Tekstil boya apre hizmetine dayalı cari hesap alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, ayıplı iş iddiası, reklamasyon faturası ve metraj farklılığına dayalı fatura uyuşmazlığını inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya yaptığı boya apre işinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı, reklamasyon faturasını kabul etmeyerek cari hesaba dayalı alacağını talep ederken, davalı hatalı yapılan iş nedeniyle kumaşların kullanılamaz hale geldiğini, zararın telafi edileceğinin davacı tarafından kabul edildiğini ancak bunun muhasebeleştirilmediğini, ayrıca geç ve hatalı kesilen başka bir faturayı da reddettiğini savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise süresinde ayıp ihbarı olmadığını, muhtemel ihtilafların giderildiğini, ancak yüksek ve düşük metrajlı siparişlerde birim fiyatların aynı tutulması nedeniyle son faturada 300 Euro civarında bir fazlalık bulunduğunu tespit etmiştir.

T.C. BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olup, davalı firmanın kumaşlarına, müvekkili tarafından boya apre işi yapılarak işin teslim edildiğini, yapılan hizmete ilişkin fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafça 5.165,72 Euro bedelli 22/06/... tarihli reklamasyon faturasının müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin bu faturayı kabul etmeyerek, süresi içerisinde itirazda bulunduğunu, sonrasında küçük miktarlı bir fatura daha kesildiğini, her iki faturadan kaynaklı cari hesaba dayalı 6.017,81 Euro bedelli alacak yönünden davalı taraf aleyhine cari hesap ekstresine dayalı ... .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafça haksız şekilde takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe itirazın iptali ile takibin devamına, davalı taraf aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin tekstil işi ile iştigal ettiğini, kumaş ürettiğini, zaman zaman da bu kumaşların apre boyama işlerini fason olarak başka şirketlere yaptırdığını, müvekkili şirketin, davacı şirket ile ... yılı ...ayları arasında çalıştığını, bu süre içerisinde davacı şirkete fason olarak yaptırdığı işlerin bedellerini (hatalı ve ayıplı yapılan işin bedeli hariç olmak üzere) tam ve eksiksiz olarak ödediğini, davacı şirketin, 14........ tarihinde numuneleri ile birlikte boya ve apre işlemi yapılmak üzere gönderilen 698 metre kumaşın boyama işlemini hatalı yaptığını ve kumaşların kullanılmaz hale geldiğini, bunun üzerine müvekkili şirket yetkilisi ... ile davacı şirket sorumlu ...'ın görüştüklerini, davacı şirket sorumlusunun yapılan işlemin hatalı ve ayıplı olduğunu, kumaşların kullanılamaz hale geldiğini açıkça kabul ettiğini ve zararın telafi edileceğini belirttiğini, hatta davacı şirket sorumlusunun, ticari ilişkinin devam etmesini, bundan sonra yapılacak olan işlerden mahsup edilmek suretiyle zararın karşılanmasını teklif ettiğini, müvekkili şirketin de bu teklifi kabul ettiğini, davacı şirketin ayıbı kabul etmesi ve zararı telafi edeceğini belirtmesi üzerine, müvekkilinin davacı ile çalışmaya devam ettiğini, sonraki işlemlerle ilgili gelen faturaları kabul ettiğini, kullanılmaz hale gelen kumaşların işe yaramayacağı için mamul olarak ham fiyatına, sadece bu kumaşları satın alma işi ile iştigal eden ... olarak tabir edilen ... isimli şahsa sattığını, davacıya bu satış bedelinin zarar hesabından düşülmesini belirttiğini, ... ayında zarar bedelinin muhasebeleştirilerek, cari hesaplardan düşürülmesi ve taraflar arasında mutabakat yapılmasının davacıdan istenmesi üzerine, davacının buna yanaşmaması üzerine, müvekkili şirketin hatalı üretilen ürünlerle ilgili 19.03.... tarihli reklamasyon faturasını düzenlediğini, davacının reklamasyon faturasını kötü niyetli olarak kabul etmediğini, davacı şirketin icra takibine konu ettiği ve cari hesabında alacak olarak kaydettiği 849,60 Euro bedelli ....06.... tarihli faturayı müvekkil şirkete varlığından haberdar olduğunu ve davacı şirketi defalarca arayarak bu faturanın ellerine ulaşmadığını belirttiğini, bunun üzerine davacı şirketin söz konusu faturayı ... tarihinde, yeni fatura düzenlendikten neredeyse 3 ay sonra müvekkil şirkete gönderdiğini, ancak söz konusu faturanın hem içerik olarak gerçeği yansıtmadığını ve fazla fatura kesildiğini, hem de düzenleme tarihinden 3 ay sonra iletildiği için mecburen kabul etmediğinden ve sistem üzerinden reddedilerek iade edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, tarafların ticari kayıtlarında süresinde bir ayıp ihbarı olmadığı, muhtemel ihtilaflara ilişkin ücretsiz boyama ve yıkama işlemleri ile zarar oluşmadan zaten giderildiği, dosya kapsamında alınan tanık beyanları ve bilirkişi raporunda yer alan hususlarda dava konusu miktar arasında 300 Euro'luk bir fark bulunduğu, bunun sebebinin ise yüksek metrajlı sipariş birim fiyatları ile düşük metrajlı siparişlerin birim fiyatlarını aynı tutularak son kesilen faturanın 300 Euro civarı fazla olduğu kanaatine varıldığı, hayatın olağan akışında da, ticari teamüllerde de, 1000 metre sipariş edildiğinde metre başına verilen fiyat ile 100 metre sipariş edildiğinde metre başına verilecek fiyatın bir olmayacağı, 100 metre siparişte birim fiyatı, makinenin daha düşük metrajlı sipariş için çalıştırıldığı ve kar marjı düşük olacağı sebebiyle daha yüksek fiyat olarak kesildiği, davacının satışını yaptığı tüm malların, davalı tarafça teslim alındığına dair imzaların mevcut olduğu, süresinde de ayıp ihbarında bulunulmadığından malların eksiksiz tesliminin kabulü gerektiği, tanık beyanlarında da ilk gönderilen kısımda kusurlar olduğu, bu yüzden davalı şirketin malların bir kısmını geri gönderdiği, ama davacı şirketin bu zararı gidermek amacıyla ücretsiz işlemleri yaptığı ve bu ücretsiz yapılan işlemlerin zararı giderdiği, gönderilen diğer kısımlarda ise bir problem olmadığı, sağlıklı bir şekilde davalı şirkete teslim edildiği, olabilecek tüm ayıpların giderildiği, ücretsiz işlemler yapıldığı ve davalı tarafa eksiksiz teslim edilmiş olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete 19.03.... tarihinde ayıplı hizmet nedeniyle KDV dâhil 5.851,03 EURO (Reklamasyon faturası) düzenlenmiş olduğu, taraflar arasında iade faturası düzenleme işleminin süreklilik arz ettiği; sonuç olarak (reklamasyon faturası) davacı şirket tarafından kabul edilmemiş olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenen fatura sistem üzerinden davalı şirkete ulaşmadığı, davacı tarafından, davalı şirkete ....09.... tarihinde sistem üzerinden gönderildiği, davalı şirket tarafından faturanın ... tarihinde sistem üzerinden reddedildiği, davalı şirket tarafından faturanın kayıtlara alınmamış olduğu; davacı tarafından, davalı şirkete ....06.... tarih ... nolu e irsaliye düzenlenmiş olup fatura konusu malların davalı şirket tarafından teslim alındığı, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturada kg birim fiyatı 5 Euro olarak hesaplandığı, davalı tarafından kabul edilmediği, daha önceki faturalar 3 Euro olduğu için bu faturada 3 Euro olarak hesaplanacağı, taraflar arasında herhangi bir fiyat mutabakatı olmadığı, davacı şirketin, davalı şirketten 5.677,97 Euro alacaklı olduğu gerekçesiyle, "Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine itirazının 5.677,97 Euro üzerinden İptali ile icra takibinin bu tutar üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin de Reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili, sunulan deliller ve tanık ifadeleriyle, müvekkili şirket tarafından davacıya gönderilen kumaşların ayıplı olarak boyandığı ve boyama işlemi nedeniyle kumaşların zayi olduğunun, özellikle 1000 metre olarak gönderilen kumaşların hatalı boyandığı, hatalı boyamadan dolayı zayi olduğunun açıkça ortaya çıktığını, müvekkili şirketin davacı şirket tarafından verilen ve hiçbir işe yaramayacak olan kumaşları, geri dönüşüme gönderilmek üzere tanık ...'ye sattığını, sonradan davacı şirketin bu kumaşları istemesi üzerine particiden kumaşların iadesini istediğini, ancak ayıplı kumaşlar geri dönüşüme gönderildiğinden müvekkili şirkete iade edilmediğini, müvekkilinin ayıplı kumaşları davacı şirkete iade edemeyince, kumaşların particiye satış bedelinin, davacı şirketin ödeyeceği kumaş bedellerinden mahsup edilmesini teklif ettiğini, bu tanık beyanlarına rağmen, mahkemece ürünleri ayıplı kabul etmediğini, ibraz edilen Whatsapp yazışmalarında, müvekkili şirket yetkilisi ... ile davalı şirket boyama işlerinden sorumlu tanık ...'ın görüştüklerini, davalı şirket sorumlusunun yapılan işlemin hatalı ve ayıplı olduğunu, kumaşların kullanılamaz hale geldiğini açıkça kabul ederek, zararın telafi edileceğini belirttiğini, hatta davalı şirket sorumlusunun, bundan sonra yapılacak işlerden mahsup edilmek suretiyle zararın karşılanmasını teklif ettiğini, sunulan bu kayıtlara davacı tarafından itiraz edilmediğini, davalı şirketin müvekkiline ait kumaşları hatalı ve ayıplı boyayarak kullanılamaz hale getirdiğini, bu hatasını kabul ederek, zararı gidereceğini açıkça beyan etmesine rağmen sonrasında kötü niyetli olarak bu kabulünden döndüğünü, müvekkilinden, haksız olarak yapmadığı bir işin bedelini talep ettiğini, mahkemece eksik değerlendirme ve hatalı gerekçe ile karar verildiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355.maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişkiden kaynaklı bakiye fatura borcunun ödenmemesi üzerine davalı hakkında yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiş, davalı kumaş ürettiğini, zaman zaman kumaşların apre ve boyama işlemlerinin fason olarak başka şirketlere yaptırıldığını, davacı şirket tarafından fason olarak yapılan işlerin bedelinin ödendiğini, ancak hatalı ve ayıplı imalat nedeni ile uğranılan zararın aralarındaki ilişki nedeni ile cari hesaptan düşüleceğinin kararlaştırılmasına rağmen, düşümü yapılmadığından reklamasyon faturası düzenlendiğini, ancak davalı tarafça faturanın kötü niyetli iade edildiğini, ticari ilişki nedeni ile borcunun bulunmadığını, ayıplı imalat bedelinin borçtan düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiş, mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK 99/3 m. uyarınca, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
Bununla birlikte, 2004 sayılı İİK'nun 58/3 m. uyarınca, alacaklının, takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını ve bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istediğini göstermesi gerekir.
Buna göre; alacaklı, kanunun kendisine tanıdığı seçimlik hakkı uyarınca, yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki kura göre Türk Lirası karşılığının ödenmesini istiyorsa, takip talebinde alacak miktarını takip tarihine göre Türk Lirasına çevirip açıkça göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı).(Uyar, Talih/Uyar Cüneyt/Uyar, Alper, İcra ve İflas Kanunu Şerhi El Kitabı, Cilt 1, s.615-617, Yargıtay 3 HD 31/05/2022 tarih .../5981 E., 2022/5151 K. sayılı ve 15/12/... tarih .../8111 E., .../13025 K. sayılı emsal kararları, Yargıtay-kapatılan-19 HD 20/06/2013 tarih 2013/7875 E., 2023/11547 K. sayılı emsal kararı)
Dava konusu icra dosyasında incelendiğinde, davacının 6.017,81 Euro asıl alacak talebinde bulunduğu, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki kura göre tahsilinin istendiği belirtilmiş olmakla birlikte, yabancı para alacağının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığının gösterilmediği görülmüştür. Davacının bu talebi İİK'nun 58/3. maddesine aykırı olup, bu durumda mahkemece, geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile HMK 353/1-b/2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi yönünde yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-HMK’nın 353/1/b/2 maddesine göre YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a-)Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE,
b-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 741,04.-TL harçtan mahsubu ile 313,44.-TL fazla harcın istek halinde davacıya iadesine,
c-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d-)Davalı tarafından yapılan bir gider bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
e-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 ve 13/1 maddeleri gereğince harçlandırılmış dava değeri üzerinden hesaplanan 9.817,03.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
f-)6502 Sayılı Kanun'un 73/A maddesi gereğince 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak haziye irad kaydına,
g-)HMK’nın 333. maddesine göre artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
3-İstinaf harç ve giderleri yönünden,
a-)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,
b-)Davalı tarafından istinaf başvurusu için yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 220,70.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
c-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-)Karar tebliği, harç iadesi ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere ...tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip