Yargıtay, işçinin eksik bildirilen hizmet süresinin tespiti talebiyle açtığı davada, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf ret kararını usul ve yasaya uygun bularak onadı.
Özet: Davacının 1988 yılının tamamı ile 1992 yılının belirli dönemlerine ait eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespiti istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi tarafından 1992 yılına ait 80 günlük hizmetin kuruma bildirilmesi yönünde verilen kısmi kabul kararının, davalı idare ile feri müdahil kurumun eksik araştırma, yazılı delil yetersizliği ve hak düşürücü süre itirazları ile istinaf ve temyiz yoluna başvurmalarına rağmen, bölge adliye mahkemesince istinaf taleplerinin, Yargıtayca da temyiz taleplerinin esastan reddedilerek hukuka uygun bulunması sonucu kesinleştiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/852 E., 2025/967 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş MahkemesiSAYISI : 2021/270 E., 2022/238 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 08.06.1987 tarihinde Diyarbakır ... İdaresinde sondaj işçisi olarak 14.03.2014 tarihine kadar çalıştığını, ancak ... hizmet çizelgesinde 1988 yılının tamamıyla 1992 yılının 2 ve 3 dönem hizmetinin gösterilmemiş olduğunu, davacının bir fiil 1988-1992 tarihleri arasında çalıştığını, dilekçenin ekinde sunulan belgelere göre 01.01.1987-29.12.1999 tarihleri arasındaki ... ödemelerinin eksiksiz bir biçimde aldığı gibi hizmetinin gösterilmediğini 1988-1992 yılının 2 ve 3 dönemlerine ait tüm ücretlerinin de bir fiil çalıştığı için aldığını ve bu nedenle hizmetinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAPFer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun'un 64/2 maddesi uyarınca hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda davanın resmen Kuruma ihbar edildiğini, Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, hizmet tespitine ilişkin davaların kamusal niteliği gereği öncelikle davacıyla işveren arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı olup olmadığının araştırılması gerektiğini ve işin araştırılması gerektiğini, Bağ-Kur ve vergi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakat vermediklerini ücretin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, çalışma olgusunun çeşitli delillerle kanıtlanması gerektiğini ve davacının özlük dosyasındaki tüm belgelerin araştırılması gerektiğini, işyeri - komşu ilişkilerinin araştırılması gerektiğini, yapılan incelemede davacının belirtilen sürelerde söz konusu tespiti istenen dönemde çalışmasının tespit edilemediğini, Kurumun kamu kurumu olduğunu ve eksik hizmet bildiriminin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne,Davacının 1992 yılının 2. ve 3. döneminde davalı idare bünyesinde çalıştığını ve hizmetinin ...'ya bildirilmediğinin tespitine,Kuruma bildirilmeyen 80 günlük hizmet süresinin ...'ya bildirilmesine," karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı, feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, davalının idare olması nedeniyle; işçi çalıştırma ve tüm çalışma usullerinin yazılı olması gerektiğini, dosya kapsamında davacının 1992 yılının 2. ve 3. döneminde çalıştığına dair delil bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi, sonrasında istinaf başvurumuzun reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, tüm bordro tanıklarının dinlenilmediğini, yazılı deliller ile ispatlanmadığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının 1988 yılının tamamında 1992 yılının 2 ve 3. dönemlerinde ayda 30 gün çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Bakanlık vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.