Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan artık değere katılma alacağında taşınmazın güncel rayiç değerinin karar tarihine en yakın tarihte belirlenmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin artık değere katılma alacağının hesaplanmasında tasfiye konusu taşınmazın piyasa değerini karar tarihine en yakın güncel değer yerine bir buçuk yıl önceki bir tarihe göre belirlemesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu nedenle, tasfiye tarihi itibarıyla güncel sürüm değerinin esas alınması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil eden kararı bozarak, dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/4955 E.  ,  2026/4585 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1692 E., 2025/518 K.
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2015/274 E., 2024/947 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından katılma alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmemesi, karar tarihine en yakın değere hükmedilmemesi, evlilik öncesi takıların aynen iade edilmemesi veya değer artış payı alacağının reddi yönünden; davalı vekili tarafından ise kabul edilen katılma alacağı ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin katılma alacağına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK md. 227/1, 228/1, 2 32... /1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine, davalı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye konusu taşınmaz yönünden yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, taşınmazın karar tarihinden (25.03.2025) yaklaşık bir buçuk yıl önceki (15.12.2023) belirlenen güncel değerine göre artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değeri belirlendikten sonra, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olması nedeniyle davacının 15.04.2024 tarihli dilekçesinin de talep açıklama dilekçesi olduğu ve davacının değer artış payı alacağı talebinin de reddedildiği gözetilerek artık değere katılma alacağının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda 2 nci bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre erkeğin vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2.Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1 inci bentte açıklanan sebeplerle reddine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.