İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, murisin ticari kredi borcunda hayat sigortası yapılmaması nedeniyle mirasçıların bankadan tazminat talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkeme kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı mirasçıların, muris tarafından kullanılan ticari kredi borcunun sigorta edilmemesi nedeniyle uğradıkları zararın bankadan tahsili talebiyle açtıkları tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararı istinaf incelemesinde onanmıştır; istinaf mahkemesi, murisin tacir sıfatıyla kullandığı "işe devam kredisi"nin ticari niteliği, kredi sözleşmesinde bankanın sigorta yaptırma veya bilgilendirme yükümlülüğünün açıkça bulunmadığı ve sigortanın yapılmamasından bankanın sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı, ayrıca murisin özel bir hayat sigortası talebinin de olmadığı gerekçeleriyle bankanın kusurlu olmadığına hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1057
KARAR NO : 2026/1346
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ: 07/04/2026
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ: 27/06/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacılar vekili; davacı ...'ın eşi müteveffa ... ile davalı banka arasında 15.01.2020 tarihinde 851.500-TL bedelli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiğini,müteveffanın iki adet kredi çektiğini,...'ın 23.04.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalı bankanın ... ile kredi sözleşmesini tanzim ederken,ölümü halinde mirasçılarını koruyacak şekilde kredi borcunun sigortalanması hususunda hiçbir bilgilendirme yapmadığını,davalı bankaya Bakırköy 40.Noterliğinden ihtar gönderilerek davacıların yaptığı ödemelerin ölüm tarihinden itibaren miras payları oranında iadesinin talep edildiğini, davacıların ödediği ve ödeyecekleri tutarın, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000-TL'sinin en yüksek banka faiziyle beraber kusurlu davalıdan tahsili ile davacılara iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müteveffa ... tarafından ... Firması adına davalı bankadan Ekonomik İstikrar Kalkanı/İşe Devam Desteği Kredi paketi kapsamında “İşe Devam Kredisi” kullanıldığını, işbu kredinin tüketici kredisi olmadığını, banka müşterisi müteveffanın hayat sigortası yaptırmayı tercih etmediğinden hayat sigortası yaptırılmadığını,bankanın bir kusurundan söz edilemeyeceğini zira somut olayda ticari kredi sözleşmesinin tarafı olan ve tacir sıfatını taşıyan ...'ın borcunun ticari bir borç olup, banka tarafından kullandırılan KOBİ kredilerinde hayat sigortası yaptırılması zorunluluğu bulunmadığını, müşterilerin istemesi halinde yapıldığını, kaldı ki tüketici kredilerinde dahi hayat sigortası yapılması hususunun tarafların ihtiyarına bırakıldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davalı bankayla davacıların murisi arasında 15/01/2020 tarihli ve 851.500-TL bedelli "Genel Kredi Sözleşmesi" imzalandığı,bankaların kredi kullananlara hayat sigortası yaptırması veya bilgilendirme yükümlülüğü olmadığı ,sözleşmede; "Teminatların hiç sigorta ettirilmemesinden, değerinden az veya Banka alacağını karşılamayacak bir bedelle sigorta ettirilmesinden yahut bazı rizikolara karşı sigorta ettirilmemesinden Bankanın hiçbir sorumluluğu olmayacaktır." düzenlemesi ile "Müşterinin anılan sigortaları yaptırmaması veya süresinde sigortaları yenilememesi halinde Bankanın söz konusu sigortayı re'sen yaptırmaya/yenilemeye hakkı vardır. Ancak bu husus, Banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir." düzenlemesi yer aldığı,tarafların, sigorta yapılmaması durumunda bankanın sorumlu olmayacağını kararlaştırdıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; mahkemece alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtilen "genel kredi kısmında müteveffanın ıslak imzasının bulunduğu" kısmın hatalı ve eksik değerlendirildiğini, genel kredi bilgilendirme kısmında hayat sigortasına ilişkin bilgilendirme bulunmadığını, bankanın eksik işlemi neticesinde, kredi borçları sigorta yapılmamış olup mirasçı davacılar tarafından kredilerii ödemek durumunda kaldığını, murisin kredi sözleşmesini imzalarken davalı banka tarafından bilgilendirilmediğini, ancak davalı aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle davacıların zarara uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, davacıların murisi tarafından kullanılan krediler nedeniyle ödenen bedelin istirdadı istemidir.
Davacıların murisi ile banka arasında 15/01/2020 tarihli ve 851.500-TL bedelli genel kredi sözleşmesi kapsamında “İşe Devam Kredisi” olarak muris davalı bankadan 16.01.2020 ,06.01.2021 tarihlerinde 36 ay vadeli 200.000'er -TL kredi kullandığı,kredi
bilgi formunu müteveffanın imzaladığı, genel kredi sözleşmesinde "Teminatların hiç sigorta ettirilmemesinden, değerinden az veya Banka alacağını karşılamayacak bir bedelle sigorta ettirilmesinden yahut bazı rizikolara karşı sigorta ettirilmemesinden Bankanın hiçbir sorumluluğu" olmayacağı kararlaştırılmıştır."Bankanın söz konusu sigortayı re'sen yaptırmaya/yenilemeye hakkı vardır. Ancak bu husus, Banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir." düzenlemesi yer almaktadır.Taraflar, sigorta yapılmaması durumunda bankanın sorumlu olmayacağını kararlaştırtır. Müteveffanın;kredi kullanırken hayat sigortası yapılması talebi olmadığı ;kredi borçlusunun vefatı banka bakımından da bir risk teşkil etmekte ise de ;müteveffanın da tacir bulunduğu ,tarafların hayat sigortası yapılması hususunda bir anlaşmaları olmadığı ,bankanın da hayat sigortası yaptırılması gerektiği gibi bir mükellefiyeti olmadığı gibi aydınlatma yükümlülüğü kapsamında kredi sözleşmesi içeriğinin müteveffaya verildiği anlaşılmakla davacılar vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle;Bankanın; kredi kullanımında hayat sigortası düzenleme veya bilgilendirme zorunluluğu kanun gereği bulunmadığından, taraflar akdettikleri sözleşme ile aksini kararlaştırmadıkları murisin borcundan sorumlu davacıların kredi borcu nedeniyle ödedikleri bedelin istirdadını talep hakları olmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026