Ehliyetsiz sürücünün kiralık araçla neden olduğu ölümlü trafik kazası sonrası, vefat eden babanın mirasçılarının maddi ve manevi tazminat ile destekten yoksun kalma talepli davası.
Özet: Davacıların babasının ehliyetsiz sürücü tarafından kiralanan araçla karıştığı ölümlü trafik kazasında vefat etmesi üzerine, davacıların maddi ve manevi tazminat talebiyle sürücü, araç işleteni ve sigorta şirketine karşı dava açtığı; davalı sürücünün ehliyetsizliği, araç işleteni şirketin kiralama nedeniyle sorumluluğu reddetmesi ve sigorta şirketinin ise davacıların destekten yoksun kalma yaşını doldurduğu ile manevi tazminat teminatı bulunmadığı gerekçeleriyle taleplere itiraz ettiği bir hukuki süreçtir.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/705 EsasKARAR NO :2026/650DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:05/11/2024KARAR TARİHİ:14/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesi ile, 23/04/2023 tarihinde , davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan, davalı... A.Ş. Adına kayıtlı ... plakalı aracın, park halinde bulunan başka araçlara ve yayalara çarpması sonucu ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sebebiyle, olay yerinde yaya olarak bulunan, davacıların babası ...'in vefat ettiğini, davacıların yaşanan bu trafik kazası sonucunda maddi ve manevi zarara uğradıklarını, kazaya ilişkin olarak düzenlenen tutanakta, kazanın oluşunda ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'nın sürücü belgesi olmadan araç kullandığını, yaşanan trafik kazası sonucunda davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturma işlemlerine başlandığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... İddianame nolu dosyası ile Davalı ...'nın cezalandırılmasına karar verildiğini, Maktul ...'e çarparak ölümüne neden olan ... plakalı aracın, davalı ... A.Ş'ye ait ... isimli araç kiralama uygulaması üzerinden kiralanmış olduğunu, ilgili aracın davalı... A.Ş tarafından, davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, ... Poliçe numarası, ... Acente numarası ile davalı sigorta şirketi nezdinde kayıtlı bulunduğunu, yaşanan kazadan sonra davacıların .... Noterliğinden ... yevmiye numaralı ve 03.05.2023 tarihli mirasçılık belgesi aldıklarını, mirasçı sıfatıyla davalı ... sigortaya başvurarak KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi uyarınca davalı sigortacının sorumlu olduğunu, teminat kapsamındaki bedelin ödenmesini talep ettiklerini, ancak herhangi bir tazminat ödemesi yapılmamış olduğunu, 06/08/2024 tarihli arabuluculuk başvurusu olup 01/10/2024 tarihinde sürecin tarafların anlaşamaması üzerine sonlanmış olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle, davalıların ellerindeki ve üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmazlar ile hak ve alacaklarının, faiz ve ilgili masraflar ayrı olmak üzere dava değeri olan 500.000,00-TL’ye yetecek miktarının ihtiyaten haczine, davasının kabulü ile, davacılar ... ile ... lehine, ayrı ayrı şimdilik 1.000,00-TL’lik destekten yoksun kalma tazminatının ve maddi zararın tüm davalılardan tahsiline, davalı Sigorta Şirketi ... Sigorta A.Ş'den maddi zararların toplamının, kazaya sebebiyet veren aracın poliçesinde yer alan tüm teminat kalemleri nazara alınarak, karşılığında bulunan teminat tutarlarının en üst limitten hesaplanarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerin her biri bakımından 500.000,00-TL’lik manevi tazminatın olay tarihi olan 23.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan ... ve işleten... A.Ş müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerin, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu 20/12/2024 tarihli cevap dilekçesini özetle; Davalı... A.Ş. vekili tarafından yapılan itirazda “Aracı kullanan ve hakimiyetinde bulunduan kişinin sorumluluğunun esas olduğu, bu nedenle müvekkilinin Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesine konu aracın kullanımından doğan hiç bir zararı, kiralayan yahut başka bir sıfat ile giderme yükümlülüğü altında olmadığı gibi somut olayda da müvekkil şirkete eylem ya da eylemsizlik nedeni ile atfedilecek her hangi bir kusur bulunamayacağı” beyan edilmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 21/12/2024 tarihli cevap dilekçesini özetle; "Dava dilekçesinde de yer aldığı üzere kazaya karışan sigortalı ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi sigortalıdır. Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı başvurusu üzerine ... nolu hasar dosyası açılmış, yapılan değerlendirme sonucu davacı çocuklarının destek alacak yaştan büyük oldukları görülmüş, bu nedenle destek alacak kimsenin kalmaması sebebiyle, ödenecek destek tazminatı bulunmadığı tespit edilmiştir. 23.04.2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle vefat eden ...'in kızları olan davacıların 07.03.1989 doğumlu olduğu sunulan evraklardan görülmektedir. Kaza tarihinde 34 yaşın üzerinde olan davacıların destek yaşını doldurduğu açıktır. Yerleşik Yargıtay içtihatları da bu yöndedir. Davacılar her ne kadar manevi tazminat talebini müvekkil şirkete yöneltmemişler ise de müvekkil şirketin ZMMS poliçesinde manevi tazminat teminatı bulunmadığını tekrar ederiz. Davacılar tarafından tazminatın avans faiziyle birlikte talep edilmiştir. Müvekkil şirket arasında ticari bir ilişki bulunmadığı gibi tazminat talebi de ticari bir işten kaynaklanmamaktadır. Trafik Sigortasından kaynaklı olan tazminat talepleri Borçlar Kanunu haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmakta olup ancak yasal faiz talep edilebilir. Bu nedenle avans faizi talebinin de reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davacıların destek alacak yaştan büyük olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, maddi zarara ilişkin belge sunulmadığından ve manevi tazminat poliçe teminat dışı olduğundan müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Huzurda açılan davanındestek alacak yaştan büyük olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, maddi zarara ilişkin belge sunulmadığından ve manevi tazminat poliçe teminat dışı olduğundan müvekkil şirket yönünden davanın reddine dava masraf ve vekalet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine -fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla- arz ve talep etmiştir."Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). Bunun yanında ağır yaralanma ve ölüm halinde zarar görenin yakınları tarafından da manevi tazminat talep edilebilecektir.Bu açıklamalar ışığında trafik kazasında kusur durumunun tespiti için bilirkişiden rapor aldırılmış ve tarafların sundukları deliller celp edilerek değerlendirilmiştir.Makine Mühendisi Bilirkişinin düzenlediği 02/05/2025 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Davalı sürücü ... olayda % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurludur. Davacılar murisi olayda kusursuzdur. Başıboş hayvanların olaya etkisi % 25 (yüzde yirmi beş) oranındadır." şeklinde sonuç ve kanaatine varılmıştır.Aktüer bilirkişinin düzenlediği 21/07/2025 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı çocukların ikisinin de olay tarihinde 34 yaşında olması nedeniyle; Yargıtay kararlarında belirtilen azami destek yaşının oldukça geçmiş bulunmaları, sağlık sorunları olduğuna, kendi başlarına yaşamlarını idame ettiremeyeceğine ve bir başkasının bakım ve yardımına muhtaç olduğuna ilişkin bir belge mevcut olmaması nedeniyle bu konudaki Yargıtay kararlarına göre destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat talep koşulları bulunmayan davacıların maddi zararının belirlenemediği, Zorunlu trafik sigorta poliçesinin manevi tazminat taleplerini kapsamaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminattan sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte gözükmesi nedeniyle ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, Kazaya karışan aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiralanması nedeniyle davalı... A.Ş’nin işleten sıfatının bulunup bulunmayacağı hususundaki hukuki durumun takdirinin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davalı ...'nın sürücüsü olduğu, davalı... adına kayıtlı ... plakalı aracın, 23/04/2023 tarihinde seyir halindeyken olay yerinde yaya olarak bulunan davacıların babasına çarpması neticesinde davacıların murisinin vefat ettiği, davacıların destekten yoksul kalma tazminatı ve manevi tazminat talebi ile iş bu davayı ikame ettikleri anlaşılmıştır.Davacı ... 03.07.1989 doğumlu olup, kaza tarihinde her ikisi de 34 yaşındadır. Davacıların bir başkasının bakım ve desteği olmaksızın hayatlarını idame ettiremeyeceğine ve bir işte çalışamayacağına dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirlenen azami destek yaşını geçmiş oldukları anlaşıldığından davacıların maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; davacıların ayrı ayrı 500.000,00 TL manevi tazminat talebinin davalı sürücü ve işletenden talepte bulundukları, davalı... tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi ile kazaya neden olan ... plakalı aracın dava dışı 3 kişiye kiralandığı, KTK göre kazaya neden olan aracın uzun süreli kiralandığı anlaşılmakla işleten sıfatının bulunmadığı kanaatine varılarak manevi tazminat sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından... aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.Davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davası yönünden ehliyetsiz olarak araç kullanmak suretiyle davacıların murisinin ölümüne neden olduğu, kazanının oluş şekli, kazanın oluşumunda davalının kusur oranı, davacıların kaza sonrası duyduğu acı, elem ve üzüntü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, meydana gelen zarar ve kusur durumu, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirildiğinden her bir davacı yönünden ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların maddi tazminata ilişkin davanın reddine,2-Davacıların manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ile her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 23/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,3-Maddi Tazminat Yönünden;a-Alınması gereken 732,00-TL karar harcının peşin alınan 8.555,83-TL'den düşümü ile kalan 7.823,83-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, b-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00-TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, c-Davalılar... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılar... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Manevi Tazminat Yönünden;a-Alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,b-Davacılar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,c-Davalı... A.Ş. kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı... A.Ş.'ne verilmesine,5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/07/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır