Karşılıklı boşanma davasında eşlerin eşit kusurlu olduğu belirlendiğinden, bölge adliye mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminat kararının bozulması.
Özet: Bu karar, bölge adliye mahkemesinin karşılıklı boşanma davasında eşine hakaret ve fiziksel şiddet uygulayan erkeği ağır, eşine hakaret eden kadını ise hafif kusurlu bularak kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmetmesini hatalı bulmuştur; zira yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, kadının güven sarsıcı davranışlarının da bulunduğu ve boşanmaya yol açan olaylarda her iki tarafın da eşit kusurlu olduğu tespit edilmiş, dolayısıyla eşit kusurlu eş lehine tazminat hükmedilemeyeceği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3600 E., 2025/1955 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Aile MahkemesiSAYISI : 2024/301 E., 2025/115 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ile maddî ve manevî tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince eşine hakaret eden ve fiziksel şiddet uygulayan erkeğin hafif kusurlu; eşine hakaret eden ve güven sarsıcı davranışta bulanan kadının ağır kusurlu olduğuna hükmedilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kusur belirlemesi hatalı bulunarak kadından güven sarsıcı davranışta bulunma kusurunun çıkarıldığı, eşine hakaret eden ve fiziksel şiddet uygulayan erkeğin ağır kusurlu; eşine hakaret eden kadının hafif kusurlu olduğu kabul edilip kadın lehine maddî ve manevî tazminat hükmedilerek kadının kusur belirlemesi ve reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, sair yönlerden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı-karşı davacı erkek vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince erkeğe yüklenilen kusurlar erkek tarafından istinafa başvurulmamak suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesince kadına yüklenen kusurlu davranışlar kadın tarafından temyize başvurulmamak suretiyle kesinleşmiştir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, kadına yüklenen güven sarsıcı davranışta bulunma kusuru çıkarılarak kadın eşe bu eylem kusur olarak yüklenmemiş ve erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğundan bahisle karar verilmiş ise de; dosyada tanık olarak dinlenilen davalı-karşı davacı erkek tanıkları ..., ... ve ...'in beyanları doğrultusunda güven sarsıcı davranışta bulunma kusurunun da kadına yüklenmesi gerektiği anlaşılmakla; yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, eşine hakaret eden ve fiziksel şiddet uygulayan erkek ile; eşine hakaret eden ve güven sarsıcı davranışta bulanan kadının eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı- karşı davacı erkeğin ağır, davacı- karşı davalı kadının hafif kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme ile erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ile bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden BOZULMASINA,2.Davalı- karşı davacı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.