Bono kaynaklı menfi tespit davasında, senedin tahrif edildiği, ödendiği ve zamanaşımına uğradığı iddialarının mahkemece reddedilerek istinafa taşınan hukuki süreç.
Özet: Davacı, ödediğini iddia ettiği ancak davalının tahrif ederek takibe koyduğunu ve zamanaşımına uğradığını savunduğu bir bono nedeniyle başlatılan icra takibinin menfi tespit ve iptali ile kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi ise, davacının ödeme iddiasını yazılı delille ispatlayamaması ve kambiyo senedinin illetten mücerret niteliği gereği talebi reddederek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmiş, davacı taraf ise kararın, bonodaki tahrifat iddiası için bilirkişi incelemesi yapılmaması, zamanaşımı ve ödeme iddialarının yeterince değerlendirilmemesi nedenleriyle hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİDOSYA NO : KARAR NO : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :DAVACI : 1- DAVALI : 1 -DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurunun incelenmesi neticesinde;İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... senesinde ... ile ticari ilişkide bulunduğunu, bu ticari ilişki nedeni ile eser sözleşmesi akdedildiğini ve tarafların arasındaki ticaretin noktalandığını, tarafların ticaretleri sırasında müvekkilinin işlerinin geçici olarak bozulduğunu ve müvekkilinin ...'a 15.000,00 TL borcu kaldığını, bu borç sebebiyle tarafların 03.06.... düzenleme tarihli bono imzalandığını ve ... tarihini de ödeme günü olarak kararlaştırıldığını, nihayetinde müvekkilinin ...'a borcunu ödediğini, ...'ın müvekkiline senedi kaybettiğini söylediğinden de senedi geri alamadığını, davalının müvekkili ile arasında ticari ilişkiden dolayı müvekkilinden herhangi bir alacağı kalmamasına rağmen senedi kaybettiğini söylemesine karşın anılan senedin ödeme gününü tahrif ettiğini ve oğlu ...'a muvazalı şekilde devrettiğini, ve takip başlatıldığını, davaya konu senedin zaman aşımına uğradığını, bu nedenle de senedin kambiyo senedi vasfını kaybettiğini, vade tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresinin çoktan geçtiğini, takibe konu edilen alacağın takip tarihinde zaten zamanaşımına uğradığını, davacının hafriyat işi ile uğraştığını ve borcun da ... yılında ... ile aralarında yaptıkları eser sözleşmesinden kaynaklandığını, eser sözleşmelerinde alacağın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımı def’ini ileri sürdüklerini, beyan ederek davanın kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ... .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasıyla yapılan takibin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ...vekili, davacı tarafın dava dilekçesinde başlatılan takibin haksız olduğunu ileri sürmüşse de, dava dilekçesinde ve ekinde bu iddialarını destekleyecek yazılı bir delil sunmadığını, senedin zamanaşımına uğradığı itirazının yersiz olduğunu, zira senedin tahsili için genel haciz yolu ile takibe başlandığını, kambiyo senetlerine dayalı takip yapılmadığını, zamanaşımına uğrayan senedin yazılı delil başlangıcı olduğunu, davacı ... .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasında haciz sırasında borcu taahhüt vererek ödemek istediğini beyan ettiğini, bu şekilde borcu ikrar ettiğini, bu nedenle borcu ödediğini ispat yükü davacının üzerinde olduğunu, alacağın genel alacak zamanaşımı olan 10 yllık süreye tabi olduğunu, beyan ederek davanın reddine, davacı yan aleyhine dava konusunun %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının ilgili senedin eser sözleşmesine istinaden verildiğini ve senet üzerindeki imzada tahrifat yapıldığını iddia ettiğini, kambiyo senetlerinin illetten mücerret senetler olup, bir sözleşmeye istinaden verilmesi durumunda bu hususun ispatının yazılı olarak yapılması gerektiğini, somut olayda davacı, senedin ödendiğini ve davalı tarafından kendisine teslim edilmeyerek aynı senedin yeniden takibe konu edildiğini iddia etmekte ise de, senedin ödendiğine dair her hangi bir dekont yada belge sunamadığını, senetle ispat sınırının üzerinde bir ödeme olduğundan ödeme hususunun yazılı olarak ispat edilmesi gerektiğini, davacı vekilinin mahkemenin 17/11/2022 tarihli duruşmasında da ödemeye ilişkin belge bulamadıklarını beyan ettiği gerekçesiyle; davanın reddine, dava değerinin %20'si oranında 3.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, yerel mahkeme tarafından verilen davanın reddi kararı henüz kesinleşmeden gerekçeli karar ile birlikte tedbir kararının kaldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, bononun vade tarihinin tahrif edildiğini, bononun zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya senedin kaybolduğunu söyleyerek borcu ödemesine rağmen senedi vermediğini, senedin kambiyo senedi vasfını kaybettiği itirazları olmasına rağmen mahkemece vade tarihinin tahrif edilip edilmediği hususunda grafoloji uzmanı bilirkişi incelemesi yapılması gerekir iken, senedin kambiyo senedi olduğundan bahisle red kararı verildiğini, davacının haciz tehdidi altında verdiği beyanının esas alınamayacağını, yemin deliline dayanmış olmalarına rağmen hatırlatılmadan karar verildiğini, delilleri değerlendirilmeden eksik incelme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, zamanaşımına uğramış bonoya bağlı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takip nedeniyle İİK 72 maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti ile borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatının tahsili talebini ilişkindir. Davacı, ... .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasında takibe dayanak senede ilişkin borcu davalı tarafa ödemesine rağmen ....’ın senedi kaybettiğini söylemesi üzerine senedi geri alamadığını, daha sonra da senedin davalı ... tarafından takibe konulduğunu, senedin zamanaşımına uğradığını ve senette tahrifat yapıldığını, davalılara borçlu olmadığını iddia etmiş, davalılar vekili davacının senedi ödediğini yazılı delili ile kanıtlaması gerektiğini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. ... .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası incelendiğinde alacaklının ..., borçluların davacı ... ile .... olduğu, 15.000,00 TL asıl alacak, 11.036,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.036,36 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. ... .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı icra takip dosyasında takibe dayanak 03/06/... tanzim tarihli .. bedelli senet incelendiğinde, senedin ... adına keşideci olarak davacı tarafından imzalandığı, davacı tarafın imza itirazı da bulunmadığı, senedin zamanaşımına uğradığı, ve vade tarihinde tahrifat olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Hâkim, davada hangi çekişmeli vakıanın ispat edilmesi gerektiğini tespit ettikten sonra bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi sorusu ile karşılaşır; buna da ispat yükü denir. İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer ve yeri gelmişken belirtmek gerekir ki; kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis, kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu sebeple reddedilir. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) TTK 661.maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış bir bonodan kaynaklı menfi tespit davası olup, keşideci davacı, davalı ...lehdar, davalı ... ise hamil sıfatındadır. Zaman aşımına uğramış senet yazılı delili başlangıcı niteliğinde olup, keşidecinin lehdara yönelik ancak alacak temel ilişkiye dayanılmak suretiyle talep edilebilir. O ilişkiden doğan bir alacağın bulunduğu ve alacak miktarını kanıtlama yükümlülüğü de alacaklı tarafa aittir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04.04.2007 gün ve 2007/18-153 E-2007/183 sayılı kararında da benimsendiği gibi "zamaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bono, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıç niteliğindedir." HMK 202 md. (HUMK 292) göre, senetle ispatı gereken bir konuda yazılı delil başlangıcının varlığı halinde tanık dinlenebilir. O halde davacının davalı Abdulmuttalip' e yönelik davasında ispat yükü davalı Abdulmuttalip'te olup davalının tüm delilleri değerlendirilerek gerekirse yemin delili hatırlatılarak karar verilmesi gerekirken sadece kambiyo senedinden gidilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacının davalı hamil ...'a yönelik olarak ise ancak sebepsiz zenginleşmeye yönelik istemde bulunabileceği, sebepsiz zenginleşmedigini ise davacı borçlunun ispat etmesi gerektiği, o halde davacının davalı ...'a yönelik davasında ispat yükü davacıda olup davacının tüm delilleri değerlendirilerek gerekirse yemin delili hatırlatılarak karar verilmesi gerekirken sadece kambiyo senedinden gidilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davalı vekilinin zaman aşımı itirazları da mahkemece hiç değerlendirilmeden karar verilmiştir. Mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca zaman aşımı itirazları değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Kabule göre de, davalı ....’ın dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmesine ve kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen karar başlığında neden gösterilmediği anlaşılamamış olup, doğru olmamış karar başlığı dairemizce düzeltilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 uyarınca KABULÜ ile ... ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-İstinaf başvurusunda bulunun davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 3-İstinaf başvurusu için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca KESİN olmak üzere .. tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip