Bölge Adliye Mahkemesinde, ticari satıştan doğan alacakta fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine açılan itirazın iptali davasında mal tesliminin ispat yükü ve defter kayıtlarının delil niteliği üzerine istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin Almanyadan gönderdiği ticari ürünlerin bedellerini ödemeyen davalıya karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazların iptali davasında, davacı, ödenmeyen faturalar nedeniyle toplam 55.793,11 Euro alacağı olduğunu iddia ederken; davalı, faturaların tebliğ edilmediğini, deftere kaydın teslimatı kanıtlamadığını ve somut teslimat belgesi bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davalının ticari defterlerine göre borcun varlığını ve alacağın likit olduğunu tespit ederek itirazları kısmen iptal edip icra inkar tazminatına hükmetmiş, ancak davalı, faturanın deftere kaydının teslimatın ispatı olmadığını, gümrük belgelerinin teslimi teyit etmediğini ve EXW teslimat şartlarının hatalı yorumlandığını belirterek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/1061 KARAR NO : 2026/1347T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 28/04/2026NUMARASI : 2025/193 Esas - 2026/399 KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında Almanya'dan Türkiye'ye gönderilen ürünlere ilişkin 19.01.2024, 05.02.2024, 26.02.2024, 21.03.2024 ve 16.04.2024 tarihli faturaların bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, ancak 14.05.2024 tarihli ... numaralı fatura dahil olmak üzere 28.06.2024, 05.07.2024, 26.07.2024, 09.08.2024 tarihli faturalarla düzenlenen ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, 14.05.2024 tarihli faturaya kısmen 10.000-Euro ödeme yapıldığını, kalan tutarlarla birlikte toplam 55.793,11 -Euro alacağın bulunduğunu, bu alacaklara ilişkin İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin; ..., 16. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazları sonucu takiplerin durduğunu beyanla; davalının itirazlarının iptaline, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; Davaya eklenen faturalar ile taşıma ve gümrük belgelerinin asıllarının veya yeminli tercümelerinin tarafına tebliğ edilmediğini, bu nedenle belgeler tebliğ edilmeden beyanda bulunulamayacağını, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini, akdi ilişkinin ve işin ifasının davacı tarafından yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacının malların teslim edildiğini kanıtlayamadığını, teslim edilmeyen mala ilişkin hak ediş ve faiz talebinde bulunulamayacağını beyanla, icra takibine konu borcun ve ferilerinin bulunmadığını, bu nedenle itirazın iptali davasının reddiyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Bilirkişi tarafından davacının yabancı menşeili şirket olması sebebiyle alacağın varlığının değerlendirilmesi için yalnızca davalı tarafın ticari defterleri incelendiği,davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre de davacıya 55.559,00- EURO borcu olduğunun tespit edildiği, davalının faturaları itirazsız olarak defterlerine kaydettiği, iade faturası düzenlemediği, fatura üzerinde ödeme tarihinin somut olarak yazmadığı ödeme tarihi olarak 90 gün belirtildiği bu haliyle davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu gerekçesiyle, Davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 46.541-EURO asıl alacak yönünden kısmen iptaline;asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4.a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin aynen devamına, takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden takdiren %20 oranda hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; faturanın deftere kaydı teslimatın ispatı olmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca, faturanın ticari defterlere kaydedilmiş olması taraflar arasındaki "akdi ilişkinin" (sözleşmenin) varlığına delil teşkil etse de, faturaya konu malın veya hizmetin fiilen teslim edildiğini/ifa edildiğini tek başına ispatlamadığını, davacı satıcı, faturadaki ürünlerin müvekkil şirkete usulüne uygun olarak teslim edildiğini, müvekkil şirket yetkililerinin imzasını taşıyan sevk irsaliyesi, teslim fişi veya benzeri somut belgelerle kanıtlamak zorunda olduğunu, dosya kapsamında müvekkil şirketin imzasını taşıyan herhangi bir teslim belgesi bulunmadığı, sunulan gümrük beyannameleri, ürünlerin gümrükten çıktığını gösterse de bu ürünlerin müvekkilin zilyetliğine geçtiğini ve teslim alındığını teyit eden belgeler olmadığını, davacı taraf, ürünlerin ... (.../İşyerinde Teslim) esasına göre teslim edildiğini ve buna ilişkin gümrük beyannameleri sunduğunu iddia ettiğini; mahkemenin, ... teslim şeklinin hukuki sonuçlarını ve ispat şartlarını hatalı değerlendirdiğini, ... teslim şeklinde dahi, satıcının ürünleri alıcının emrine hazır ettiğini veya taşıyıcıya teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini ,ürünlerin müvekkil şirket veya müvekkilin talimatlandırdığı bir taşıyıcı tarafından teslim alındığına dair imzalı bir konşimento, ... belgesi veya teslim fişi bulunmadığını Gümrük beyannameleri, eşyanın gümrük bölgesinden çıkışına ilişkin idari belgeler olup, eşyanın fiilen alıcıya ulaştığını ve alıcının zilyetliğine geçtiğini kanıtlayan birer "teslim belgesi" niteliğinde olmadığını, likit olmayan bir alacakta icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra inkar tazminatının, itiraz tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, asıl alacak üzerinden doğrudan %20 tazminata hükmedilmesi, infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğunun ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Dava, faturalara dayalı başlatılan icra takip dosyalarına vaki itirazın iptaline ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Davacı yabancı şirketin davalı şirkete ilişkin onaylı hesap ekstresi ,faturalar ,gümrük beyannamelerine delil olarak dayandığı , inceleme gününde ibraz edilen davalı şirketin 2023, 2024 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2023, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenip onaylandığı, 2023, 2024 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfında olduğu ; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 14.05.2024 tarihli ... numaralı 24.895- Euro, 28.06.2024 tarihli ... numaralı 8.830- Euro, 05.07.2024 tarihli ... numaralı 8.170- Euro, 26.07.2024 tarihli ... numaralı 7.996- Euro, 26.07.2024 tarihli ... numaralı 6.650- Euro ve 09.08.2024 tarihli ... numaralı 9.018-Euro tutarındaki faturaların tamamının davalının yasal ticari defterlerine kaydedildiği, defter kayıtlarının faturalarla uyumlu olduğu, yapılan bu incelemeler sonucunda, davalının belirtilen faturalar nedeniyle takip tarihi (08.11.2024) itibarıyla davacıya toplam 62.065,50- Euro, 31.12.2024 tarihi itibariyle ise 55.559- Euro tutarında borçlu olduğunun kayıtlı bulunduğu belirlenmiştir.Davalı vekili alacağın kanıtlanamadığını ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMKnın 222. maddeye bakmak gerekir.Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar.Satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı yapılması gerekmez. Davalı adına düzenlenen faturalarda teslim şekli ... (...) olarak kararlaştırıldığından satıcının teslim borcunun,satıcının işyerinde emtianın uygun şekilde ambalajlanarak taşıyıcıya teslimi ile tamamlanmaktadır. Davalı gümrük beyannamelerinin teslim konusunda hukuki kıymeti olmadığını ileri sürmüş ise de; gümrük bölgesine taşıyıcı tarafından getirilen emtianın davalı tarafça ithal edildiği bildirimine ilişkin olup, teslim daha evvel gerçekleştiğinden emtia mülkiyeti alıcı ithalatçıya geçmiş bulunmaktadır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların ve davalının yaptığı ödemelerin davacının açık hesap ekstresinde ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, kayıtların mutabık olduğu, davalının davacıya 55.559-EURO borçlu bulunduğunun kabulü ile her iki takip dosyasında itirazların iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,icra inkar tazminatına takip tarihinde ki TCMB efektif satış kurunun esas alınacağı, dava dosyasında gereken tahkikat yapılarak davanın karara bağlandığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 144.484,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 36.121,15-TL harcın mahsubu ile kalan 108.363,45-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 65-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/07/2026