Danıştay, FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının eşinin örgütle irtibatı ve katalog evlilik uygulamalarını değerlendirerek temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Danıştay, 375 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının, FETÖ/PDY ile irtibatını gösteren somut delil bulunmadığı ve hakkında beraat kararı verildiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu, davacının eşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinin ByLock kullanımı ve örgütün katalog evlilik uygulamalarıyla kesinleşmiş olması ve ileri sürülen temyiz sebeplerinin hukuki koşulları taşımaması gerekçeleriyle reddederek, kamu görevinden çıkarma işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine yönelik kararı onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/15342 E.  ,  2025/6154 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/15342
Karar No : 2025/6154
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut delil ortaya konulmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, beraat kararı göz ardı edilerek davanın reddedildiği, idari soruşturma yapılmadan ve FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatına dair somut delil gösterilmeden tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve AİHS hükümlerinin, masumiyet karinesinin, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.
Davacının eşi B.A. hakkında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle yürütülen ceza yargılaması neticesince, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay .... Ceza Dairesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacının eşi B.A'nın kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Komisyon kararına karşı açmış olduğu davanın; ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... kararı ile reddedildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince esastan reddedilmesi üzerine söz konusu karara yöneltilen temyiz başvurusunun, Danıştay Beşinci Dairesinin 11/10/2022 tarih ve E:2021/4480, K:2022/6699 sayılı kararıyla onandığı ve kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının, bir kamu görevlisi olarak yürüttüğü meslek itibarıyla sahip olduğu nitelikler ve donanım ile hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.