İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, marka hakkına tecavüzden kaynaklanan davada ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebini yanlışlıkla ihtiyati tedbir olarak reddettiği karara yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açtığı davada, bilirkişi raporuyla tespit edilen 4.975.735,99 TL maddi zarar alacağı için davalının mal varlığına ihtiyati haciz konulması talebinin ilk derece mahkemesince haksız yere reddedildiğini, mahkemenin talebi yanlış niteleyerek usul hatası yaptığını ve yaklaşık ispat şartının bilirkişi raporuyla fazlasıyla gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkilinin telafisi güç zararlarının önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2026/763 KARAR NO: 2026/1282İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 26/03/2026 ara karar NUMARASI: 2024/243 E. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... A.Ş.'nin tescilli ..., ... ve ... markalarının; davalı şirket tarafından ..., ... ve...olarak müvekkil şirket ile aynı mal ve hizmetlerde kullanılmasının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu 01.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş ve ispatlanmış olduğundan, öncelikle teminatsız ihtiyati tedbir kararı ile marka hakkına tecavüz niteliğindeki ürünlere el konulmasına, davalıya ait "https://www.....com.tr/.../", "https://www.....com.tr/.../" ve "https://www.....com.tr/.../" uzantılı internet sitelerine erişimin engellenmesine, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespiti ile önlenmesi durdurulması ve kaldırılmasına ve marka hakkına tecavüz teşkil eden fiiller nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı maddi ve manevi zararların davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 03/12/2024 tarihli ara kararıyla;1-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile tedbir talep eden eden tarafından karar tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 200.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde; 2- davalıya ait "https://www.....com.tr/.../", "https://www.....com.tr/.../" ve "https://www.....com.tr/.../" uzantılı İNTERNET SİTELERİNE ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE,Davalı tarafından davaya konu edilen, davalı şirket tarafından kullanılan ..., ... ve...ibarelerinin her türlü fiziki, internet ve sosyal medya ortamında kullanımının yasaklanmasına, bu ibarelerin kullanıldığı tabela, broşür, tanıtım evrakı, fatura vs her türlü materyele el konulmasına, bu ibarelerin bulunduğu ürünlerin her türlü tanıtım, satış ve pazarlanmasının yasaklanmasına, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulmasına bunların saklanmasına, karar verilmiştir. Davalı vekili , 16/12/2024 tarihli dilekçesi ile verilen 03/12/2024 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 16/01/2025 tarihli ara kararıyla; Tedbire itirazın KISMEN KABULÜ ile, Ters Teminat tedbirine çevrilerek ters teminat miktarının 500.000,00 TL olarak davalı vekiline bu bedeli yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde tedbir koşullarının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Davacı dilekçesinde özetle; Herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine; 4.975.735,99-TL maddi tazminat bedeli tutarındaki alacak yönünden kurulacak Ara Karar ile İİK md. 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi 26/03/2026 tarihli ara kararıyla; Her ne kadar davacı tarafından davalının taşınmaz mal ve taşınır araçlarına dava değeri kadar tedbir talebi konulması talep edilmiş ise de davanın marka hakkından kaynaklı tecavüz talebine ilişkin olduğu, davacının haklı olup olmadığının ancak yargılama neticesi belirleneceği gibi alacak miktarının da ancak haklılık durumuna göre yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenip henüz belli olmadığı, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... A. Ş. 'nin göz içi lens üretimi alanında faaliyet gösteren, birçok ödül sahibi ve Ar-Ge merkezi bulunan bir şirket olduğunu, davalı şirket yetkililerinin müvekkili şirketteki çalışmaları sırasında edindikleri bilgilerle ..., ... ve ... markalarına benzer ..., ... ve...markalarını piyasaya sürdüklerini, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/243 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının marka hakkına tecavüzünün ve müvekkilin uğradığı zararın 4.975.735,99 TL olarak tespit edildiğini, bu doğrultuda talep edilen ihtiyati haciz kararının mahkemece haksız yere reddedildiğini, taleplerinin HMK kapsamında ihtiyati tedbir değil İİK kapsamında ihtiyati haciz olduğunu, mahkemenin talebi yanlış niteleyerek usul hatası yaptığını, yaklaşık ispat şartının bilirkişi raporları ile fazlasıyla gerçekleştiğini, alacağın para borcu niteliğinde olup vadesinin geldiğini, ihtiyati haciz kararı verilmemesi halinde müvekkilin telafisi güç zararlara uğrayacağını ve alacağın tahsilinin imkansız hale gelebileceğini belirterek yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 26.03.2026 tarihli kararının kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişiler nezdinde ki hak ve alacakları üzerine 4.975.735,99 TL tutarında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİDavalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın haksız ve dayanaksız bir şekilde ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, mahkeme tarafından bu talebin reddedildiğini, bilirkişi raporunda fahiş ve hatalı hesaplamalar yapıldığını, müvekkili firmanın sadece davaya konu göz içi lens ürünlerinin satışını yapmadığını, İstanbul Ticaret Odası'nın 01/07/2025 tarihli yazısında tecavüze konu markadan elde edilen cironun %10'unun lisans bedeli olarak belirlenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, mali bilirkişinin sadece davaya konu ürünlerin cirosunu hesaplaması gerekirken hatalı bir yöntem izlediğini, davacının hatalı hesaplama üzerinden ihtiyati haciz talep etmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının sunduğu istinaf kararının mevcut dava konusuyla ilgisinin bulunmadığını, davacının davasını 10.000 TL üzerinden açtığını ancak 4.975.735,99 TL üzerinden ihtiyati haciz talep edebilmesi için davasını ıslah etmesi ve harç tamamlaması gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak müvekkili şirketi zarara uğratmayı amaçladığını, davacının Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil davalı şirketin dosyada 500.000 TL tutarında teminat mektubunun bulunduğunu belirterek, davacının istinaf isteminin reddi ile ihtiyati haciz taleplerinin reddini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dilekçesinde özetle; herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine; 4.975.735,99-TL maddi tazminat bedeli tutarındaki alacak yönünden kurulacak Ara Karar ile İİK md. 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesinin talep edildiği mahkemece, 26/03/2026 tarihli ara kararı ile talebin reddine karar verildiği ve davacı tarafından istinafa başvurulduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili dava dilekçesi ile davalının marka kullanımının, marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/247 Değişik İş sayılı, delil tespit davasında alınan 01.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile ispatlanmış olduğunu belirterek davalı şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL., maddi ve 10.000,00 TL., manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve davacı tarafından daha sonra ibraz ettiği dilekçesi ile herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine; 4.975.735,99-TL maddi tazminat bedeli tutarındaki alacak yönünden İİK md. 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de davacı tarafından ıslah dilekçesi ibraz edilmediği, dava konusu miktarı ve talebi aşacak şekilde ihtiyati haciz verilemeyeceğinden ve dava konusu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden bu aşamada ihtiyati haczin koşulları oluşmadığından mahkemece talebin reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin tarih ve 2024/... E., sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026