzer suçlara rağmen verilen beraat kararı ile gerekçeli kararda suç tarihinin hatalı gösterilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş ve dosya eksik kovuşturma ile yanlış değerlendirme nedenleriyle yeniden ele alınmak üzere ilgili mahkemeye geri gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6366 E.  ,  2026/10023 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/3355 E. 2025/3998 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, katılanın 22.01.2017 tarihinde Gebze'den çalınan aracının 29.01.2017 tarihinde Bahçelievler'de bulunduğunda aracın sağ ön kapı cebindeki içecek kutusundan sanığın DNA'sının elde edildiği, sanığın suçlamaları kabul etmediği fakat sabıka kaydında çok sayıda araç hırsızlığından kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, bu suçların önemli bir kısmında suçun birden çok sanık tarafından birlikte işlenmiş olduğu, bu itibarla aracın sürücü kısmında bulunmasının suçun sübutu açısından zorunlu olmadığı, ayrıca sanığın savunmasında geçen ... ... isimli şahısla birlikte işlemiş olduğu araç hırsızlığı suçundan da kaydının bulunduğu, savunmasının denetlenebilmesi açısından ... ... isimli kişinin dinlenmemiş olmasının eksik kovuşturma niteliği taşıdığı, fakat mevcut delillerin de mahkûmiyete yeterli olduğu hâlde beraatine karar verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Katılanın 22.01.2017 tarihinde Kocaeli Gebze'den çalınan aracının 29.01.2017 tarihinde üzerinde başka bir plaka takılı olduğu hâlde kolluk tarafından...'de terk edilmiş olarak bulunduğu, araç içerisinde sağ ön kapı cebinde bulunan içecek kutusunun ağız kısmından alınan bulgudan elde edilen DNA profilinin sanık ...'ın genotip özellikleri ile uyumlu olduğunun ... Kriminal Polis Laboratuvarının düzenlemiş olduğu 20.02.2017 tarihli uzmanlık raporu ile tespit edildiği ve sanığın İlk Derece Mahkemesindeki savunmasında, uyuşturucu kullandığını, madde bağımlısı olduğunu, bu nedenle bu olayı tam olarak hatırlayamadığını, hırsızlık olayı ile bir ilgisinin olmadığını üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söylediği hâlde, soruşturma aşamasındaki savunmasında, belirtilen tarihte ... ... ve ... ... ile birlikte suça konu araçla gezdiklerini, uyuşturu kullandığından dolayı olayı tam olarak hatırlayamadığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu hâlde mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
2- Suç tarihi "22.01.2017" tarihi olduğu hâlde, gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı olarak 28.01.2017 tarihinin gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedenleri de dikkate alınarak gereği için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.