Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini, tanık beyanları ve sanığın örgüt amacını bildiğine dair kesin delil eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesinin ardından, temyiz mercisi, tanıkların sanık huzurunda veya usulüne uygun dinlenmesi gerekliliğini ve sanığın örgütün nihai amacını bilerek organik bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösteren delillerin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kapsamında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı olup olmadığının yeniden değerlendirilmesi lüzumunu gözeterek hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/390 E., 2022/888 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/254 E., 2021/65 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Mahkumiyete esas alınan tanıklar ... . ile ... .'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenmesi ile sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olup olmadığı gözetilerek yeniden hüküm kurulması lüzumu,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.