İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesinde, operasyonel kârı yüksek ancak vadeli tahsilatlar ve finansman giderleriyle likidite sıkıntısı yaşayan Limited Şirketin konkordato talebi davası.
Özet: Mekanik tesisat, ısıtma, soğutma, havalandırma, altyapı ve otomasyon gibi geniş bir yelpazede taahhüt hizmetleri sunan ... Taahhüt Yapı Limited Şirketi, proje bazlı iş modeli sayesinde operasyonel olarak karlı olmasına ve rayiç değerlemeyle borca batık olmamasına karşın, vadeli tahsilat yapısı, hızla artan tedarik maliyetleri ve finansman giderlerinin dönem karını aşındırması gibi nedenlerle geçici likidite sıkışıklığı yaşadığını belirtmekte ve alacaklıların menfaatlerini koruyarak faaliyetlerini disiplinli bir nakit yönetimiyle sürdürmek ve finansal yapısını güçlendirmek amacıyla konkordato talebinde bulunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/2307 Esas
KARAR NO:2026/8 Karar
DAVA:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ:27/04/2026
KARAR TARİHİ:29/07/2026
İstanbul Anadolu (Kapatılan) ... Esas sayılı dosyası mahkememizin 2026/... Esas numarası dosyasına devredilmiş ve mahkememizce 2026/... Esas sayılı dosyadan borçlu ... yönünden açılan davanın dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2026/2307 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş olup, davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Ticaret Sicilinde ...-5 ticaret sicil numarası ile işlem gören şirket ... TAAHHÜT YAPI LİMİTED ŞİRKETİ Unvanı ile 2022 yılında kurulmuş olduğunu, faaliyetine devam ettiğini, şirketin merkez adresinin: ... Mah. ... Cad. No: 9 İç Kapı No: 12 ... / İstanbul olduğunu, şirketin 31.01.2026 tarihi itibariyle tescilli sermayesi 3.000.000,00 TL olduğunu, ortakların sermaye taahhütlerinden dolayı ödenmemiş sermaye taahhüdü borcunun bulunmadığını, şirketin ortaklık yapısının ...- Tüm Paylar- 3.000.000,00 TL olduğunu, şirketi temsil ve ilzama ... münferiden yetkili olduğunu, ... Taahhüt Yapı Limited Şirketi'nin; mekanik tesisat, sıhhi tesisat, ısıtma, soğutma, havalandırma, yangın önleme, altyapı, otomasyon/enerji çözümleri ve endüstriyel tesisat alanlarında faaliyet gösteren, proje bazlı üretim ve taahhüt modeliyle çalışan bir işletme olduğunu, şirketin faaliyet modelinin, tekil perakende satıştan ziyade sözleşmeye bağlı büyük ölçekli işlere hakediş esaslı tahsilata ve proje tamamlama performansına dayandığını, şirketin ve yönetici kadrosunun geçmişte yer aldığı Kaplankaya ... projeleri; iş alma kabiliyeti, teknik uygulama tecrübesi ve on farklı kamu/kurumsal işverenlerle çalışma kapasitesi bakımından olumlu referans niteliğinde olduğunu, bu nedenle konkordato ön projesi yalnızca bilanço kalemleri üzerinden değil, şirketin faaliyetini sürdürmesi halinde yaratabileceği hakediş, tahsilat ve kar üretme potansiyeli üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, şirketin mali krizinin temelinde, faaliyet karlılığının tamamen ortadan kalkmasından ziyade; proje bazlı iş modelinin vadeli tahsilat yapısı, tedarik maliyetlerindeki hızlı artış, finansman giderlerinin dönem karını aşındırması ve hakediş/tahsilat zamanlamasındaki uyumsuzluk bulunmadığını, bu nedenle mevcut finansal sıkışıklık, doğru nakit yönetimi ve ödeme takvimi ile yönetilebilir nitelikte geçici likidite baskısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aktif büyüklüğündeki hızlı artışın, şirketin proje hacminin genişlediğini gösterdiğini, buna karşılık borçların aktiflere oranla hızlı yükselmesi, konkordato tedbirleriyle nakit çıkışlarının disipline edilmesini zorunlu hale getirdiğini, rayiç değer esaslı bilanço analizinde borca batıklık bulunmaması, faaliyetin korunması halinde toparlanma imkanını güçlendiren temel gösterge olduğunu, 2025 yılında net satışların 2024 yılına göre düşmesine rağmen brüt kar ve faaliyet karı belirgin şekilde yükseldiğini, bu tablonun, şirketin doğru proje karması ve maliyet kontrolü ile faaliyet düzeyinde karlı çalışabildiğini; net zararın ana nedeninin finansman gideri olduğunu gösterdiğini, Konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkması somut olarak planlanmış halde olduğunu, 2025 yılı gelir tablosunun bu tespiti desteklediğini, şirketin 2025 yılında 56,37 milyon TL net satış üzerinden 27,31 milyon TL brüt kar ve 22,82 milyon TL faaliyet karı ürettiğini, buna karşılık 24,23 milyon TL finansman gideri nedeniyle dönem sonunda 642 bin TL net zarar oluştuğunu, bu görünümün, operasyonel çekirdeğin kar üretebildiğini; konkordato ihtiyacının esasen finansman yükü ve nakit çevrimi kaynaklı olduğunu gösterdiğini, şirketin aktiflerinin 31.01.2026 tarihi itibariyle TTK 376/3. Maddesinde tanımlanan aktiflerin satış fiyatı esasına göre değerleme yapıldığında (+) 195.694.574,05 TL olarak bulunduğunu, karşılaştırmalı bilançolarda görülen olumlu ve olumsuz değerleme farklarının tespitine ilişkin değerleme çalışmaları ve bunlara ilişkin açıklamalar projede ayrınılarıyla sunulduğunu, buna göre Şirketinin TTK 376/3. maddesi çerçevesinde, diğer bir ifadeyle “aktiflerin muhtemel satış değerleri” esasına göre, (+) 74.860.309,64 TL kadar öz kaynağının bulunduğu ve borca batık olmadığının göründüğünü, müvekkili ...'ın, İşbu dilekçe ve ekindeki konkordato ön projesiyle Konkordato talebinde bulunan diğer müvekkil ... TAAHHÜT YAPI LTD ŞTİ’nin %100 tüm hissesinin tam pay sahibi olduğunu, müvekkili ...'ın, ... Taahhüt Yapı Ltd Şti’ni 2022 yılında kurduğunu, ilerleyen yıllarda şirketi geliştirerek Türkiye’nin önde gelen inşaat projelerine Isıtma, Soğutma, Havalandırma, Yangın Önleme ve Altyapı, Otomasyon / Enerji Altyapı ve Arıtma çözümleri alt yüklenicilik hizmetleri sunan bir şirket haline getirdiğini, müvekkilinin şahsen malik olduğu taşınmazın mevcut olmadığını, malik Olduğu Motorlu Taşıların Müvekkilinin adına kayıtlı motorlu taşıt mevcut olmadığını, neticede müvekkili şirketlerin ve gerçek kişiler lehine üç aylık geçici mühlet kararı verilmesine; müvekkil şirketin alacaklı sayısı ve iş hacmi dikkate alındığında 3 (üç) komiser tarafından denetlenmeye ihtiyacı olup olmadığı ve usul ekonomisi ilkesi Sayın Mahkemenizce takdir olunarak sadece bir tek geçici konkordato komiseri atanmasına; müvekkillerine ait malvarlıklarının muhafazası için gerekli tedbirler zımnında, şirket malvarlığının korunması amacı ile, konkordato mühletinin sonuna kadar, 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere şirkete karşı icra ve iflas yoluyla takip başlatılmasının engellenmesine (ödeme emri gönderilmemesine); İşbu konkordato talebimizden önce müvekkillere karşı 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere başlatılmış bulunan tüm icra takiplerinin durdurulmasına; Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerde malların muhafaza altına alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına; mühlet öncesi yapılmış müstakbel alacakların temliki sözleşmeleri kapsamında, mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde şirkete yapılmasına (İİK m.294/6); Şirketin keşide ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine( ek-8 Çek Listesi Sunulmaktadır); alacaklı bankalardaki şirket hesaplarında mevcut blokajların kaldırılmasına; mühlet ve tedbir öncesinde gönderilen, müstakbel (doğacak) alacakların da haczini içeren haciz müzekkereleri ya da 89 haciz ihbarnamelerinin mühlet içinde uygulanmamasına; mühlet kararından sonra hesaplara gelecek muhtemel paraların ve şirket lehine doğacak alacakların şirkete ödenmesine; geçici mühlet kararı ile birlikte, mühlet içinde alacaklılar tarafından yapılabilecek takas ve mahsup işlemlerinin engellenmesine; mühlet boyunca şirket tarafından üçüncü kişilere verilen teminat mektuplarının nakde dönüştürülmesinin engellenmesine; konkordato projesinin gerçekleştirilebilmesi için zorunluluk arz ettiğinden, şirket malları üzerindeki mevcut muhafaza işlemlerinin, hacizler baki kalmak kaydıyla kaldırılarak şirkete yed-i emin olarak teslimine ihtiyati tedbir yoluyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre; borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
"...Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı).
Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148).
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt)
Konkordato talep eden ... , konkordato talep eden şirketin %100 pay sahibi ve ortağı olduğu anlaşılmıştır. Konkordato komiser heyetinin 22/05/2026 tarihli raporuna göre, "olayda borçlunun tacir sıfatına haiz olduğuna dair bilgi ve belge mevcut değildir. Dolayısıyla geçici konkordato mühleti verilen şahsın tacir sıfatı bulunmadığı ve iflasa tabi olmadığı anlaşılmıştır. Bu noktada belirtmek gerekir ki; aralarında bağlantı bulunan kişilerin birlikte konkordato talep etmesine engel yoktur. Ancak burada her konkordato talep eden yönünden şartların ayrı ayrı değerlendirilmesi, incelemenin ve kararların ayrı ayrı alınması gerekir. Bir başka deyişle; bir tüzel kişi ve kefillerinin birlikte konkordato talep etmeleri mümkün olup, ancak bu noktada ayrı vadeler veya ayrı ödeme oranları teklif etmeleri gerekir. Borçlu şahıs ...'a ilişkin olarak rapor içeriğinde ayrıntılı olarak belirtilen yargı kararları ve doktrin görüşleri uyarınca borçlu şahsın mevcut hali ile bağımsız bir projesinin bulunmadığı kanaatine varıldığı, bu hususun 07.05.2026 tarihli toplantıda da şirket yetkilisine açıklandığı, Komiser olarak görevlendirilmemizden itibaren çok kısa bir süre geçtiğinden ve şirket malvarlıklarının rayiç değerleri henüz tespit edilemediğinden ve bu husustaki bilirkişi raporları henüz dosyaya sunulmadığından, ön projenin gerçekleştirilebilir olup olmadığı konusunda bu noktada yapılacak değerlendirmelerin çok sağlıklı olmayacağı; yukarıda aktarılan ve incelenen bilgi ve belgeler çerçevesinde, İİK md. 286 çerçevesinde mahkeme dosyasına sunulan belgelerin usüle ilişkin şartlar bakımından incelendiği, ancak konkordatonun başarı ihtimali hakkında kanaatlerimizin takip eden raporumuzda etraflıca sunulacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta; Konkordato komiser heyetinin 22/05/2026 ve 23.07.2026 tarihli raporuna göre, borçlu şahıs ...'ın mevcut hali ile bağımsız bir projesinin bulunmadığı, salt şirketin borçlarının olmasının davacı gerçek kişiye mühlet talep hakkı vermeyeceği, zira tüzel kişi ve ortakların konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacı gerçek kişi yönünden bağımsız bir projenin olmadıı, borçlu gerçek kişi ... adına kayıtlı herhangi bir taşınmazın bulunmadığı ve satışının teklif edilmediği, başka bir malvarlığı kaynak olarak gösterilmediği, bu haliyle proje kaynaklarının gerçekleşmesinin belirsiz olduğu ve yine davacının mal varlığının da borç miktarını karşılamaya yeterli olmadığı, ayrıca sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyeceğinden, iflasa tabi olmayan borçlu davacı gerçek kişi hakkındaki geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin ve davanın reddine karar verilerek (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 26.06.2025 Tarih ve 2025/680 E. - 2025/910 K. sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 22.05.2025 Tarih ve 2025/464 E. - 2025/751 K. sayılı ilamı.) aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere:
1-Borçlu ... (T.C: ...) yönünden;
-Açılan davanın ve konkordato talebinin REDDİNE,
-Davacı hakkında verilen geçici mühlet kararının KALDIRILMASINA,
-Hüküm ile birlikte mahkememiz tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, bu hususta ilgili kurumlara müzekkere yazılmasına,
-Konkordato talebinin reddi kararının Ticaret Sicili Gazetesinde ve Basın İlan Kurumunun Resmi İlan Portalında ilan olunmasına,
-Konkordato komiser heyetinin görevine bu borçlu yönünden son verilmesine,
2-Tefrik olunan dosyadan harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere borçlular vekili ile müdahil talep eden Net İnovasyon vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/07/2026
Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı