Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesi ile tazminat ve nafaka itirazlarını inceleyerek erkeğin ağır kusurlu olduğuna hükmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, davalı erkeğin kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen ve reddedilen tazminat ile nafaka taleplerine ilişkin temyiz başvurusu incelenmiş; bölge adliye mahkemesince erkeğe yüklenen "son olayda annesinin eylemlerine ses çıkarmama" kusurunun, erkeğin olay anında orada bulunmaması nedeniyle hatalı olduğu tespit edilmesine rağmen, kabul edilen diğer kusurlu davranışları nedeniyle erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu sonucuna varılarak temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle onanmıştır.
2. Hukuk Dairesi         2025/9878 E.  ,  2026/4616 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/656 E., 2025/1267 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/1154 E., 2024/117 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ile iştirak ve yoksulluk nafakası ile miktarları, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen ''son olayda annesinin eylemlerine ses çıkarmama'' vakıasının erkeğin olayın gerçekleşme anında orada bulunmaması nedeniyle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.