Boşanma davasında yoksulluk nafakası için eksik ekonomik araştırma ve çocuğun istismar riskini göz ardı eden yatılı kişisel ilişki kararı nedeniyle temyiz bozması.
Özet: Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında bölge adliye mahkemesince kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası kararını, kadının ekonomik ve sosyal durumu ile düzenli gelir kaynaklarının yeterince araştırılmaması gerekçesiyle, ve ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesi sonrası anne ile çocuk arasındaki yatılı kişisel ilişki düzenlemesini, çocuğun güvenliği, istismar riski ve üstün yararı açısından uzman raporları doğrultusunda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozmuş, tarafların diğer temyiz itirazlarını ise yerinde görmeyerek bölge adliye mahkemesi kararının bozma kapsamı dışındaki bölümlerini onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1798 E., 2025/522 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Aile MahkemesiSAYISI : 2020/632 E., 2024/443 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarı ve velayet yönünden; davalı karşı davacı erkek vekili tarafından ise anne ile yatılı kişisel ilişki tesisi, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine nafakaya hükmedilmesi ve iştirak nafakası talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kısmen kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı birleşen davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince kadının yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmiş ise de ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağına göre davacı kadının belirtilen adreste olmadığı tespit edilmiş, SGK sorgulamasında kayda rastlanılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında ise kadının kuaförde çalıştığı; belli bir dönemden sonra ise çalışmadığına dair beyanlar mevcut olup tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının etraflıca araştırılarak, taraflar çalışıyorsa güncel maaşları, kadının elde ettiği gelirler var ise düzenli ve sürekli olup olmadığı, tarafların gelirlerinin denk olup olmadığı tespit edilerek yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.3.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesiyle ortak çocukla anne arasında yatılı kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, dosya içeriğine kazandırılan 18.03.2025 tarihli Bakırköy 2. Çocuk Ceza Mahkemesinin danışmanlık tedbiri kapsamında sunulan ... Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü Durum Değerlendirme Raporunda; çocuğun annesinin kök ailesiyle yaşadığı eve gitmesinin uygun olmadığı, çocuğun güvenliği ve sağlığı açısından birçok ciddi tehlike barındırdığının ortaya çıktığı, çocuğun fiziksel, psikolojik ve cinsel istismara maruz kalma riskinin olduğunun düşünüldüğü, çocuğun annesi ile kişisel ilişki kurulmasının uygun olmayacağının kanaatinin bildirildiği görülmüştür. O halde Mahkemece çocuğun üstün yararı gereğince söz konusu durum değerlendirme raporunun değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde anne ile çocuk arasındaki kişisel ilişki yönünden alanında uzman üç kişiden oluşan bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor alınarak, iddia olunan durumun yatılı kişisel ilişkiyi kısıtlamayı gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası ve ortak çocuk ... ile anne arasında kurulan kişisel ilişki düzenlemesi yönünden BOZULMASINA,2.Davacı karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı- karşı davacı erkek vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ... yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ... iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.