Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefetten mahkumiyeti, kaçak eşya müsaderesi hükmündeki yasal dayanağı düzelterek onadı.
Özet: Kaçakçılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü inceleyen Yargıtay, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü, sanığın eyleminin sabit olduğunu, etkin pişmanlık beyanıyla ilgili başkaca bir Ceza Genel Kurulu kararına atıfla tebliğname görüşüne katılınmadığını ve diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediğini belirterek, ancak kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin hüküm fıkrasındaki hukuka aykırılığı, yeniden yargılama gerektirmeksizin 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanunun 54/4. maddesi gereğince düzeltmek suretiyle kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/17 E., 2021/158 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil vasıtasının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğiyle sınırlı olduğu gözetilerek;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;Dava konusu kaçak sigaraların 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; müsadereye ilişkin (14.) bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.