Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu ticareti mahkumiyetini, sanığın savunma hakkı kısıtlanması ve zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulanması nedeniyle oybirliğiyle bozdu.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet kararını temyiz incelemesine alan yüksek mahkeme, sanığın eyleminin kullanmak için bulundurma olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ve ceza indirimlerinin yetersiz olduğu iddialarını kısmen reddetmiş; ancak, sanığın yargılama çevresindeki ceza infaz kurumunda olmasına rağmen duruşmaya getirilmemesiyle savunma hakkının kısıtlanması ve bölge adliye mahkemesince kaldırılan zincirleme suç artırımının ilk derece mahkemesince yeniden uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
10. Ceza Dairesi         2026/593 E.  ,  2026/3393 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/131 E., 2021/256 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Dairemizin bozma kararı üzerine, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3. 5237 sayılı TCK'nın 62. ve 192/3. maddeleri uyarınca cezadan daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğine,
4. Sanık hakkında daha az adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğine,
5. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ve etkin pişmanlık hükümleri uyarınca uygulanan indirim oranlarına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Dairemizce 09.03.2021 tarihinde 2020/3124 Esas ve 2021/3201 Karar sayılı karar ile verilen bozma kararı üzerine sanık hakkında bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında sanığın başka bir suçtan Kocaeli ...'nda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmakla, yargılamanın yapıldığı yargı çevresi içinde ceza infaz kurumunda olan sanığın duruşmaya getirtilerek 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince bozmaya karşı diyeceği sorulması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 31.10.2019 tarihli 2019/265 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 14. 01.2020 tarihli, 2019/3054 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna karar verilerek, hükümden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılmak suretiyle hükmün
düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce 09.03.2021 tarihinde 2020/3124 Esas ve 2021/3201 Karar ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Dairemizin bozma kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesince hükümden zincirleme suç hükümlerinin çıkarıldığı gözetilmeden sanığın cezasında TCK'nın 43. maddesi ile artırım yapılarak fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2026 tarihinde karar verildi.