İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tescilli markanın film adı olarak izinsiz kullanılmasına dayalı marka tecavüzü ve tazminat istemiyle yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, kendisine ait tescilli "..." markasının davalılar tarafından izinsiz olarak film adı ve tanıtımlarda kullanılmasıyla marka hakkına tecavüz edildiğini ve zarara uğradığını ileri sürerek tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat talep etmiş; ilk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararı üzerine, davalı kullanımının devam ettiği, bilirkişi raporunun çelişkili olduğu ve kendi kariyerinin olumsuz etkilendiği gerekçeleriyle bu karara karşı istinaf yoluna başvurarak marka hakkına tecavüzün kaldırılmasını ve tazminat taleplerinin kabulünü istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2024/813 KARAR NO: 2026/985İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 20/12/2023NUMARASI: 2022/77 E. - 2023/253 K.DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı yanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdine ... tescil no ile 09/ 16/ 41 sınıflarda tescil edilmiş ... markasının sahibi olduğu, davalılar tarafından kullanım hakkı münhasıran davacı yana ait olan "...” markasının adını taşıyan film çekilerek, tanıtımının yapıldığı, internet ortamında, sosyal medyada v.b. biçimde adının kullanıldığının tespit edildiği, tescille koruma sağlanan markayı izinsiz olarak kullanmak suretiyle davacıya ait sınai mülkiyet hakkının hakkı ihlal edildiği, davacı yanın iyiniyetli olarak ihtarname gönderme zorunluluğu olmamasına karşın .... Noterliği'nin 06.01.2022 tarihi, ... yevmiye nolu ihtarını davalı yana gönderdiği ve haksız rekabetin durdurulması ve zarar ziyanın tazmininin istendiği, davalı tarafa ihtarname gönderilmesine rağmen Davalı tarafın hiçbir şekilde "...” markasını kullanımını durdurmadığı film çekimlerine, tanıtımlarına ve yayınlara devam ettiği, davacı yan tarafından yapılan arabuluculuk başvurusu İstanbul Arabulucuk Bürosu ...ve ....... sayılı başvurular anlaşmama ile sonuçlandığı, davalı tarafın davacı tarafın projelerine ve kazancına el attığı, bu durumdan dolayı ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği belirterek markaya tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, dava açıldığı tarihte “...-..." filminin vizyona girmediğini ve bu yüzden davacının haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacının maddi zararını ispatlayamadığını, “...” kelimesinin ....anlamına geldiği ve bir jenerik ismi olduğunu, jenerik isimlerin marka olarak tescil edilemez olduğunu talep ve beyan etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunun hem marka tecavüzü vardır hem de yoktur şeklinde iki farklı ve birbirine zıt seçenek sunarak kendi içinde büyük bir çelişki barındırdığını, bu raporun hüküm kurmaya asla elverişli olmadığını ve eksikliklerin giderilmesi için ek rapor talebinin yerel mahkemece haksızca görmezden gelindiğini, davalı tarafın "..." ibaresini filmin en kritik aşaması olan tanıtım, reklam ve magazin haberleri sürecinde aylar boyunca hem resmi hesaplardan hem de ünlü oyuncuların sosyal medya sayfalarından halkın zihnine kazıyacak şekilde kullandığını, müvekkilinin 17.12.2021 tarihli ihtarnamesinden sonra isme "..." veya "..." gibi eklemeler yapılmasının bir göz boyama olduğunu, bu durumun tescilli markaya yönelik tecavüzü ortadan kaldırmayıp aksine devam ettirdiğini, müvekkili ...’nun ... yıllık .... kariyerini bu proje için bıraktığını ancak ... TV ile yaptığı anlaşmanın bu marka tecavüzü nedeniyle "proje herkesleşti ve büyüsü bozuldu" denilerek feshedildiğini, SGK çıkış bildirgesi ve noter tespitleri ile müvekkilinin işinden olduğu, markasının "çöp" haline geldiği ispatlanmışken mahkemenin tecavüzün dava tarihinden önce sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, koskoca bir film yapım sürecinde marka tescilinin sorgulanmamasının hayatın olağan akışına ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, dosyada tecavüzü onaylayan profesyonel uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile tescilli marka hakkı olan tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve müvekkili lehine 1.000,00 TL maddi ile 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Gerekçe ve Sonuç:Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkiline ait ... numaralı ile 09, 16 ve 41. sınıflarda tescilli “...” markasının davalılar tarafından izinsiz şekilde film adı olarak kullanılması suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulduğunu ileri sürerek, tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, dava tarihinde “...-...” filminin henüz vizyona girmediğini, davacının zararını ispatlayamadığını, “...” kelimesinin argoda polis anlamına gelen jenerik bir ifade olduğunu ve bu nedenle marka olarak tescil edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 01.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait ... tescil numaralı “...” markasının bulunduğu, davalılar tarafından “...” ve “...” ibarelerinin sinema filmi adı ve tanıtım faaliyetlerinde kullanıldığı, “...” ibaresinin günlük dilde kullanılan ve özellikle “...” anlamına gelen jenerik nitelikte olup ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu, bu nedenle zayıf marka olarak değerlendirilmesi gerektiği, zayıf markaların koruma kapsamının dar olduğu ve herkes tarafından kullanılabileceği, “...” ibaresinin tek başına ve doğrudan kullanımının davacının tescilli markası ile benzerlik taşıdığı ve marka hakkına tecavüz oluşturabileceği, buna karşılık “...” ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, “...” unsurunun ibareye ayırt edicilik kazandırdığı, bu kullanımın ... temalı senaryonun içeriğine uygun olarak film ve senaryo isminde kullanılmasının marka ihlali teşkil etmeyeceği sonuç olarak “...” ibaresinin tek başına kullanımının marka hakkına tecavüz ve bu kapsamda haksız rekabet oluşturabileceği, ancak “...” ibaresi şeklindeki kullanımın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği yönünde kanaat bildirilmiştir Davacı adına tescilli ... numaralı “...” markasının 09, 16 ve 41. sınıflarda tescilli olduğu, 19.01.2022 başvuru tarihli ... numaralı “... ...” ibareli markanın ve ... numaralı “... ...” iareli markanın 35 ve 41. sınıflarda ... adına tescilli olduğu görülmektedir. Mahkemece , “...” ibaresinin .... film türü bakımından zayıf marka olduğunu, davalı kullanımında “...” ibaresinin baskın unsur olduğunu, bu nedenle “...” kullanımının iltibas yaratmadığı ve marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet teşkil etmediği , davalıların dava öncesi dönemde yalnızca “...” ibaresini içeren kullanımının ise tecavüz niteliğinde olduğu, ancak ihtarname sonrası kaldırıldığı ve dava tarihinden önce sona erdiği, ayrıca bu kullanımın gelir doğurmadığı gerekçesiyle tazminat koşullarının da oluşmadığı belirtilerek davanın tümden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir. Markanın bir işletmenin sunduğu mal veya hizmetleri diğerlerinden ayırt etmeye yarayan isim, logo veya benzeri işaretlerden oluşur. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK 7 ve 29. Maddelerinde düzenlenmiştir. Marka hakkına tecavüz oluşturan fiiler bakımından temel koşul, kullanımın ticaret alanında kullanım biçiminde gerçekleşmesi gerekir. “...” ibaresinin Türkçe’ .... anlamında kullanıla argo bir ifade olduğu,yaygın kullanım sebebiyle bu ibarenin polisiye içerikli film yönünden polislik mesleğini ifade ettiği için ayırt edicilik gücü zayıf bir ibare olduğu, somut olayda davalı tarafın söz konusu ibareyi polisiye temalı bir sinema filminin adı olarak kullandığı, bu kullanımın eser adı şeklinde gerçekleştiği ve ticari kaynak bildiren marka işlevine uygun bir işaret olarak markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceği , “...” ibaresinin özellikle ... türünde argo bir ifade olarak eserin konusunu doğrudan betimlediği, ibarenin filmin konusuna göre tercih edildiği ve sanatsal ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, aksi kabulün Türkçe'de tanımlayıcı bir ibare olan ... sözcüğünün başka hiç bir alanda kullanılamayacağı ve marka sahibinin tekeline bırakılacağı sonucunu doğuracağından böyle bir kabule ise olanak bulunmadığı, davacının söz konusu dayanak marka ile fiilen ticari kaynak belirtir şekilde ürün ve hizmet sunmadığı, davalının film tanıtımı şeklinde gerçekleşen eyleminin davacı ile ticari rekabet oluşturacak bir faaliyeti oluşturmadığı, markanın ayırt edici fonksiyonunu zedelemediği ve markanın ticari itibarından haksız yararlanma sonucunu doğurmadığı, görülmektedir ayrıca davalı tarafça ihtarname sonrasında kullanımın “... ...” ibaresi şeklinde gerçekleştiği, bu sebeple davalı kullanımlarının markaya tecavüz ve dürüstlük kurallarına aykırı haksız rekabet oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. Bu açıklamalara göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunu 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../12/2023 tarih ve 2022/... E., 2023/.... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026